Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar. (Enam 51)
Günün Ayeti
";
Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk Ve Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
En Çok Okunan Vaazlar
Çocuklar İçin
Kura'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum - Üye Ol
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Rahmet Ve Mağfiret Ayı Ramazan

Rahmet Ve Mağfiret Ayı Ramazan       Vaaz Resimleri: w.jpg

Manevi güzelliklerle dolu olan Ramazan ayı mü’minler için bir rahmet ve mağfiret mevsimidir. Ramazan ayı, Allah Teala’nın büyük bir ihsanıdır. Çünkü Ramazan ayı; Kur’an, oruç, iyilik ve güzellik ayıdır. Bu kıymetli zaman dilimini ibadet ve iyiliklerle değerlendiren mü’min ebedi mutluluğun kapısını açar.

Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur:

إِذَا دَخَلَ شَهْرُ رَمَضَانَ فُتِّحَتْ أَبْوَابُ السَّمَاءِ ، وَغُلِّقَتْ أَبْوَابُ جَهَنَّمَ ، وَسُلْسِلَتِ الشَّيَاطِينُ

’Ramazan ayı gelince, cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulurlar.’’[1] İyi işler yapan mü’mine Cennet’in kapıları açılır, Cehennem’in kapıları kapanır. Oruç sayesinde nefsine hakim olup şeytana uymadığı için de şeytanın eli kolu bağlanmış ve etkisiz hale gelmiş olur.

Ramazan ayı; orucu, iftarı, sahuru, teravihi, cemaatle dolan camileri, dinlenen vaazları ve okunan mukabeleleri ile kurtuluş ayıdır. Ramazan Alah rızasını kazanma kuşağıdır. Oruç, beş vakit namaz, teravih, dualar, zikir ve tesbihler, iftarlar, sahurlar, fitreler, sadakalar hepsi de birer sevap makinesi gibi işlerler. Uygulayıcılarını da ebedi nimet ve mutluluklara eriştirirler.

Ayrıca Ramazan’ı Dolu Dolu Yaşamaya Ruhen ve Kalben Niyet Etmek; yani mü’min, niyetli bir Ramazan yaşamaya kararlı olmalıdır.Burada oruç tutmak için gerekli olan niyetten söz etmiyoruz. Merkezi Allah rızası olan bir niyeti kast ediyoruz. Hz. Peygamber Efendimiz;

                                                                                           إنَّمَا الأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ وَإنَّمَا لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى،

‘’Ameller niyetlere göre değerlendirilir. Herkese niyet ettiği şey vardır.’’[2] buyuruyor. O halde amelin gerçek değeri amel edenin niyetinde gizlidir. Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır.

Hz. Peygamber Efendimiz bir başka hadisinde;

“لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِه وَمَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ”

‘’ Niyet ederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları affolunur.’’[3] müjdesini vermektedir. Bu hadis-i şeriften anlaşılıyor ki, orucun Allahü Tealanın emri olduğuna inanmak ve sevap beklemek lazımdır. Günün uzun olmasından ve oruç tutmanın güç olmasından şikayet etmemek şarttır. Günün uzun olmasını, oruç tutmayanlar arasında güçlükle oruç tutmayı, fırsat ve ganimet bilmelidir. Oruçlu kimse oruca niyet ettiği gibi bu oruçla Allah’ın rızasını, rahmet ve mağfiretini de dilemelidir. O halde Ramazan’da niyetlerimizi sağlam tutmalıyız ki adetlerimiz ibadet olsun, ibadetlere dönüşsün. Ziyafetlerimiz, ziyaretlerimiz ibadet olsun.

الْجُوعُ ﻻإَّ رُبَّ صَائِمٍ لَيْسَ لَهُ مِنْ صِيَامِهِ.

السَّهَرُ   لَهُ مِنْ قَيَامِهِ  لَيْسَ   وَرُبَّ قَائِمٍ

 ‘’Nice oruç tutanlar vardır ki oruçtan onlara kalan sadece açlık ve susuzluktur.’’[4] hadisi bu gerçeği vurgulamaktadır.  Ramazanı ‘beslenme festivaline’ dönüştürmek, bu imkanı hovardaca israf etmekten başka bir şey değildir. Ramazanı festivale dönüştürenler orucu diyete, ibadeti adete dönüştürürler. Dolayısıyla Allah için vermeli, Allah için ikram etmeli, Allah için okumalı, Allah için kılmalı… Kısaca her şeyde Allah rızası gözetilmelidir.

Ramazan-ı şerif Kur’an ayıdır;  kalplere nur, gönüllere şifa, mü’minlere rahmet ve bütün insanlara hidayet olan Kur’an-ı Kerim bu ayda indirilmiştir. Öyle ki; ‘’O Ramazan ayı ki, Kur’an o ayda indirildi…’’ 

Kur’an-ın bu ayda indirilmiş olmasının şerefine bu ay oruçla taçlandırılmış ve Müslümanlar için yılın aylarının en hayırlısı olmuştur. ‘’Kur’an bütün insanların kılavuzu, yol güstericisidir. İnsanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden  ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır’’[5] 

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ

Okunması bir ibadettir, her harfine bir hasene sevabı verilir.

عَلَّمَهُ وَ آنَ الْقُرْ تَعَلَّمَ مَنْ خَيْرُكُمْ

            ‘’Kur’an-ı öğrenenler ve öğretenler mü’minlerin en hayırlılarıdır.’’[6] Kur’an-ı okumaktan maksat onu anlamak, onu anlamaktan maksat ise hükümlerini uygulamaktır. Vahiy meleği Cebrail (a.s), her yılı Ramazan ayında Sevgili Peygamberimizle buluşur, karşılıklı olarak birbirlerine Kur’an okurlardı. Mukabele ve Kur’an hatimleri Cebrail ile Peygamberimiz arasında yapılan mukabele uygulamasının bir devamıdır.

Ramazan-ı Şerif Oruç Ayıdır; Ramazan orucu Bakara suresinin 183-184. ayetlerinin inmesiyle hicretin 2. yılında Bedir Savaşı öncesinde Şaban ayında farz kılınmıştır. Orucun farz olduğu Kitap, Sünnet ve İcma ile sabittir. Kur’an-ı Kerimde;

عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِ

‘’Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten (kötülüklerden ve haramlardan) sakınmanız için oruç tutmak, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.’’[7] Orucun kötülük ve haramlardan korunmak için farz kılındığının bildirilmesidir.İbadetin insanın kişisel ve sosyal hayatındaki yerini ve etkisini bildirmeye yöneliktir. Nitekim Yüce Allah, günde beş vakit kılınan namazın insanı hayasızlık ve haramlardan alıkoyduğunu bildirmektedir.[8]  Aynı şekilde orucun da insanı haram ve kötülüklerden alıkoyması gerekir.

Oruç sevabı en çok olan ibadetlerden biridir. Hz. Peygamber Efendimiz; ‘’Ademoğlunun her ameline on katından yedi yüz katına kadar sevap verilir.’’ buyurmuş ve Yüce Allah bir hadisi kudside:  ‘’Oruç hariç, çünkü oruç benim içimdir, onun mükafatını da Ben vereceğim, oruç tutan kimse yemesini, içmesini ve şehvetini Benim için etmektedir.[9] Oruçlunun iki sevinçi vardır; biri iftar ettiği zaman,diğeri de Rabbine kavuştuğu zamandır.Oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir”anlamındaki hadis bu gerçeğin beyanıdır.

Allah’ın kitabında ve Peygamberimizin dilinde methedilen Ramazan , ilahi rahmet ve mağfiretin oluk oluk  aktığı bir aydır. Yapacağımız ibadetlerle Rabbimizin sonsuz rahmet ve merhametine ermek için bu ay büyük bir fırsattır.

Ramazan gecelerinin ihyasında en verimli ibadet Teravih Namazıdır.Hz. Peygamber bu namazı kılmış ve ashabına da kılmalarını tavsiye edmiştir.Hz.Ömer döneminden sonra ise teravi namazı İslam’ın bir şiarı haline gelmiş ve Müslümanlar bunu devamlı kılmışlardır. Mümkün olduğu kadar teravih namazını camide ve cemaatle eda ederek Ramazan gecelerini değerlendirme gayreti içinde olmalıyız.

Kadir Gecesi; gecelerin en feyizlisi ve en bereketlisidir. Bu gece çok şerefli ve müstesna bir gecedir. Kur’an-ı’n 97.suresi olan ‘Kadir sûresi’ buna tahsis edilmiştir. Kadir gecesi Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı bir gecedir. Ramazanın hangi gecesi olduğu konusunda bir çok görüş ileri sürülmüştür. Alimlerin çoğunluğunun görüşü, Ramazanın 27. Gecesi olduğu şeklindedir. Hz. Peygamber; ‘’Siz Kadir gecesini Ramazanın son on günü içerisinde tek rakamlı gecelerde arayınız’’[10] buyurmuştur.

Kadir gecesinin öyle bir anı vardır ki, o anda yapılan ibadet ve dualar kabul olur. Bu anı yakalayabilmek için gecenin bütününü tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Bunu yapamayanlar en azından yatsı ve teravih namazlarından sonra bir miktar dua etmelidirler.

Ayların En Kıymetlisi; Cabir b. Abdillah (r.a) hazretlerinin haber verdiği bir hadis-i şerifte de, Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: ‘’Allahü Teala benim ümmetime, Ramazan-ı şerifte beş şey ihsan eder ki, bunları hiçbir peygambere vermemiştir:                                                                                             -----Ramazan ayının birinci gecesi, Allahü teala mü’minlere rahmet eder. Rahmet ile baktığı kuluna hiç azap etmez.                                                                   

–İftar zamanında, oruçlunun ağız kokusu, Allahü tealaya, her kokudan daha güzel gelir.

---Melekler, Ramazanın her gece ve gündüzünde, oruç tutanların affolmaları için dua ederler.

–Allahü Teala, oruç tutanlara ahirette vermek için, Ramazan-ı şerifte Cennet’te yer tayin eder.  

–Ramazan-ı şerifin son günü, oruç tutan mü’minlerin hepsini affeder. Yani Ramazan ayının tamamını oruçlu geçirenleri affeder.’’

  İslam alimlerinin büyüklerinden İmam-ı Rabbani Hazretleri buyurmuştur ki;

 ‘’Ramazan-ı şerif ayında yapılan nafile namaz, zikir, sadaka ve diğer bütün ibadetlere verilen sevaplar, başka aylarda yapılan farzlara verilen sevaplar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda, bir oruçluya iftar verenin günahları affolur, Cehennem’den azad olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevab verilir. O oruçlunun sevabı da hiç azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren amirler de affolurlar; Cehennemden azad olurlar. Resulullah, bu ayda, esirleri azad eder, kendisinden istenilen her şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene, bu işleri yapmak nasip olur.

Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer. Bu ayı fırsat bilmelidir. Elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü tealanın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.’’

Fırsatı Kaçırmamalı; Bu ayı ahreti kazanmak için fırsat bilip, elden geldiği kadar ibadet etmeli, Allahü tealanın razı olduğu işleri yapmalıdır. Allahü tealanın gazabına sebep olabilecek bütün kötülüklerden, haramlardan sakınmak, iman, ibadet bilgilerini, haramları öğrenmek, kul haklarından sakınmak, varsa helalleşmek, günahlardan tevbe etmek lazımdır.

Her şeyden önce, i’tikadı düzeltmelidir. Ehl-i Sünnet alimlerinin bildirdikleri i’tikadı öğrenmek ve buna göre inanmak lazımdır. İ’tikad düzgün olmazsa, tutulan oruçların, yapılan diğer ibadetlerin bir faidesi olmaz. Çünkü i’tikadı bozuk olanların, muhakkak Cehennem’e gidecekleri hadis-i şerifte bildirilmiştir. Bunun için, Ehl-i Sünnet alimlerinin yazdıkları ilmihal kitaplarını alıp okumalı, doğru imanı öğrenmeli, ibadetleri yapmalı, haramlardan sakınmalıdır.

Allahü Teala, şartlarına uygun yapılan tevbeleri kabul edeceğini va’detmiştir. Böyle mübarek günleri, ayları fırsat bilip, çok çok tevbe-istiğfar etmeli, affedilmek için, Cenab-ı Hakk’a yalvarmalıdır. Sonra ibadetleri, haram ve helal olanları öğrenmeli ve bunlara göre ibadet yapmaya çalışmalıdır. Kıymetli zamanlarda bu bilgileri okumak, öğrenmek, nafile namazlardan ve diğer bütün nafile ibadetlerden çok daha kıymetlidir.                                                                       

Ramazan-ı şerif sosyal yardımlaşma ayıdır. ‘’Komşusu aç iken, mü’minin tok dolaşması yakışık almaz.’’[11] anlamındaki hadis sosyal dayanışma duygusunu en çarpıcı bir biçimde gözler önünü sermektedir. Oruç fakirlere karşı yardım duygusunu geliştirir. Ramazan ayı boyunca aç ve susuz kalan insan, Yüce Allah’ın ihsan ettiği sayısız nimetlerin kadrini bilir, O’na şükreder, açlığın ne demek olduğunu anlamak suretiyle de bunu devamlı tadan fakirlere yardım ellerini uzatır.

‘’Evveli rahmet , ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden kurtulma ayıdır’’ diyen Hz. Peygamber Efendimiz (sav) ; ‘’Ramazan ayında dört şeyi çok yapın. Bunlardan ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz. Diğer ikisine ise sizin ihtiyacınız var. Rabbinizi razı edeceğiniz şeyler; kelime-i şehadet ve tövbe-i istiğfardır. Sizin muhtaç olduğunuz iki şey ise; Allahü teala’dan Cennet’i istemek ve Cehennem ateşinden O’na sığınmaktır.’’buyurmuştur.

            Bir de bu gecelere özel bir dua tavsiye edilir Peygamberimizden. O da şöyledir: Hz. Aişe validemiz Hz. Peygamber Efendimiz (sav) “Ey Allah’ın elçisi! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu anlarsam o gece nasıl dua edeyim?” diye sorunca Hz.Peygamber Efendimiz (sav) “şu duayı oku” buyurdu:

اَللّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي

“Allahım! Sen affedicisin, cömertsin. Affetmeyi seversin. Beni de affet.” [12]

            Sonuç olarak; ayların sultanı olan Ramazan Kur’an, oruç, sabır, yardımlaşma, dayanışma, rahmet, bereket, af ve mağfiret ayıdır. Bu ayı manevi kazancımızın en yüksek olduğu bir ay olarak değerlendirmeliyiz.

Yüce Allah, Ramazan ayı vesilesiyle bize madem ki daha farklı bir muamelede bulunmaktadır. O halde biz de Rabbimize karşı, bu ayda diğer aylardan daha çok ibadet ve güzel ameller işleyerek yaklaşmalıyız.

Ramazan yıllık ruh bakımıdır. İnsan bu yolculuğun sonunda, kendisiyle buluşacak, bilişecek, tanışacak ve barışacaktır. Kendisiyle barışık olan hiç kuşkusuz, Hakikat’le barışık olur. Kendisiyle kavgalı olan. Başta Cenab-ı Hak olmak üzere, hakikatle, doğayla, insanlıkla kavgalı olur…

   Oruçlarımız, uçsuz bucaksız bir rahmet,                                                                                                            

   Teravihlerimiz sonsuz bir fazilet,

   İftar ve sahurlarımız ebedi bir mağfiret vesilesi olsun…

   Rabbim! Tutacağımız oruçları kabul buyursun. ( Amin! ) 

 

Arifiye Vaizi Şule ÇAKIRBAŞ

 

[1] Buhari, Savm, 5, II, 227

[2] Buhari, Kitab’u Bedu’l Vahyi, s.65 h. 1/1

[3] Buhari, İman 28. II, 228; Müslim, Salatü’l-Müsafirin, 13. II, 523.

[4] İbn Mace, Savm, 21,  I, 539

[5] Bakara,2/185

[6] Buhari, Fezailü’l-Kur’an, 21

[7] Bakara,2/183

[8] Ankebut, 29/45

[9]Buhari, savm, 2 , II , 226, Müslim, Sıyam,163 I,807

[10] Buhari, Fadlu Leyleti’l Kadr 5, Müslim, Sıyam 216

[11] Ahmed b. Hanbel, I, 55

13 Tirmizi, Daavat, 84

Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Günün Hadisi
Kur'an-ı Kerim Dinle
Ramazan Pakdil Sureler
DİB Kur'an Portalı
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Fatih Çollak Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
114 Sure 114 Hafız
İshak Daniş Aşir
M.Nebevi İmamları
K. İmami Shuraym Hatim
S.Hafızlar Görüntülü
Dünyaca Ünlü Kariler
Kur'an International
Tefsir
Tefsir Külliyatı
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
Reddul Muhtar-İbn-i Abidin
Feteva-i Hindiyye
Fikhussunne
Mezhepler Arası Farklar
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazuzsalihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler