Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar. (Enam 51)
Günün Ayeti
";
Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk Ve Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kura'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum - Üye Ol
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Dinin İnsan Hayatındaki Yeri Ve Önemi

                                      Vaaz Resimleri: w.jpg

DİNİN İNSAN HAYATINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ

Din:sözlükte “örf ve âdet, ceza ve karşılık, mükâfat, itaat, hesap, boyun eğme, hâkimiyet ve galibiyet, saltanat ve mülkiyet, hüküm ve ferman, makbul ibadet, millet, şeriat” gibi çeşitli anlamlara gelir.

             Din, insanları iyiye, güzele, doğruya yöneltmek için Allah'ın peygamberleri aracılığı ile bildirdiği ilahi kuralların tümüne denir.

 وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا ۚوَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنْتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا وَكُنْتُمْ عَلَىٰ شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَأَنْقَذَكُمْ مِنْهَا ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

 “Hep birlikte Allah'ın ipine (İslam'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.” [1]

    ---İnsan, bir dine inandıktan sonra o dinin gereklerini yerine getirmeye çalışır. Çünkü din inananından o disiplin içinde yaşamasını yerine getirmesini ister. Emirler, yasaklar belirlidir ve uyulması gerekir. Dinin kurallarına uyan kimse o derece samimi bir mümin olduğuna inanılır.

Genel olarak bakıldığında dinler iyi insan oluşturmak isterler.   Din, insan hayatında şu alanlarda etkilidir;

           Din insanın cevaplayamadığı temel soruları cevaplandırır.
            İnsanoğlu daha küçük yaşalrda iken "Ben kimim?", "Nereden geldim?", "Nerye gideceğim?" "Ölüm nedir?" gibi sorular sorar. Bu sorulara ancak din cevap verebilir. Çünkü bu bilim alanına girmez. Ayrıca din, yaratıcıyı, onun özelliklerini, Melek, Şeytan cin, Cennet, Cehennem, ahiret gibi bir çok kavramın cevabını da verebilir. Bu cevaplar din dışında başka bir kaynaktan elde edilmesi mümkün değildir.

يُرِيدُ اللَّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْ ۗ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

 Allah size (bilmediklerinizi) açıklamak ve sizi, sizden önceki (iyi) lerin yollarına iletmek ve sizin günahlarınızı bağışlamak istiyor. Allah hakkıyle bilicidir, yegane hikmet sahibidir.”[2] 

           Din fert ile yaratıcısı arasındaki ilişkiyi düzenler.
            Yaratıcı insanı boştan yere yaratmamış, onun diğer canlılardan farklı olarak ona sorumluluk yüklemiştir. İnsanın kendisine ve toplumuna sorumlulu olduğu kadar kendisini yaratan ilahına da büyük sorumluluğu vardır. Bu sorumluluğu da ilah bizzat kendisi belirlemiş ve insanın bu sorumlulukları yerine getirmesini istemiştir.

 قُلِ اللَّهَ أَعْبُدُ مُخْلِصًا لَهُ دِينِي

“De ki: Ben dinimde ihlas ile ancak Allah'a ibadet ederim”.[3]

وعَنِ النَّبِيَّ  قال :إن اللَّهَ تَعاَلَي يَغَارُ , وَغَيْرَةُ اللَّهِ تَعاَلَي , أن يَأْتِىَ الْمَرْءُ مَا حَرَّمَ اللَّهُ عَلَيْهِ.

Ebû Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: “Allah kulları hakkında gayret gösterir. Allah’ın gayreti haram kıldığı şeyleri insanların işlemelerine karşı olmasıdır.”[4]

        Din insana sorumluluk yükleyerek hayatına anlam kazandırır. 
Her insanın yaşamı, zeka seviyesi, yaşam standardı, statüsü, eğitimi, fırsatları birbiriyle aynı olmadığı gibi sorumluğu birbiriyle aynı değildir. Her insan bulunduğu şartların verdiği yetkiler kadar sorumludur. Herkes yetkisi ve sorumluluğu kadar hesaba çekilecektir.

 وَهُوَ الَّذِي جَعَلَكُمْ خَلَائِفَ الْأَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ فِي مَا آتَاكُمْ ۗإِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ الْعِقَابِ وَإِنَّهُ لَغَفُورٌ رَحِيمٌ

"O sizi yeryüzünün halifeleri kıldı ve size verdikleriyle sizi denemek için kiminizi kiminize göre derecelerle yükseltti. Şüphesiz senin Rabbin, sonuçlandırması pek çabuk olandır ve şüphesiz O, bağışlayandır, esirgeyendir." [5]

Din Ahlak kurallarını düzenler 
            Ahlak kuralları, din kurallarından şekillenerek toplum hayatında yer alır. Ancak din kuralları mükafat ve cezayı ahiret hayatına bırakırken, ahlak kuralları insanı toplum dışına iterek cezasını hemen verir. Din kuralları yazılı kurallar iken, Ahlak kuralları yazılı metinler halinde değil, toplumun değer yargılarında yer alır. Dinin sevap dediği, güzel gördüğü söz ve davranışlara Ahlak iyi derken, bunun tersi davrnışlara kötü değer yargısını koyar.

 وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

            Ve sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.” [6]

Hz. Peygamber (AS): "Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" (Beyhaki) buyuruyor

Hz. Aişe Validemize Hz.Peygamber (sav)’in ahlakı sorulduğu zaman “Siz hiç Kuran okumuyor musunuz. Onun ahlakı kurandı.” cevabını vermiştir.

            Din toplumun kimliği olan örf ve adetleri düzenlenmesinde etkilidir.
            Toplumların örf ve âdetlerinin, inin önemli etkisi vardır. Hukuktan mimariye, sanattan edebiyata değin toplum hayatının her alanında dinin etkilerini görmek mümkündür

Ülkemizin her tarafında yer alan cami, medrese, külliye, sebil, kervansaray, han ve hamam gibi tarihî yapılar da dinin toplum hayatındaki yerini gösteren örneklerdendir. Tüm bunlardan da anlaşıldığı gibi dinin hem birey hem de toplum hayatında önemli bir yeri vardır

 أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ ۚ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللَّهِ حُكْمًا لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

“Yoksa onlar (İslam öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? İyi anlayan bir topluma göre, hükümranlığı Allah'tan daha güzel kim vardır?” [7]

 لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا

“Andolsun ki, Resulullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.”[8]

 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ ۖ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

            Ey inananlar! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Resulüne uyun. Ve bilin ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız.”  [9]

            Din sosyal yardımlaşmayı güçlendirir.
            Yaratıcı toplum içinde yardımlaşmayı birbirine yardımcı olmayı, zayıfları gözetmeyi, yetimlerin Allah'ın emaneti olduğunu bildirir. Bu yüzden her insan sorumluğu ölçüsünde sosyal yardımlaşmaya katılmalıdır. Zekat, sadaka, kurban ibadetleri bir sosyal yadımlaşma hareketi olduğu gibi, Peygamberimizin veren eli alan elden üstün olduğunu söylemesi, insanları paylaştıkları ölçüde üstün olduklarını göstermek içindir.

 هَا أَنْتُمْ هَٰؤُلَاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُ 

“İşte sizler böylesiniz; Allah yolunda infak etmeye çağrılıyorsunuz; buna rağmen bazılarınız cimrilik ediyor..”[10]

 وَاعْبُدُوا اللَّهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا ۖ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبَىٰ وَالْيَتَامَىٰ وَالْمَسَاكِينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبَىٰ وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ ۗ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًا

“Allah'a ibadet edin ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın. Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.[11]

Din insanın kendisine ve topluma zarar veren bütün davranışları yasaklar.

            Din, kişiye ve topluma zarar veren her türlü davranışı yasaklar. Örneğin; yalan söylemeyi, hile yapmayı, insanlarla alay etmeyi, başkalarının özel hayatını araştırmayı kötü davranışlar olarak nitelendirir. Bunlardan kaçınılmasını ister. Dinin bu gibi emirlerine uymak, toplumda barış, huzur ve güven ortamının oluşmasını sağlar.

 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْأَنْصَابُ وَالْأَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ . إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللَّهِ وَعَنِ الصَّلَاةِ ۖ فَهَلْ أَنْتُمْ مُنْتَهُونَ

"Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?"[12]

إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ، وََﻷ تَجَسَّسُوا، وﻷََ تَحَسَّسُوا، وََﻷ تَنَافَسُوا، وََﻷ تَحَاسَدُوا، وﻷََ تَبَاغَضُوا، وﻷََ تَدَابَرُوا، وَكُونُوا عِبَادَ اللّهِ إِخْوَانًا كَمَا أَمَرَكُمُ اللّهُ تَعَالَى: الْمُسْلِمِ أَخُو الْمُسْلِمِ، َﻷ يَظْلِمُهُ، وﻷََ يَخْذُلُهُ، وََﻷ يَحْقِرُهُ. بِحَسْبِ امْرِئٍ مِنَ الشَّرِّ أَنْ يَحْقِرَ أَخَاهُ الْمُسْلِمُ. كُلِّ الْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ حَرَامٌ، مَالُهُ وَدَمُهُ وَعِرْضُهُ.

"Zandan sakının. Zira zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüs etmeyin, haber koklamayın, birbirinze benlik yarışına girmeyin etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, ey Allah'ın kulları, Allah'ın emrettiği şekilde kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona (ihânet etmez), zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahkîr etmez. Kişiye şer olarak, müslüman kardeşini tahkir etmesi yeterlidir. Her müslümanın malı, kanı ve ırzı diğer müslümana haramdır."

Din ve inanma insanın insan olma özelliklerindendir.

Din duygusu insanın doğasında var olan bir duygudur. Bu anlamda din ve inanma, insanın insan olma özelliklerindendir. Onu insan hayatından çıkarmak mümkün değildir.

 فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا ۚ فِطْرَتَ اللَّهِ الَّتِي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَا ۚ لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ اللَّهِ ۚ ذَٰلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

“(Resulüm!) Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.[13] 

Din insanı mutlu kılmayı hedefleyen bir kurumdur.

Din, insan hayatında önemli yere sahiptir. İnsanlık tarihi kadar eski olan din, ilahi vahiy yoluyla geldiğine inanılan, insanı mutlu kılmayı hedef alan sosyal bir kurumdur. Din, hedefine ulaşmak için insanla-insan, insanla-evren ve insanla-Allah arasındaki ilişkileri düzene koyan ilkeler getirmiştir. Böylece insanın hem maddi (bedeni) hem de manevi (ruhi, zihni ve kalbi) ihtiyaçlarını gidermek istemiştir.

أُولَٰئِكَ يَدْعُونَ إِلَى النَّارِ ۖ وَاللَّهُ يَدْعُو إِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِإِذْنِهِ ۖ وَيُبَيِّنُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

“Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise, izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfirete çağırır. Allah, düşünüp anlasınlar diye ayetlerini insanlara açıklar.”[14]

            Din insanın hayatını anlamlandırmasına katkıda bulunur.

Din, insan yaşamını anlamlandırma, şekillendirme, insanın insanca yaşamasına yardımcı olma açısından çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü din, insan yaşamını derinden etkiler ve onun hayatına yön verir. İnsanın yaratılış amacını gerçekleştirmesine, onun kendisiyle, toplumla ve yaratıcısı ile barışık olarak yaşamasına, doğuştan getirdiği yeteneklerini geliştirmesine, aklını ve özgür iradesini kullanarak iyi insan olmasına ve yararlı işler yapmasına katkıda bulunur. 

 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ

“ Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a (Allah'ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz.” [15]

Din, insanı düşünce açısından olgunlaştırmayı, tutum ve davranışlarında ölçülü ve dengeli olmayı hedefler.

Din, insanı düşünce açısından olgunlaştırmayı, tutum ve davranışlarında ölçülü ve dengeli olmayı hedefler.

 الَّذِي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا ۚ 

"Allah, ölümü ve hayatı, hanginizin daha güzel davranışlarda bulunacağını imtihan etmek için yarattı"[16]  ayeti, dinin amacının insanı ahlaki olgunluğa ulaştırmak olduğunu göstermektedir. Bu anlamda din, insanın insan olduğunun farkında olan, insanlığının gerektirdiği sorumluluğu taşıyan, yaratılışına uygun evrensel değerlere sahip, aklını ve diğer yeteneklerini en iyi şekilde kullanabilen, hayatını bilerek yaşayan kişilikli insan olmasına yardımcı olur.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَتَّقُوا اللَّهَ يَجْعَلْ لَكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ۗ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ

            Ey iman edenler! Eğer Allah'tan korkarsanız O, size iyi ile kötüyü ayırdedecek bir anlayış verir, suçlarınızı örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.” [17]

             Mekkenin islamdan önceki hali ile islamdan sonraki halinin kıyaslanması…

            Medinede yıllarca devam eden savaşlar ve hicretten sonraki İslam kardeşliği…

Din:
"İnsanı aklını ve özgür iradesini kullanarak iyiyi, güzeli ve doğruyu bulmaya; iyi insan olmaya ve onu yararlı işler yapmaya yönlendirir. 

"İnsana sorumluluklarını bildirir ve bunları yerine getirme konusunda uyarılarda bulunur. 

"İnsanı öğrenmeye, araştırmaya, bilgi edinmeye teşvik eder.

"Din, İnsan yaşamın amacı, öldükten sonra ne olacağı vb. konularda bilgilendirir.

"İnsanın dünyadaki işlevi hakkında bilgi verir. Yani insan yeryüzünü imar ve ıslah etmekle görevlendirilmiştir. Çünkü Allah evrendeki bütün varlıkları insana hizmet etmesi için yaratmıştır.

"İnsanın diğer insanlarla ilişkisi konusunda yol gösterir. İnsanın zorlama olmadan, çıkar gözetmeden, içtenlikle iyi ve güzel işler yapmasına katkı sağlar. Ahlaki davranışları yerine getirmede insanı yönlendirir.

"İnsanın diğer insanlarla ilişkilerinin iyi olması için; iyilik, doğruluk, yardımlaşma, arabuluculuk yapma, adil olma, kardeşlik, hoşgörü ve bağışlama, sabır, alçak gönüllülük, sözünde durma, insanlara iyi davranma ve güzel söz söyleme gibi söz ve davranışları yapmamızı öğütler. 

"İnsanlar arası ilişkilere zarar veren; cimrilik, iftira, yapılan iyiliği başa kakma, çekiştirme, bozgunculuk, çekememezlik, savurganlık, yalan, insan öldürmek, zina, kumar, içki, önyargılı olmak, rüşvet gibi söz ve davranışlardan kaçınmamızı öğütler.



[1] Ali-imran 103

[2] Nisa 26

[3] Zümer 14

[4] Müslim, tevbe 36

[5] En'am Süresi 165

[6] Kalem 4

[7] Maide 50

[8] Ahzab 21

[9] Enfal 24

[10] Muhammed  38

[11] Nisa Süresi 36.

[12] Maide  90-91

[13] Rûm 30

[14] Bakara 221

[15] Muhammed 7

[16] Mülk  2

[17] Enfal 29

Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Günün Hadisi
Kur'an-ı Kerim Dinle
Ramazan Pakdil Sureler
DİB Kur'an Portalı
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Fatih Çollak Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
114 Sure 114 Hafız
İshak Daniş Aşir
M.Nebevi İmamları
K. İmami Shuraym Hatim
S.Hafızlar Görüntülü
Dünyaca Ünlü Kariler
Kur'an International
Tefsir
Tefsir Külliyatı
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
Reddul Muhtar-İbn-i Abidin
Feteva-i Hindiyye
Fikhussunne
Mezhepler Arası Farklar
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazuzsalihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler