Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Borç Verirken Dikkat Etmemiz Gereken Hususlar

                                                                                           Vaaz Resimleri: w.jpg

يَآاَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوآ  اِذَا تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ اِلَى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كاَتِبٌ بِالْعَدْلِ

            "Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın..." (Bakara, 2/282)

            İnsanların birbirleriyle yardımlaşma yollarından biri de borç alıp vermedir. Dünya hâlidir, birtakım nedenlerle insanlar büyük maddi sıkıntı içerisine düşebilirler. Bu gibi darlık durumlarında birbirimize borç vermek büyük önem taşır. Borç alınan para, para ile diğer maddeler ise aynı ile ödenir. Borcun karşılığında fazla bir şey verilmez. Eğer borç karşılığında fazlalık istenirse bu faiz olur. Faiz ise dinimizde haram kılınmıştır.

            Dinimizde borç vermek sevaptır. İslam borç vermeyi teşvik eder. Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:

اِنْ تُقْرِضُوا اللهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللهُ شَكُورٌ حَلِيمٌ

            “Eğer siz Allah’a güzel bir borç verirseniz Allah onu size kat kat öder ve sizi bağışlar. Allah şükrün karşılığını verendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).” (Teğabûn, 64/17)

            Karşılıksız yardım güzel bir davranış olduğu gibi, ihtiyacı olanlara borç ve ödünç vermek faziletli bir davranıştır. Hatta borç vermek, sadaka vermekten daha güzel sayılmıştır. Hz. Peygamber bir hadislerinde şöyle buyurur:

رَأيْتُ لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِي عَلَى بَابِ الْجَنَّةِ مَكْتُوباً: الصَّدَقَةُ بِعَشْرِ أمْثَالِهَا. وَالْقَرْضُ بِثَمَانِيَةَ عَشَرَ فَقُلْتُ: يَا جِبْرُيلُ! مَا بَالُ الْقَرْضِ أفْضَلُ مِنَ الصَّدَقَةِ؟ قَالَ: ‘انَّ السَّائِلَ يَسْألُ وَعِنْدَهُ. وَالْمُسْتَقْرِضُ َ يَسْتَقْرِضُ إَّ مِنْ حَاجَةٍ.

            “Mirac gecesi Cennetin kapısı üzerinde, ‘sadaka on misli sevapla karşılanır. Borç ise on sekiz misli sevap ile karşılanır’ yazılı olduğunu gördüm. Cebrail’e, ödünç vermenin sadakadan üstün olmasının sebebi nedir, diye sordum. Cebrail; ‘Çünkü dilenci, yanında olduğu halde dilenir. Hâlbuki borç isteyen kimse ancak muhtaç olduğu için borçlanır’ diye cevap verdi.” (İbn Mâce, “Sadakât”, 19)

            İnsanın meşru yoldan rızık temininde bulunması, özellikle aile reislerinin kendilerine bakmakla yükümlü olduğu yakınlarının rızıklarını temin için çalışması üzerlerine bir borçtur. Bununla beraber kazandıklarımızda fakirlerin ve muhtaçların da hakkının olduğunu bilmeliyiz. Zekât, sadaka ve gerektiğinde borç vererek fakir ve muhtaç duruma düşenlere yardımda bulunmalıyız.

            Borç vermek suretiyle mümin kardeşimizin sıkıntısına çare olmak, İslam ahlakındandır. Özellikle günümüzde imkânı olanların darda olan mümin kardeşlerine yardımcı olması gerekir. Bu şekilde onların sıkıntılarının giderilmesine yardımcı olunur. Daha kötü hâllere düşmelerinin önüne geçilir. Dinimizin gerektirdiği kardeşlik ve dayanışma da bunu emreder. Borçlu olmak kolay bir şey değildir. Borç almaktan mümkün olabildiğince kaçmak gerekir. Ancak borç almak kaçınılmaz hâle geldiyse; güzel bir lisanla talepte bulunmalıdır. Borç isteme hususunda aşırı ısrar uygun olmaz. Borç verenin de gönül rızası ile vermesi esastır. Durumu iyi olup imkânı olan mümin de gerçekten darda olan kardeşine yardımda bulunmaya çalışmalıdır. Zira Cenab-ı Hakk, Kur’an-ı Kerim’de güzel bir yolla borç verilmesini emreder

مَنْ ذَا الَّذِى يُقْرِضُ اللهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ اَضْعَافًا كَثِيرَةً وَاللهُ  يَقْبِضُ وَيَبْسُطُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

            "Allah’ın kat kat fazlasıyla geri ödeyeceği güzel bir borcu Allah’a verecek olan kimdir? Allah o verileni alır ve dilerse kat kat fazlasıyla geri verir. Allah isterse rızkı bol verir, isterse kısar, hepiniz sonunda O’na döndürüleceksiniz." (Bakara 2/245). Ancak imkânı olduğu halde borç vermek istemeyip yalan yere “borç verecek imkânım yok” demek de günahtır. Eğer vermeyecekse, “imkânım var; ama şu sebepten dolayı veremiyorum” diye bunu gelen insana güzelce arz etmesi uygun olur.

            Borç alanlarımız da bu borçlarını çalışıp tasarruf ederek en kısa zamanda ödemeye gayret etmelidir. Verilen borçların zamanında geri ödenmesi gerekir. Aksi davranışlar borç vereni sıkıntıya düşürebilir. Veya yaptığı iyiliğe kendisini pişman ettirebilir. Böylece bir hayra da mani olunmuş olur. Elbette bu da hoş bir şey değildir. Yüce Rabbimiz Kur’an’da birbirimize borç verdiğimizde bu borçları kayda geçirmemizi, yazmamızı hatta şahitler tutmamızı öğütlüyor. Bu durum elbette borç verenin ve alanın mağdur olmamasına yöneliktir. Dinimiz zarar vermeyi, zarara uğratılmayı asla hoş görmez. Ticari hayatın, insanlar arası münasebetlerin zarar görmeden devam etmesi onların haklarının zayi olmamasına bağlıdır. Bunun için borç ve alacakların yazımı ve tespiti gereklidir. Yardımlaşmada sadakat, vefa, verdiği sözde durmak önemlidir. Müslüman, kardeşinin hakkını muhafaza etmeye dikkat etmelidir.

            Müminler olarak birbirimize borçlandığımızda vaatleşelim ve yazışalım. Çünkü söz unutulabilir. Borcun iade zamanı hususunda verilen sözlerde unutma meydana gelirse ya da şüphe arız olursa Müslümanların birbirine karşı güvenleri kırılır. Bu nedenle borcumuzu ve verdiğimizi yazmalıyız. Borç alan da veren de yazmalıdır. Borç konusunda karşılıklı olarak yazılanların teyidi, şahitle tespiti daha sonra unutmanın, şüphe ve tereddütlerin, yanlış anlaşılmaların da önüne geçmeye vesile olacaktır. Yüce Rabbimiz borç verenin ve alanın bunu yazarak hatta şahitlerin şahadetiyle kayda geçirmelerine büyük önem vermiştir. Öyle ki Kur’an’ın en uzun ayeti borçlanma ile ilgili olan bu (Bakara, 2/282) ayet-i kerimedir.

 

            Dr. Bahattin AKBAŞ

YAZAR: Kadir Hatipoglu - Mayıs 28 2020 10:01:30 · Adobe Reader Belgesi · Microsoft Word Belgesi · Yazdır
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Haftanın Hutbesi
19.06.2020 Halis Niyet Ve Samimiyet
12.06.2020 Müstakim Ol, Emin Ol Her Tasadan!
05.06.2020 Ahirete İnanan Mümin
29.05.2020 Hamdolsun Rabbimize
22.05.2020 Bir Ömrü Ramazan Gibi Yaşamak
15.05.2020 Kur’an’la Yaşamak
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazuzsalihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum - Üye Ol
Sayfa oluşturulma süresi: 0.05 saniye 9,652,788 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2020