Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Kaynaklarıyla İslam Fıkhı Celal YILDIRIM

HACC.. 9

KİTAP: 9

SÜNNET: 9

HACCIN FARZ KILINDIĞI SENE : 10

Şartlar Uygun Olunca Hemen Haccetmek : 10

Yaşlılık ve Hastalık Gibi Bir Sebebin Ortaya Çıkması Düşünüldüğünde : 11

Ömrünün Sonuna Geciktirip Hacceden : 11

Haccın Vakti : 11

Haccın Vücubunun Şartları : 11

Haccettikten Sonra Dinden Çıkan Kimse : 11

Binek Kiralamak : 12

Kişinin Çoluk Çocuğu Kimlerdir?. 12

Mekke Ve Civarında Oturanlar İçin Binek Şart Mı?. 12

Bekâr Olup Haccedecek Kadar Malı Bulunan Kimse . 12

Oturduğu Ev Ve Yanındaki Hizmetçi : 13

Kira İle Oturan Kimseye Hac Gerekir Mi?. 13

Lüzumundan Fazla Elbisesi Bulunan Kimseye Haccetmek Gerekir Mi?. 13

Oturduğu Evin Bir Kısmı Kendisine Yetiyorsa Geri Kalan Kısmını Satması Gerekir Mi?  13

Kıymetli Kitapları Bu Konuda Satmak Gerekir Mi?. 13

Hac  Konusunda Tüccarın Ana Sermayesi : 13

Sanatkârın Hacc Etmesindeki Ölçü : 14

Çiftçi Ve Ziraatçinin Hacc Etmesindeki Ölçü : 14

A'manın Haccetmesi : 14

Sağlıklı İken  Şartlar Elverdiği Halde Haccetmiyen : 15

Mahremin Nafakası Kadına Aittir : 15

Kendisine Hac Farz Olan Kadının Haccetmesine Kocası Müsaade Etmezse : 15

Mahremi Bulunmadığı Takdirde Haccetmek İçin Kadının Evlenmesi Caiz Midir?  15

Mahrem Konusunda Diğer Mezheplerin İçtihadı : 15

Yolun Emniyette, Bedenin Selâmette Olması Haccm Vücubunun Şartı Mıdır?. 16

Hac Yolculuğunda. Kendisine İddet Gereken Kadın Ne Yapmalıdır?. 16

Vücubun Şartlarından Sayılan Azık, Binek Ve Benzeri Şeyler Ne Zaman Mevcut Olursa Hacetmek Gerekir?. 16

Haccın Edasının Sıhhatinin Şartlan : 17

Haccın Rükünleri : 17

Haccın Vâcibleri : 17

Haccın Sünnetleri : 17

Haccın Âdabı : 18

Haccın Mahzurları : 19

MÎKATLAR: 19

Bir Mîkat'ı İhrâmsız Geçen Kimsenin Önünde İkinci Mîkat Bulunduğu Takdirde Ne Yapar?  20

Deniz Yoluyla Haccedenin İhrama Girmesi : 20

Mekke'de Oturanların Mîkatı : 20

Mekke'ye Îhrâmsiz Girmek Caiz Midir?. 20

Mîkatla Mekke Arasında Oturanlar : 20

Mîkatlarla Mekke Arasındaki Mesafe : 20

İHRAM: 21

Telbiye Yerine Tehlîl, Tekbîr Ve Tahnıîd Getirmek   : 21

Telbiye'yi Başka Bir Dil İle Söylemek : 21

Taklîd'in Sıfatı : 21

İHRAMIN ŞARTI : 21

Hacı Namzedi İhrâm'a Girmek İstediğinde : 22

İhrâm'a Girmeden Gereken Temizliği Yapmak : 22

Dikişli Elbiseler Çıkarılır : 22

İhrama Girdikten Sonra : 22

Namaz Kıldıktan Sonra : 22

İhram'a Girerken Hacc-İ Kıran'a Veya Hacc-İ İfrad'a Niyet Getirmek : 23

Haccetmek Üzere İhrama Girer Ama Hangi Haccm Yapacağını Belirlemezse : 23

Mikatta Veya Başka Bir Yerde İki Haccetmeye Niyet Getirirse : 23

İhrama Girildikten Sonra Yapılacak Hususlar : 23

Hacer-İ Esvedi Selâmlamak : 25

Hacer-İ Esved'i Öpmek Mümkün Olmadığında : 25

Kâbe-İ Muazzama'yı Tavaf : 25

Hac İçin Tavaf Yapılırken Sol Omuzu Açık Tutmak : 25

Tavaf Hacer’in Dışından Yapılır : 26

Rükn-İ Yemanî'yi İstilâm : 26

Hac İçin Yapılan Tavafta Ük Üç Şavtta Remel Yapmak : 26

Remel Yapmayı Unuttuğu Takdirde : 26

Kudüm Tavafında Remel Yapılır Mı?. 26

Mekke'de Durmaksızın Doğruca Arafat'a Gitmek : 26

Tavaftan Sonra İbrahim Makamında İki Rek'at Namaz Kılmak : 27

Namazdan Sonra Makam'ın Arkasında Durup Dua Etmek : 27

Tavaftan Sonra Kılman Namaz Kerahet Vaktine Raslarsa : 27

Namazdan. Sonra Zemzem İçmek : 27

Safa İle Merve Arasında Sa'yetmek İstediğinde : 27

Sa'yetmek İçin Safa İle Merve Tepelerine Çıkmak : 27

Tepelere Çıkıldığında : 27

Sa'ye Merve'den Başlamak Caiz Midir?. 28

Ayhali Ve Cenabettik Sa'yetmeye Mani' Midir?. 28

Hacc-İ İfrad Yapanın Hemen Sa'yetmemesi : 28

Tavaf Ya Da Sa'yederken Namaza İkaamet Edilirse : 28

Sa'yederken Cenaze Namazına Durulursa : 28

Sa'yederken Veya Tavaf Yaparken Ahm-Satım Mekruhtur : 28

Sa'yettikten Sonra Beytullah'a Girmek : 29

Nafile Tavaf, Nafile Namazdan Afdaldır : 29

Tavaf Esnasında Zikretmek : 29

Arafat'ta Da İmamın Bir Hitabede Bulunması : 29

Tervîye Günü Sabah Namazından Sonra Minâ'ya Gidilir : 29

Sabah Namazı Minâ'da Kılınır : 29

Tervîye Günü Cuma'ya Haşlarsa : 29

Arafat'a Gidildiğinde : 30

Öğle İle İkindi Namazları Öğle Vaktinde Kılınır : 30

İki Farzı Bir Arada Kılmanın Bazı Şartları Vardır 30

İmam Yalnız Başına İkisini Birarada Kılabilir Mi?. 31

Görevli İmamın Hutbeden Sonra Abdesti Bozulursa : 31

İmam İki Namazı Birarada Kıldırdıktan Sonra : 31

Vakfenin İki Şartı Vardır : 31

Vakfenin Vacibi : 31

Vakfenin Sünnetleri : 31

Vakfenin Süresi: 32

Bayramın Birinci Günü Arafat'taki Vakfeye Yetişemiyen Ne Yapmalıdır?. 32

Gecelerin Hepsi Gelecek Güne Tabi'dir. : 32

Müzdelife'ye Yönelip Hareket Etmek : 32

Yolda Tesbîh Ve Duâ Etmek : 33

Akşam Namazını Müzdelife'ye Varmadan Kılacak Olursa : 33

Sabah Olacağından Endişe Edip Yolda Akşam Île Yatsıyı Kılacak Olursa : 33

Müzdelife'de Önce Yatsı Namazdı Kılacak Olursa : 33

Müzdelife'ye Yaya Girmek : 33

Müzdelife'de Ezan Okumak: 33

Gece Müzdelife'de Kalınır : 34

Müzdelife'nin Her Yanı Mevkıfdır : 34

Fecir Doğmadan Müzdelife'den Hareket Ederse : 34

Minâ'da Cemrelere Taş Atmak : 34

Cemrelere Taş Atarken Telbiye Getirilmez : 34

Umre Yapan İstilâmda Telbiyeyi Keser : 35

Cemre-İ Akabe'yi Taşlamadan Tıraş Olursa : 35

Kurban Kestikten Sonra : 35

Tıraş İle Saçlann Uçlarını Kırptırma Arasındaki Tahyir : 35

Tıraş Hangi Günlerde Yapılmalıdır?. 35

Tıraş Günlerinde Başında Saç Bulunmayan Ne Yapar?. 36

İhram'dan Ne Zaman Çıkılır?. 36

Ustura, Makas Ve Benzeri Kesici Bir Âlet Bulamıyan : 36

Zırnık (Arsenik) İle Tıraş Olmak : 36

Hacde Vâcib Olan Tıraş Yapılırken : 36

Kesilen Saçların Yere Atılmaması : 36

Tıraş Olurken Duâ Etmek : 36

Baş Tıraşı Bittikten Sonra Diğer Temizlikler Başlar : 36

Sakaldan Bir Şeyler Kesmeye Gerek Yoktur : 37

Tıraştan Sonra Neler Helâl Olur?. 37

Tıraş Olmadan Tavaf-İ Ziyareti Yaparsa : 37

Kurban Ve Tıraş İşi Bittikten Sonra Tavaf Yapılır : 37

Tavaftan Sonra İki Rek'at Namaz Kılınır : 37

Tavaf Yapıldıktan Sonra Cinsel Yaklaşma Da Helal Olur : 37

Tavafı Abdestli Yapmak : 37

Tavafta Avret Yerlerinin Kapalı Olmasına Dikkat Edilmelidir : 37

Kudüm Tavafından Sonra Sa'yetmemisse : 38

Cemrelere Taş Atmanın Mekruh, Mesnun Ve Mubah Olmak Üzere Üç Türü Vardır : 38

Fecir Doğmadan Önce Taş Atmak : 38

Cemrelere Taştan Başka Bir Madde Atmak Caiz Midir?. 38

Atılan Taşların Büyüklüğü : 38

Taşların Yıkanmış Olması : 38

Taşların Müzdelife'den Toplanması : 38

Büyükçe Bir Taşı Parçalayıp Cemreler Îçin Hazırlamak : 39

Taşlar Nasıl Tutulup Atılmalıdır?. 39

Cemrelere Ne Kadar Yaklaşmak Daha Uygundur?. 39

Üç Cemre Vardır : 39

Atılan Tasların Cemreye Ya Da Yakınına. Düşmesi : 39

Cemreler Arasındaki Tertibe Riâyet : 40

Birinci Cemre'ye Taş Atainayıp Îkinel Ve Üçüncü Cemreye Atacak Olursa : 40

Minâ'tian Mekke'ye Dönerken : 40

Tavaf-İ Sader Tavaf-İ Veda: 40

Tavaf-İ Sader'in İki Vakti Vardır : 40

Umre Yapana Tavaf-I Sader Vâcib Mi?. 40

Haccı Yerine Getirdikten Sonra Mekke'de Kalmak İsteyen : 40

Ayhali Sona Erdiği Halde Gusletmeden Mekke'den Çıkarsa : 41

Özürû Bulunmadığı Halde Tavaf Yapmadan Mekke'den Ayrılırsa : 41

Son Olarak Ka'be'den Ayrılırken Neler Yapılması Tavsiye Edilmiştir?. 41

Seniyye-İ Süfla Mevkiinden Çıkmak : 41

Kadınlar Da Erkekler Gibi Hareket Eder : 41

Hac İle İlgili Bazı önemli Meseleler : 42

Baygınlık Sürüp Giderse : 42

Sırtında Taşıdığı Adamla Birlikte Tavaf Yapmak : 42

Hastaya Tavaf Yaptırmak : 42

Cemrelere Taş Atacak Kudrette Olmayan Hasta Vekil Tutabilir Mi?. 42

Vaktine Uygun Yapılan Tavaf O Vaktin Tavafı Yerine Geçer: 43

Ziyaret Tavafı Yaparken Başka Tavafa Niyet Etmek : 43

Arafat'ta Vakfe İçin Niyete Gerek Yoktur : 43

Çocuğuna Hac Menasikini Yaptıran Veli : 43

UMRE : 43

Umre'nin Vakti : 44

Umrenin Rüknü : 44

Umrenin Vacipleri : 44

Umrenin Şartlan : 44

Umrenin Sünnetleri : 44

Umreyi Bozan Şeyler : 44

Yalnız Umreyi Yapmak İsteyen : 44

HACC-I KIRAN : 44

Kaarın, Umre Yaptıktan Sonra Tıraş Olur Mu?. 45

Bayramın Birinci Günü Kurban Keser : 45

HACC-I TEMETTÜ' : 45

Üç Günlük Orucu Bitirmeden Hayvan Boğazlamaya İmkân Bulursa : 46

Temettü' İçin Hediy (Kurbanlık) Sevketmek : 47

Üç Türlü Hacden Hangisi Afdaldır?. 47

Hac Ayları Girmeden Umre İçin İhrama Giren : 47

CİNAYETLER: 47

Güzel Koku Veya Yağ Sürünmekten Dolayı Gereken Ceza : 48

Bir Azasının Tamamına Güzel Koku Sürünürse : 48

İhrâmlı İken Sabunla Yıkanmak : 48

Bir Organı Kaplayacak Kadar Güzel Kokunun Ellere Yapışması : 49

Sürme Kullanmak : 49

Bedenin Çeşitli Yerlerine Az Miktarda Güzel Koku Dokunmuşsa : 49

Bedenindeki Yaraya Kokulu Îlaç Sürmek : 49

Yemeğe Karıştırılan Güzel Kokulu Nesne : 49

Pişirilmiş Yemeğe Sonradan Katılan Güzel Koku : 49

Güzel Kokulu Yağ Sürünmek : 49

Beden Veya Elbiseye Sürülen Güzel Kokuyu Keffaretten Hemen Sonra Gidermek : 49

Gül, Menekşe, Fesleğen Ve Benzeri Bir Şey Koklamak. 49

İhramın Bir Ucuna Misk Ve Benzeri Bir Şey Düğümlemek : 50

Attar Dükkânında Oturmak : 50

İhrama Girmeden Süründüğü Koku Başka Yere Dokunup Yayılırsa : 50

DİKİŞLİ ELBİSE GİYMEKTEN DOLAYI  GEREKEN CEZALAR : 50

İhramı Bir Sicimle Ya Da İple Sıkıca Bağlamak : 50

Günlerce Dikişli Elbiseyi Giyinip Çıkarmamak : 50

Birkaç Gün Gündüzleri Giyinip Geceleri Çıkarmak : 50

İhrâmlı Bulunan Kimsenin Başı Üstünde Bir Şey Taşıması Caiz Midir?. 51

İhrâmlı Dikişli Elbise Giymek Zorunda Kalırsa : 51

Zaruretten Dolayı Dikişli Elbise Giyip Zaruret Kalktığı Halde Çıkarmazsa : 51

TIRAŞ OLMAK VE TIRNAKLARI KESMEKTEN DOLAYI GEREKEN CEZALAR : 51

Başın Ne Kadarı Tıraş Edilirse Kan Gerekir?. 52

Sakal Tıraşından Dolayı Bir Şey Gerekir Mi?. 52

Koltuk Altları Ve Utan Yeri Tıraş Edilirse Bin Şey Gerekir Mi?. 52

Diğer Azalardan Birini Tıraş Etmek : 52

Sakal, Bıyık, Burun Gibi Yerlerinden Birkaç Kıl Koparırsa : 52

Bulunduğu Yerde Hem Saç Sakalını, Hem Diğer Yerlerini Tıraş Ederse : 52

Başındaki Saçların Her Dörtte Birini Ayrı Bir Yerde Tıraş Ederse : 52

İhrâmh İken Başkasını Tıraş Ederse : 53

Tıraş, Bayramın İlk Üç Gününde Vacibdir. 53

Hacc-I Kıran Yapan Kimse Kurban Kesmeden Tıraş Olursa : 53

Bir Elin Ya Da Bir Ayağın Tırnaklarının Tamamını Kesmek : 53

Değişik Yasaklardan Birkaçına Ayni Mecliste Riayet Etmezse : 53

Her Azasından Dört Tırnak Kesecek Olursa : 53

Kırılan Tırnağı Koparmak : 53

Bir Özürden Dolayı Yasağı İşlemek İle Keyfi Olarak İşlemek Arasında Fark : 54

CİNSE YAKLAŞMADAN DOLAYI GEREKEN CEZA.. 54

Hacc-I İfrad Yapan Kimse Vakfeden Önce Cinsel Yaklaşmada Bulunursa : 54

Vakfeden Önce Ve Sonra Cinsel Yaklaşmada Bulunursa ; 54

Arafat'ta Vakfeden Sonra Cinsel Yaklaşmada Bulunursa : 55

Tıraştan Sonra Cinsel Yaklaşmada Bulunursa : 55

Ziyaret Tavafının Üç Şavtım Yaptıktan Sonra Cinsel Yaklaşmada Bulunursa : 55

Tıraş Olmadan Ziyaret Tavafını Yapar Ve Sonra Cinsel Yaklaşmada Bulunursa: 55

Umre Yaparken Henüz Tavafa Başlamadan Cinsel Yaklaşmada Bulunursa : 55

Umre Yapan Kimse Sayetikten Sonra Cinsel Yaklaşmada Bulunursa: 55

Haccı Kırarsa Niyet Edip Henüz Umrenin Tavafını Yapmadan Cinsel Yaklaşmada Bulunursa : 55

Haccı Kıran'a Niyet Eden Kimse, Umrenin Tavafından Sonra Cinsel Yaklaşmada Bulunursa : 55

Haccı Kırana Niyet Eden Kimse Arafat'ta Vakfeden Sonra Cinsel Yaklaşamada Bulunursa : 56

Hacc-I Temettü'a Niyet Eden Kimse : 56

TAVAF, SA'Y, REMEL VE CEMRELERE TAŞ ATMAK HUSUSLARINDA MEYDANA GEI^N AKSAKLIKTAN DOLAYI GEREKEN CEZALAR : 56

Ziyaret Tavafını Cünüp Bir Halde Yapıp Evine Dönerse : 56

Ziyaret Tavafını Abdestsiz Yapıp Öylece Evine Dönerse : 56

Ziyaret Tavafında Üç Şavtı Terkedip Evine Dönen Kimse Ne Yapmalıdır?. 56

Ziyaret Tavafının Yedi Şavtmdan Az Bir Kısmını Abdestsiz Yapıp Evine Dönerse : 57

İhramda Dirhem Miktarından Fazla Necaset Bulunduğu Halde Tavaf Yapana Ne Lâzım Gelir?  57

Tavaf - Sader'i Yani Veda' Tavafını Abdestsiz Yaparsa : 57

Veda' Tavafım Cünüp Yaparsa Ne Gerekir?. 57

Veda' Tavafının Azını Cünüp Olarak Yaparsa : 57

Veda' Tavafını Terkederse Ne Lâzım Gelir?. 57

Ziyaret Tavafını Abdestsiz Yaparsa : 58

Ziyaret Tavafını Abdestsiz, Veda Tavafını Cünüp Olarak Yaparsa : 58

Ziyaret Tavafı İle Veda' Tavafını Terkedene Ne Gerekir?. 58

Ziyaret Tavafıyla Veda' Tavafını Dönüp İade Ederde : 58

Sadece Ziyaret Tavafını Terkederse : 58

Bu İki Tavaftan Her Biri İçin Dört Şavt Yaparsa : 58

Sadece Ziyaret Tavafının Dört Şavtını Yaparsa : 58

Mekke Dışından Gelenlerin Kudüm Tavafını Abdestsiz Yapmaları Halinde Ne Lâzım Gelir?  58

Umre Tavafını Abdestsiz Veya Cünüp Yaparsa : 59

Avret Yeri Açık Bulunduğu Halde Ziyaret Tavafını Yaparsa Ne Lâzım Gelir?. 59

Safa Île Merve Arasında Sa'yetmeyi Terkedene Ne Lazım Gelir?. 59

Abdestli Sa'yetmek Sünnettir : 59

Tavaf Ya Da Sa'y'i Binek Üzerinde Yapmak : 59

Arafat'tan imam Henüz Hareket Etmeden Hareket Edilirse : 59

Müzdelife'de Vakfeyi Terkedene Ne Lâzım Gelir?. 60

Cemrelere Taş Atmayı Terketmek : 60

HAREM DAHİLİNDE AVLANMAKTAN DOLAYI GEREKEN CEZALAR : 60

Öldürülen Av Hayvanının Cezası Nasıl Takdir Edilir?. 60

Av Hayvanına Karşılık Takdir Edîlen Kıymet : 60

İhrâmlı Ne Harem'de Ne De Hil'de Avlanabilir : 61

İhrâmlı Olmayanın Avlanması 61

İhrâmlı Eti Yenmiyen Bir Hayvanı Öldürürse : 61

Eğitilmiş Bir Şahin, Atmaca Veya Benzeri Bir Hayvanı Öldürürse Ne Gerekir?. 61

İhrâmlı Av Hayvanını Yaralarsa : 61

Av Hayvanının Tüylerini Yolacak Olursa : 61

Av Hayvanına Ait Sağlam Bir Yumurtayı Kırmak : 61

İki Kişi Birden Atıp Bir Hayvanı Öldürürse : 62

Biri İhrâmlı, Diğeri İhrâmsız İki Kişi Öldürürse : 62

Av Hayvanım Öldürmek Ne İse Öldürülmesine Delâlet Ve İşaret Etmek Te Öyledir : 62

HAREM DAHİLİNDEKİ AĞAÇLARIN KESİLMEMESİ : 62

Sözü Edilen Ağaçların Yapraklan : 63

Harem Dahilindeki Otları Biçmek : 63

MİKATI İHRÂMSIZ GEÇMEK : 63

Hac Veya Umre İçin Mekke'ye Gelenler : 63

Kendi Cihetindeki Mikat'ı İhrâmsız Geçmek : 64

Mekke Dışından! Gelen Bir Kimse Mikat'ı İhrâmsız Geçer Ve Sonra Niyet Edip İhrama Girerse Ne Gerekir?. 64

Mikat'ı İhrâmsız Geçip Hac İçin İhrama Girerse : 64

Bir Gayr-İ Müslim Mikatı İhrâmsız Geçtikten Sonra Müslüman Olursa : 64

Mekkeli Bir Kimse Harem'den Dışarı Çıkıp Haccetmek İsterse : 64

Mekkeli Bir Kimse Bir İhtiyaçtan Dolayı Harem Dışına Çıkarsa : 64

Haccı Temettü'a Niyet Edip Sonra Harem Dışına Çıkan Kimse : 64

İHSAR : 65

Îhsak'i Gerektiren Hastalığın Ölçü Ve Sınırı : 65

Azığı Çalınır Veya Bineği Ölürse Ne Yapar?. 65

Kadın Kocasının İzni Olmadan Nâfile Haccetmek İsterse : 65

İhsar'ın Hükmü : 65

HACCI KAÇIRAN KİMSENİN NE YAPMASI GEREKİR?. 66

BAŞKASINA BEDEL HACCETMEK : 66

Niyabet (Yani Vekâlet) Yoluyla Haccetmenin Bir Takım Şartlan Vardır : 67

Ölenin Vasiyyeti Üzerine Niyabeten Hac Yaptırmak : 67

Niyabeten Hacce Gönderilen Kimse Daha Önce Hac Farizasını Eda Etmemişse : 68

Bir Kişi Ancak Bir Kişiye Vekil Olabilir : 68

Bir Kişi Ana-Babası Adına Haccetmek İsterse : 68

Kendi Adına Yalnız Hac Veya Yalnız Umre Yapılmasını Emrederse : 68

Vekil Hac İçin Müvekkili Adına, Umre İçin Kendi Adına Niyet Edip İhrama Girerse : 69

Vekil Yalnız Umre İle Emrolunursa : 69

Biri Hac İle Diğeri Umre İle Vekile Emrederse : 69

Vekil Gidip Dönünceye Kadar Müvekkilinin Verdiği Paradan Harcar : 69

Vekil Hac Günlerinden Öncel Hareket Edecek Olursa : 69

Vekâleten Hacce Gönderilen Kimse Kendi İşleriyle Meşgul Olup Haccı Kaçınrsa : 69

Vekîl Yakın Yol Dururken Uzak Yoldan Seyahat Ederse : 69

HAC İÇİN VASİYET : 70

Vasiyeti Üzerine Ölenin Adına Birini Hacce Göndermek : 70

Ölene Bedel Hac İçin Kendi Vatanından Adanı Tutulup Giderilmesi : 70

Ölenin Bıraktığı Mal, Vatanından Adam Göndermeye Yetmezse, Ne Yapılır?. 70

Ölenin Belli Bir Vatanı Yoksa : 70

Ölüye Bedel Hacce Gönderilen Kimseye Verilen Para Artacak Olursa : 70

Bırakılan Para Yettiği Halde Vasiyete Uyulmaz Ve Başka Bir Beldeden Adam Gönderilirse : 71

Seyahat İçin Evinden Çıkıp Başka Bir Beldede Ölen Kimsenin Vasiyati : 71

Haccetmek Üzere Evinden Çıkıp Yolda Ölürse : 71

Hac İçin Evinden Çıkıp Başka Memlekette Uzun Süre Kalıp Hac Mevsimini Kaçıran Kimse Orada Ölürse, Ne Yapması Gerekir?. 71

Kendi Adına Haccedilmesin! Vasiyet Edip Ölürse : 71

Hac İçin Vasiyet Edilen Para Kaybolur Ya Da Çahnırsa, Ne Yapılması Gerekir?  71

Bir Kaç Defa Haccedilmesi İçin Vasiyet Ederse : 71

«Malımın Üçte Biriyle Adıma Haccettirin», Derse : 72

Ölen Kimse «Benim Îçin Birini Hacce Gönder» Diye Vasiyet Ederse: 72

Kendi Malından Haccettirilmesînl Vasiyet Ederse : 72

Ölen Kimse Sadece Kendi Adına Haccedilmesin! Vasiyet Ederse : 72

Haccedildikten Sonra Arta Kalan Parayı Vekile Vasiyet Ederse : 72

Haccettirilmesi Îçin Belli Bir Miktar Vasiyet Ederse : 72

«Bıraktığım Şu Para İle Benim İçin Haccettirin» Dîye Vasiyet Ederse : 73

Belli Bir Miktarı Üç Ayrı Cihet İçin Vasiyet Ederse : 73

Vasiy Ölen Adına Bir Adama Para Verip Haccetmesini Emrederse : 73

Ölü Adına Hacca Giden Kimse Vakfeden Sonra Ölürse : 73

Falan Adam Benim İçin Hacce Gönderilsin : 73

Başkası Adına Gönderilen Kimse Yolda Hastalanırsa : 73

Vasiyet Gereği Ölene Bedel Hacca Giden Kendine Bir Hizmetçi Tutarsa : 74

Ölene Bedel Hac Yaptıktan Sonra Kendisi İçin Umre Yaparsa : 74

HEDİY VE İLGİLİ HÜKÜMLER : 74

Hedyin Boynuna Bir Şey Takmak : 74

Hedyin Sütü Sağılır Mı?. 75

Hedy Kurbanı Boğazlanmadan Doğacak Olursa : 75

Hedy'in Mekke'ye Varmadan Yolda Ölmesi : 75

Yolda Hastalanıp Ölmek Üzere Olan Hedy Ne Yapılır?. 75

Mut'a Hedyi Bayram Gününden Önce Boğazlanırsa : 75

Nafile Olarak Sevkedilen Hediy : 75

Mut'a Ve Kıran Hedyi Ne Zaman Boğazlanır?. 76

Hediy Boğazlandıktan Sonra Kaybolur Veya Yanarsa : 76

Nafile, Mut'a Ve Kıran Hedyinin Etinden Yemek ; 76

Hedyi Arafat'a Çıkarmak Caiz Midir?. 76

Harem'de Kesilen Kurbanların Boğazlanma Keyfiyeti : 76

Şahsın Kendi Kurbanını Bizzat Boğazlaması : 76

Kassab Ücreti Nasıl Verilir?. 76

Harem Dahilinde Bir Hedyin Boğazlanmasını Adamak : 77

Mutlak Anlamda Bir Bedene Boğazlamayı Adamak : 77

Hedy Tabirini Kullanarak Adamak : 77

HACCETMEYİ ADAMAK : 77

Haccetmeyi Bir Şarta Ta'lîk Ederek Adarsa : 77

İhrama Girmeyi Adadım Derse : 77

Mekke'ye Yürümek Veya Oraya Gitmek Üzere Adayan Kinişe : 77

Bir Hac Ya Da Umre Yapmayı Yaya Yürümek Suretiyle Belirliyerek Adarsa : 78

Safa İle Merveye Yara Olarak Gitmeyi Adadım Derse : 78

Üzerime İki Kez Farz Haccı Yapmayı Adadım Derse : 78

Bu Sene İçinde İki Kez Haccetmeyi Adamak : 78

«Hastalıktan Kurtulursam Bir Defa Haccetmeyi Allah İçin Adadım» Derse : 78

Bir Gün Önce Arafat'ta Vakfe Yapmak : 78

Terviye Gününün Arafe Günü Olduğuna Şehadette Bulunurlarsa : 78


HACC

 

İslâm'ın beş şartından biri de hac ibâdetidir. Bunun sayılmıya-cak kadar faydaları vardır. Önce şunu belirtelim ki, îslâm bir yan­dan hayatın gayesini bütün insanlar için aynı ölçü ve anlamda be-.lirlerken, mü'minleri tek amaç ve tek ideale yöneltmek; dava ve dert­lerinin, hedef ve mutluluklarının bir olduğunu gönüllere en te'sirli biçimde işlemek için Allah'a kulluğu müşterek bağ olarak sergiler.

Bunun için de önce îslâm ülkelerinin her köy ve kentinde daha çok cuma, cemaat ve bayram namazlarıyla bu yüce amacın gerçek­leşmesini ve her mü'minin eğitilerek hazır duruma getirilmesini em­reder. Sonra da yılda bir defa olmak üzere ve her mü'mine ömrün­de bir kez farz sayılmak kaydıyla yeryüzünde insanlar için kurulan ilk Mâbed-Kâbe'de biraraya gelmelerini sağlar. Böylece her müslü-manın entellektüel ve manevî potansiyel yeteneğini insanlıktan ya­na verimli duruma getirir; bu düşünce ve inancı en anlamlı biçim­de geliştirir. Olgun birer kişi olmanın manevî bütün malzemesini, kı­yametten bir tablo oluşturarak sunar.

Hacc ibâdeti bir bakıma insan ruhunun kavrayabileceği, kalbi­nin Allah (C.C.) sevgisinden alabileceği aşk ve zevkin derin anlamı­nı, mahşerî bir topluluk içinde gönülden gönüle aktarır. Bir olan, eşi dengi ve benzeri bulunmayan O Yüce Yaradan'a aynı heyecan ve imân doğrultusunda yönelip secde etmenin nasıl bir birliğe çağırdığı­nı ve bunu en doyurucu mânada Te1biye ile nasıl işlediğini gös­terir.

Gönüllerin Ve ideallerin birleşmesi, her şeyden önce güçlerin birleşmesini; Müslümanların dost ve yardımcısının yine Müslümanlar olduğunu; bunun için İslâm ülkeleri arasında düşünce, sanat, ti­caret, teknik ve ilim alış-verişinin kaçınılmaz bir ihtiyaç bulunduğu­nu vurgular.

İşte hacc ibâdeti, hayatın gayesini daha çok Allah'a kul olma dü­zeyinde noktalarken, olgunlaştırdığı insanlarla İslâm Ülkeleri ara­sında, kökü 1400 senelik bir derinliğe inen birleşme, anlaşma, güç birliği gibi yüksek amaçlan gerçekleştirir.

Hacc'ın bundan başka fert ve toplumun ahlâkı üzerinde olum­lu yönde te'şirleri oldukça büyüktür. Aslında bütün ibâdetler insanı günde birkaç defa söz ve davranışlarında ölçülü ve yararlı olmaya davet eder. Daha doğrusu bu asil duygu ve düşünceyi onun kalbin­de doğurur. Allah ve Peygamberi tarafından çizilmiş bir yolda ümit dolu bir gönülle yürüyüp ilerlemeyi ve adım adım ebedi mutluluğa kapı açmayı öğretir. Genç ve yaşlıya, fakir ve zengine, kadın ve er­keğe, bilgili ve bilgisize tek kelimeyle aklını kullanabilen, ruhunu ihtiyaç duyduğu ilâhî maarifle işleyip arındıran her insana günlük yaşamının bilançosunu hazırlamasını emreder.

Hacc ibâdeti bunun üstünde bir ölçü daha getirir : Binlerce peygamberin, velînin, kâmilin ve sâlihin yüzsürdüğü, göz yaşı döküp niyazda bulunduğu yüce bir makamda, yüzbinlerce mü'minle kay­naşıp din kardeşliğinin sınır ve ölçü kabul etmez tertemiz havası içinde kutsal Kâ'be'yi tavaf etmek. Arafat'ta toplanıp şeytanın bü­tün ümitlerini boşa çıkarmak kadar insanı olgunlaştıran, güzel ah­lâk sahibi yapan başka yol ve yöntem var mıdır?

Bu düşünce ve inançla hac görevini yerine getiren bir mü'minin sosyal yapımıza olan olumlu katkısını kim inkâr edebilir? Lüzumsuz harcamadan kaçınacağı, yalnız kendisi için değil, çevresi ve milleti için mesaisini kullanacağı muhakkaktır.

Günümüzde ibâdetin bunca feyizli, olumlu ve eğitilip yetiştirici havası dışında kalıp sadece para, kadın vg içkiyle gününü gün et­meye çalışan zavallı toplumun böylesine olgun ve yararlı insanlara ne kadar muhtaç bulunduğunu anlatmaya lüzum var mıdır? Bu kâ­mil insanlardır ki savaşlarda mallarını ve canlarım Allah için seve seve verirler. Bu faydalı kişileridir ki toplum yapışma yön ve kuvvet verip gerçek huzurun sağlanmasına kapı açarlar. Millî bünye ancak böyle kişilerle ayakta durabilir. Millet bu hayırhah insanlarla mut­luluğun havasını teneffüs etme imkânını bulabilir.

Hacc'ın Sözlük Anlamı :

Hacc, saygı gösterilmeye lâyık kutsal makamları ziyarette bu­lunmayı kasdetmektir.

Hacc'm Şer'î İstılah Anlamı :

Senenin belli ve belirli gününde Arafat'ta bir süre vakfe yap­mak ve sonra Kabe'yi belirtilen şekilde tavaf edip ziyareti yerine ge­tirmektir.

Hacc'ın Farziyeti Kitap, Sünnet ve İcma' ile Sabittir.[1] 

 

KİTAP:

 

«Beytullah'a yolbulabilen insanlara Allah için Orayı haccetmek

gereklidir.[2]

«Allah için hacc'i ve umreyi tamamlayınız.»[3]

 

SÜNNET:

 

«İslam, Allah'an başka ilâh olmadığına, Muhammed'in Allanın Resulü bulunduğuna şehadet etmen, namaz kılman, zekât vermen, haccetmen, umre yapman, cenabet olunca yıkanman, abdesti tasta­mam yerine getirmen ve ramazan orucunu tutmandir.»[4]

Resûlüllah A.S.) Efendimize soruldu :

— Hangi amel daha üstündür?

Cevap verdi :

—  Allah ve Peygamberine imân...

—  Ondan sonra?

—  Allah yolunda cihad...

—  Ondan sonra?

—  Şarlarına uygun helâl mal ile yerine getirilen hac...»[5]

«Allah katında amellerin en üstünü, içinde şek ve şüphe bulun­mayan imân, içinde hile ve hiyanet bulunmayan savaş ganimeti ve

— Şartlarına uygun helâl mal ile yerine getirilen hac...»[6]

«Kim cinsel yaklaşmada ve ona yol açan davranışlarda bulun­maksızın, ilâhî sınırları aşıp günah işlemeksizin haccederse, anası­nın onu doğurduğu gündeki gibi günahlarından (arınarak) döner.» (Ancak kul hakkı müstesna)...[7]

«Umreden umreye ikisi arasındaki günahlara keffarettir. Şart-laruıa uygun helâl mal ile yapılan haccm karşılığı ise ancak Cennet­tir.»[8]

Hacc, zayıf olan her mü'minin cihâdıdır.»[9]

 

HACCIN FARZ KILINDIĞI SENE :

 

Bu konuda farklı görüş ve tesbitler varsa da en sahih rivayet­lere göre hac hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. Nitekim Al-i îmrân Sûresi 97. âyetle haccm farz kılındığı ve bu âyetin belirtilen yılda indiği bilinmektedir.

Yapılan sahih rivayete göre, bu âyet indikten sonra Resûİüllah (A.S.) Efendimiz Ashabını toplayarak şu hutbeyi irâd etmiştir :

«Ey insanlar! Allah size haccı farz kıldı, artık bundan böyle hac­cedin.» Bunun üzerine bir adam sordu: «Her sene mi ya Resûlellah?!» Peygamber (A.S.) susup cevap vermedi. Adam aynı soruyu üç defa tekraladı. Resûİüllah (A.S.) Efendimiz : «Eğer ona cevap olarak evet deseydim, hac her sene farz olurdu ve siz de buna güç getire­mezdiniz.» buyurdu.»[10]

Hac farz kılınınca o yıl Resûİüllah (A.S.) Efendimiz gitmedi. Ebu-bekir Sıddîk'i (R.A.) Emirü'1-Hacc = Hac işlerini organize edip hac-ce giden mü'minlerin başında bulunma görevine tâyin etti. ikinci sene, yani hicretin 10. yılında ise Resûİüllah (A.S.) Efendimiz son haccmı yerine getirdi ki buna Veda' Haccı denilmiştir.

Haccm farziyeti Kitap, Sünnet ve tcmâ ile sabit olduğundan in­kârı küfürdür. Gitme imkânına sahip olan her Müslümana ömründe bir defa bu ibâdeti yerine getirmesi -farzı yerine getirme bakımın­dan- kâfidir. Birden fazla yapılan hac nafile yerine geçer.[11]

 

Şartlar Uygun Olunca Hemen Haccetmek :

 

Şartlar elverdiğinde hemen haccetmek gerekir. Çünkü şartların elverdiği yıl yapılmasının farz olduğu fukahanm çoğu tarafından kabul edilmiştir. En sahih olan tesbit te budur. Bu bakımdan gecik­tirilmesi mubah değildir.[12]

Şart ve imkânlar müsait olduğu sene haccetmeyip bir iki sene geciktirdikten sonra haccedenin de haccı tamam sayılır; ne var ki geciktirdiği için günah işlemiştir.[13]

İmam Muhammed'e, göre şartlar elverse bile hemen haccetmek vâcib değildir; geciktirilmesinde bir sakınca yoktur. Ancak hemen yerine getirilmesi daha iyi ve daha faziletlidir.[14]

 

Yaşlılık ve Hastalık Gibi Bir Sebebin Ortaya Çıkması Düşünüldüğünde :

 

Yaşlılık, hastalık, ölüm gibi hacce mâni* teşkil edecek bir sebe­bin ortaya çıkması muhtemel olmadığı zaman İmam Muhammed'in içtihadıyla amel edilebilir. Ama bunlardan biri düşünülüyor veya ihtimal dahilinde ise o takdirde İmam A'zam Ebû Hanîfe'nin içtiha­dıyla amel etmek gerekir. Yani şartlar elverdiği sene içinde haccet­mek vâcib olur.[15]

 

Ömrünün Sonuna Geciktirip Hacceden :

 

Kendisine farz olduğu halde geciktirip ömrünün sonuna doğru hacceden kimsenin günahkâr olup olmadığında farklı görüşler varsa da en sahih tesbite göre, isaet işlemiş olur, günahkâr sayılmaz. Ama gerektiği halde haccetmeyip geciktirir ve öylece ölürse, bilicmâ' gü­nahkâr sayılır.[16]

 

Haccın Vakti :

 

Hac ayları bilinen aylardır : Şevval, Zilkade ve Zilhicce'nin ilk on günüdür. Bu, icmalen Kur'ân'da tafsilen de Hadîste belirlenmiş­tir. Haccetmek üzere bu aylarda ihrama girilebilir. Bu ayların dışın­da ne farz, ne de nafile hac için ihrama girilmez. Umre için ihrama girmek bu kaidenin dışında kalır. [17]

 

Haccın Vücubunun Şartları :

 

1. İslâm...

Diğer ibâdetlerde olduğu gibi haccetmek için de kişinin müslü-man olması şarttır. Bu bakımdan Müslüman olmadan önce zengin iken İslâm'a girdiğinde fakir olan kimseye farz değildir. Çünkü zen­ginlik küfür devrine raslam aktadır. Ama İslâm'a girdikten sonra zengin olduğu halde hac farizasını yerine getirmez ve sonra da fa-kirleşirse, hac bir borç olarak üzerinde kalır.[18]

 

Haccettikten Sonra Dinden Çıkan Kimse :

 

Kendisine hac farz iken bunu yerine getirdikten sonra irtidad eden (dinden dönen) kimse bir süre sonra tekrar İslâm'a girerse, gü­cü ve imkânı elverdiği takdirde yeniden haccetmesi gerekir. [19]Çünkü hac ancak ömürde bir defa farz kılınmıştır. Dinden çıkan kimse geçen ömrünü heder etmiş, amelini boşa çıkarmıştır.

2. Akıl.

Müslüman olmanın yanısıra aklı başında olmak ta haccm vücu­bunun şartlarından biridir. O halde aklî dengesi yerinde olmayan Müslüman zenginlere hacc vâcib değildir. Bunaklar hakkında farklı görüş ortaya konmuştur. Aşırı derecede bir bunaklık değilse, sadece unutkanlık gibi bazı arazlar meydana gelmişse, haccetmesi gerekir. Ne dediğini bihniyecek duruma gelmişse, aklî dengesi yerinde olma­yan deliye kıyasla haccetmesi gerekmez.[20]

3. Ergenlik.

Buna fıkıh dilinde «bulûğ» denir. O halde ergen olmayan çocuk­lara haccetmek vâcib değildir. [21]Bununla beraber haccedecek olursa, bu farz hac yerine geçmez nâfüe sayılır. Ergen olduktan son­ra şartlar ve imkânlar elverirse haccetmesi gerekir.                 

Ergen olmadan önce ihrama girer, henüz Arafat'ta vakfe yap­madan ergenlik- çağma girer ve ilk giydiği ihramla vakfe ve tavaf-i ziyareti yaparsa, bu nafile hac sayılır. Ama ergen olduktan sonra Telbiye veya ihramı yeniler de öylece vakfe yaparsa, bu farz olan hac yerine geçer. îcmâ'm görüş ve tesbiti bu ölçüdedir.[22]

Bunun gibi deli kendine gelir, kâfir müslüman olur ve vakfe yapmak için ihrama girer veya telbiye getirirse, bu farz hac yerine geçer.[23]

Ergen olmayan çocuk, rnikatı ihrâmsız geçer ve Mekke'ye gelin­ce ihtilâm olur (ergenlik çağma girer) ve gusledip hac için ihrama girerse, yapacağı hac, farz hac olarak kabul edilir. Mikatı budurumda ihrâmsız geçtiğinden dolayı bir şey gerekmez. Çünkü henüz er­gen olmadan geçmiş bulunuyordu.[24]

4. Hürriyet.

Haccın vücubunun şartlarından biri de hür olmaktır. O halde kölelik kaydı altında bulunana, tutuklu olana, hürriyeti elinden alın­mış esirlere hac farz değildir. Çünkü vücubunun şartlarından biri gerçekleşmemiştir.

Efendisiyle birlikte hacceden kölenin bu haca-nafile sayılır. Hürriyetine kavuştuktan ve şartlar da elverdikten sonra haccetmesi gerekir. Esirlerin de durumu böyledir. Köle veya esir henüz hürri­yetine kavuşmadan efendisiyle birlikte hac için yola çıkar, ihram giymeden hürriyetine kavuşursa, o takdirde ihrama girip hacceder ve bu farz hac olarak kabul edilir. İhrama girdikten sonra hürriye­tine kavuşursa, ihramını yenilese bile bu farz hac yerine geçmez.[25]

5. Azık ve binek.

Haccetmenin vücubunun şartlarından biri de gidip gelinceye kadar hem kendisinin, hem evdeki çoluk çocuğunun azığının bulun­ması ve kendisini götürecek bir bineğinin mevcut olmasıdır. O halde yeterince azığı bulunmayan veya bineği olmayan kimsenin haccet­mesi gerekmez.[26]

 

Binek Kiralamak :

 

Farz haccı yerine getirmek isteyen kimsenin kendi bineği yoksa bunu başkasından -parası olduğu takdirde- kiralar. Kiralamaya gü­cü yetmediği takdirde vücub kalkar. Haccmı gücü yeteceği zamana geciktirir.

Hac îçin Başkasının Yapacağı Bağışı Kabul Etmek.

Bineği olmayan ve onu kiralıyacak imkânı bulunmayan kimse­ye başkası bu sebeple bağışta bulunursa, onu kabul etmesi gerekir mi? Müctehid imamlara göre, gerekmez, isterse kabul eder, isterse etmez.

Bağışta bulunan onun ana-babası veya başka bir yakını bile ol­sa, hüküm değişmez.[27]

Azık ve Bineğe Sahip Olmanın Açıklanması : Evinden, elbisesinden, hizmetçi ve ev eşyasından, çoluk çocuğu­nun nafakasından, borcundan ve benzeri ihtiyaçlardan arta kalan mal veya para kendisini Mekke'ye azık ve binek ölçüleri içinde götü­rüp getirecek kadar olmalıdır. Aksi halde haccın vücubunun şartı yerine gelmemiş olur.[28]

Kendisinin ve Çoluk Çocuğunun Nafaka Ölçüsü : Günün şartlarına göre ortalama bir nafaka dikkate alınır. Cim­rilik yapıp kısmaksızm, saçıp savurarak israfta bulunmaksızın ikisi arasında bir yol izlenir.[29]

 

Kişinin Çoluk Çocuğu Kimlerdir?

 

Fıkıh dilinde buna iyal denir. Türkçemizde «Hane Halkı, Ço-Luk-Çocuk gibi tabirlerle ifade edilmektedir. Kendisine nafakası gereken kişiler bu tabirin kapsamına girer.[30]

 

Mekke Ve Civarında Oturanlar İçin Binek Şart Mı?

 

Mekke'ye üç günlük veya daha az bir mesafede bulunan müs-lümanlara -yürümeye kudretleri yettiği takdirde- haccetmek farz­dır. Ancak kendilerine ve çoluk çocuğuna yetecek kadar azık teda­rik etmiş olmalıdırlar. Aksi halde vücub kalkar.[31] Yaya yürüme­ye kudreti yetmiyenler hakkında da haccetmek vâcib değildir.    Üç günlük mesafeden daha uzaklarda oturanlar için -yukarıda belirtil­diği gibi- gidip dönünceye kadar hem azık hem binek şarttır. Yürüyerek Mekke'ye Gidip Hacceden Fakir : Fakir bir mü'min yürüyerek Mekke'ye kadar gider ve farz olan haccı yerine getirip evine   döndükten sonra zengin olursa,   yeniden haccetmesi gerekmez.[32]

 

Bekâr Olup Haccedecek Kadar Malı Bulunan Kimse .

 

Bekâr bir adam evlenmek için mal ya da para biriktirmiş ve bu para ile haccetme imkânı da doğmuşsa, ne yapar? Evlenir mi, yok­sa hacce mi gider? Evlenmek sünnet, hac farz olduğundan   mevcut para veya mal ile haccetmesi gerekir. Ancak biriktirdiği mal ve pa­ra henüz hac ayları girmeden evlenmek konusunda harcanırsa, bir şey lâzım gelmez. Çünkü hacce yetecek kadar mal ve paranın hac aylarında mevcut olması gerekir. Ondan önce harcanırsa, kişi hem günahkâr olmaz, hem de haccı geciktirmiş sayılmaz.[33]

 

Oturduğu Ev Ve Yanındaki Hizmetçi :

 

Bunlar asıl ihtiyaç kapsamına girdiğinden, kişi zengin sayılmaz ve bu sebeple de hac kendisine vâcib olmaz. Ama oturduğu evden başka evi bulunursa, o takdirde onu satıp haccetmesi gerekir. Hiz­met hususunda kullanmadığı hizmetçi de böyledir. Yani yanındaki hizmetçiyi kullanmıyorsa, o takdirde onu satıp haccetmesi vâcib olur.[34]

Ancak oturduğu evden başka evin kirasıyla geçiniliyorsa, o tak­dirde aileyi perişan etmemek için satmaması daha uygun olur.[35]

 

Kira İle Oturan Kimseye Hac Gerekir Mi?

 

Diğer asıl ihtiyaçlarından fazla mal veya parası olur, gidip ge­linceye kadar hem kendisinin, hem kendisine nafakası gereken kişi­lerin azığını, ev kirasını karşılıyacak güçte bulunursa, haccetmesi gerekir. Elindeki parayı başka bir yere harcarsa günahkâr olur.[36]

 

Lüzumundan Fazla Elbisesi Bulunan Kimseye Haccetmek Gerekir Mi?

 

Elinde mevcut parası bulunmadığı halde evinde lüzumundan fazla giyim ve diğer eşya bulunur, satıldığı takdirde haccetme imkâ­nını doğurursa, o takdirde fazla eşya ve elbiseyi satıp haccetmesi gerekir.

îslâm burada hem tutumlu olmayı, hem gereğinden fazla ev eş­yası ve giyim emtiası bulundurmamayı amaçlıyor.[37]

 

Oturduğu Evin Bir Kısmı Kendisine Yetiyorsa Geri Kalan Kısmını Satması Gerekir Mi?

 

Haccetmek için mal ve parası bulunmadığı halde oturduğu ev büyükçe olur da bir kısmı kendisine yetecek durumda ise,   fazlasını haccetmek için satması gerekmez. Çünkü evin genişliği kişinin mes'-ut ve huzurlu olmasının alâmetlerinden biridir. Hem ileride bir ta­kım ihtiyaçlar doğabilir de evin tamamını kullanması gerekebilir.[38]

Bunun gibi oturduğu büyükçe evi satıp yetecek kadar bir başka ev satın aldığı takdirde arta kalan para ile haccetmesi mümkün du­ruma gelen kimsenin, yine haccetmek için böyle bir yola girmesi ge­rekmez.[39]

Oturduğu ev çok kıymetli olur da onu satıp elde edeceği büyük bir meblağ ile hem haccetmesi, hem çoluk çocuğunu geçindirmesi mümkün hale gelse bile, evini bunun için satması gerekmez. Bunda fukahamn görüş birliği var.[40]

 

Kıymetli Kitapları Bu Konuda Satmak Gerekir Mi?

 

İlim adamının kütüphanesinde devamlı müracaat edeceği ki­taplar ne kadar çok olursa olsun, kıymetleri -para bakımından- ne kadar değer taşırsa taşısın, haccetmek için satılması gerekmez. An­cak bu anlam ve ölçüdeki kitaplar bir cahilin evinde bulunursa, kıy­meti de onu hacce götürüp getirecek kadarsa, o takdirde satıp git­mesi gerekir.[41]

Din, dünya ve âhirete yaramıyan kitapların satılması ve hac ibâdetine sarfedilmesi gerekir. Çünkü Resûlüllah (A.S.) Efendimiz fayda vermiyen bilgiden Allah'a sığınmıştır.[42]

 

Hac  Konusunda Tüccarın Ana Sermayesi :

 

Geçimini sadece ticaretle sağlayan bir tacir ana sermayesini haccetmek üzere sarfettiği takdirde ticarî işlerinin aksayacağı, bu yüzden borca ve sıkıntıya düşeceği biliniyorsa, o takdirde haccetme­si gerekmez. Ancak ana sermayenin dışında elinde haccedecek ka­dar bir meblağ birikmişse, haccetmesi gerekir. Çünkü fazla kısmı harcaması ticarî işlerini aksatmaz.[43]

 

Sanatkârın Hacc Etmesindeki Ölçü :

 

Geçimini tezgahının başında sanatıyla sağlayan kimsenin sanatını sürdürebilmesi için âlet ve -edavatı varsa, gidip gelinceye kadar kendisinin ve çoluk çocuğunun nafakasını karşılıyacak, asıl ihtiyaç­larını giderecek kadar para biriktirmişse, o takdirde haccetmesi ge­rekir. Elindeki para ancak sanatını sürdürmesine yetiyor, sermaye­siz yürütmesi mümkün olmuyorsa, o takdirde ana sermayesini mu­hafaza etmesi gerekir. Hacce gitmesi vâcib değildir.[44]

 

Çiftçi Ve Ziraatçinin Hacc Etmesindeki Ölçü :

 

Çiftçilik veya ziraatçılıkla uğraşan ve geçimini bu yoldan kaza­nan kimsenin tarla ve bahçesini sürüp ekecek imkânlarının dışında elinde birikmiş parası veya malı varsa, haccetmesi gerekir. Ama elin­deki parayı hac için sarfettiğinde tohum, âlet ve benzeri araç gereç­leri alamıyacak duruma düşerse, veya çoluk çocuğunun nafakasını karşıhyamıyacak bir sonuca varırsa, o takdirde haccetmesi gerek­mez.[45]

6. Haccın Farz Olduğunu Bilmek.

İslâm ülkesinde yaşayan bir kimsenin haccın farz olup olmadı­ğını bilmesi üzerinde durulmaz. Çünkü sözü edilen ülkelerde yaşa­yanların islâm'ın şartlarını bilmesi gerekir. O halde onlar için bil­memek bir mazeret sayılmaz. Hattâ İslâm ülkelerinde yaşayan gayr-i müslimlerden biri Müslüman olduğu takdirde, onun da bilmemesi bir mazeret değildir. Şartlar elverdiği takdirde haccetmeleri gere­kir.

Gayr-i Müslim ülkelerde, fıkhı tabirle Darü'l-Harp'te İslâm ülkesinden göçederek yaşayan Müslümanlar için de hüküm böyledir. Ora halkı olup sonradan İslâm'a girenlere gelince : Onlara haccın farz olduğunu iki erkek veya bir erkekle iki kadın haber verirse, şartlar da elverdiği takdirde haccetmeleri gerekir. Bu yolda haber veren çıkmadığı takdirde, haccın farz kılındığına bilgisiz kaldıkları için -öğreninceye kadar- bu vecibe üzerlerinden kalkar.[46]

Dar-i Harpte İslama giren kimseye haccın farz olduğunu haber veren iki erkek veya bir erkekle iki kadının âdil olmaları veya bu durumlarının örtülü bulunması gerekir. Bu, İmam Ebû Hanîfe'ye gö­redir. Bazı rivayetlerde onlardan birinin âdil olması da yeter. îmameyn'e göre âdil, buluğ ve hürriyet şart değildir. îmameyn'm görü­şünde kolaylık vardır.[47]

7. Bedenin hastalık ve sakatlıktan salim olması.

Haccın vücubmiun şartlarından biri de bedenin hastalık ve bir takım a'razdan salim olmasıdır. O halde yürüyemiyen, pirifâni olan, felçli, ayakları kesik kimselere hac vâcib değildir. Bunlar azık ve bi­nek de bulabilseler başkasını kendi yerlerine hacce göndermekle yü­kümlü bulunmuyorlar. Ölüm hastalığına yakalandıklarında da ken­dilerine bedel haccettirilmesini vasiyyet etmelerine gerek yoktur. Bu­nun gibi hayvan üzerinde duramıyacak kadar yaşlı veya hasta olan­lara da vâcib değildir.[48]

Bu hem mezhebin zahiri, hem de îmam Ebû Hanîfe'den yapılan rivayetin özetidir. îmameyn'den zahir olan rivayete göre ise, sözü edilen kimselere de haccetmek vâcibdir. Acizlikleri devam ettiği tak­dirde başkasını kendi yerlerine vekil olarak göndermeleri gerekir. Vekil gönderdikten sonra sıhhatlarına kavuşur, gidecek güce erişir­lerse, o takdirde haccı iade etmeleri gerekir. Tuhfe sahibi bu görüşü ihtiyar etmiştir. İsbicabî de bunu beğenmiş, Fethü'l-Kadîr Sahibi de bu görüşü takviye etmiştir.[49]

Ne var ki imam Ebu Hanîfe'nin bu husustaki görüş ve içtihadın­da ümmet için kolaylık vardır.

Tutuklu bulunan ile hükümdarın bu konudaki yasağından kor­kan kimsenin de durumu böyledir. îmam Ebû Hanîfe'ye göre, bun­ların kendi yerlerine vekil göndermesi gerekmez. Fetva da buna gö­redir.[50]

 

A'manın Haccetmesi :

 

îki gözü kör olan kimsenin şartlar elverdiği takdirde haccetme­si gerekir mi? Kendisini yedecek bir kimse bulabilirse gitmesi vâcib olur. Bulamadığı takdirde bekler. Bu hususta imamların görüş bir­liği var.. Yedecek kimse bulamadığı takdirde yerine başkasını vekil göndermesi gerekir mi? Bu hususta imamların görüş ve ictihadları farklıdır : îmam Ebû Hanîfe'ye göre gerekmez. îmameyn'e göre, ge­rekir.[51]

 

Sağlıklı İken  Şartlar Elverdiği Halde Haccetmiyen :

 

Sağlıklı iken şartlar elverdiği halde haccetmiyen kimse sonrala­rı iyice yaşlanır da hayvan üzerinde duramıyacak olur veya felç ve benzeri kötü bir hastalığa yakalanırsa, o takdirde yerine bir vekil göndermesi gerekir. Bunda imamların ittifakı vardır.[52]

Yaşlı ya da felçli olmasına rağmen külfete katlanarak haccettik­ten sonra iyileşirse, yeniden haccetmesi gerekmez. İlk yaptığı hac, farzın yerine getirilmesini sağlamıştır.[53]

8. Yolun emniyette olması.

Haccm vücubunun şartlarından biride yolun emniyette olma­sıdır. Mal ve can tehlikesi sözkonusu olduğu takdirde, gitmek vâcib değildir. Güven sağlanıncaya kadar beklemek gerekir. Ancak genel­likle yolun emniyette olduğu biliniyor, az bir ihtimalle de olsa tehli­ke seziliyorsa, bu ihtimal dikkate alınmaz. Haccetmek gerekir.[54]

9. Kadının Yanında Mahreminin Bulunması.

Hanefî imamlarına göre, kadının bulunduğu memleket ile Mek­ke arası üç konak veya daha fazla bir mesafede olursa, o takdirde beraberinde mahreminin bulunması şarttır. Aksi halde haccetmesi gerekmez. [55]Aradaki mesafe belirtilenden az olursa o takdirde mahremsiz haccetmesi caizdir.[56]

Mahremden maksad, kadının kocası veya kendisine nikâhı ebe­diyen haram olan yakınlarıdır.

Mahremin güvenilir, âkil, baliğ olması şarttır. Hür veya köle, kâfir ya da Müslüman olması şart değildir.[57]

Ateşperest bir mahrem, kadınla nikâhlanmasmm mubah oldu­ğunu sanıyorsa, o takdirde kadınla birlikte yola çıkması caiz değildir. Ergenlik çağma yaklaşan çocuk ergen mahrem gibidir.   Kadının kölesi mahremi sayılmaz.[58]

 

Mahremin Nafakası Kadına Aittir :

 

Kadınla beraber hac yolculuğuna çıkan mahremi sırf ona arka­daş olmak üzere çıkmışsa, onun azığı.ve bineği kadına aittir. [59]

 

Kendisine Hac Farz Olan Kadının Haccetmesine Kocası Müsaade Etmezse :

 

Hac Allah'ın farz kıldığı bir ibâdettir. Farz ibâdetleri yerine ge­tirmekte kimseden izin almaya gerek yoktur. Aynı zamanda kimse­nin de buna engel olmasına cevaz verilmemiştir. O halde şartlar el­verdiği takdirde kadm yanında mahremi bulunursa -kocası müsaa­de etsin etmesin- hacce gider; yani gitmesi vâcib olur. Ancak nafile haccetmek istediğinde kocasının müsaadesini alması gerekir.[60]

 

Mahremi Bulunmadığı Takdirde Haccetmek İçin Kadının Evlenmesi Caiz Midir?

 

Bu konu bazı fırsatçılar tarafından devamlı istismar edilmiş ve birçok kadınlar bu yüzden tuzağa düşürülmüştür. İslâm Dininin ge­cesi ve gündüzü kadar aydınlıktır, yani dinimizde kapalı kalan, bi­linmedik bir husus yoktur. Önce şunu belirtelim ki, muvakkat nikâh kesinlikle haramdır. Haccetmek için belli bir süre bir erkekle kadı­nın nikâhlanmasma hiçbir müctehid imam cevaz vermemiştir. An­cak kadın dul olur da cidden biriyle evlenmek ister, o da hayat bo­yunca o kadınla yaşamayı düşünerek evlenirlerse, tabii bunda bir sakınca yoktur.

Yine haccetmek ve sonra da evliliği sürdürmek için kadının ev­lenmesi vâcib değildir. Ancak böyle bir durum ortaya çıkarsa, arzu ettiği takdirde devam edecek bir evliliğe evet diyebilir.[61]

 

Mahrem Konusunda Diğer Mezheplerin İçtihadı :

 

İmam Şafiî'ye göre, kadının yanında mahremi bulunmadığı tak­dirde güvenilir iki üç kadının bulunması, haccm vücubunun şartı için yeterdir. Yani yanında güvenilir iki ya da fazla kadın bulunan bir kadm yanında mahremi bulunmasa bile haccetmesi gerekir.[62]

Yol güven altında bulunduğu, mal ve can emniyeti sağlandığı takdirde yanında güvenilir bir kadınla gidebileceği gibi, yalnız ba­şına da gidebilir. Nafile hac için ise, ancak mahremiyle gidebilir.[63]

İmam Mâlik'e göre : Yanında mahremi bulunmadığı takdirde güvenilir kadın arkadaşlarının bulunması yeter. Yani yanında güve­nilir kadın arkadaşları bulunduğu takdirde mahremi olmayan bir kadının haccetmesi vâcibdir. Böyle arkadaşlar da bulunmadığı tak-idirde haccetmesi vâcib değildir.[64]

Bu konuda muhtelif rivayetler vardır. Hepsini buraya nakletme­yi gerekli görmedik. Ancak İmam Şafiî ile İmam Mâlik sözü edilen mesele hakkında ictihad ederken Hz. Ömer'in tertiplediği son haccı delil olarak almışlardır. Sahih rivayete göre, Ezvac-i Tahirattan bir kısmı Hazret-i Ömer'den izin alarak mahremsiz bir vaziyette hacce gittiler. Hz. Ömer giden kafilenin başında bulunmak üzere Osman bin Affan ile Abdurrahman bin Avf i görevlendirmişti. Yolda ara sı­ra Hz. Osman kafileye şöyle sesleniyordu : «Haberiniz olsun, dikkatti olun! Peygamber fA.S.) Efendimizin zevcelerine doğru pek yaklaş­mayın, onlara bakmayın!.» Rivayete göre, Ezvac-i Tahiret deve üze­rinde hevdeç içinde bulunuyorlardı.[65] Bu hususla ilgili hadîsin ise Hac dışındaki seferle alâkalı, olduğunu söylemişlerdir:

Fazla bilgi edinmek ve nakledilen hadislerin sened ve ricali hak­kındaki araştırmaları görmek isteyenlerin Zeylaî'nin Nasbu'r-Ra-Ye adlı kıymetli eserinin cilt3, sahife 11, 12'ye müracaat etmelerini tavsiye ederiz.

Şunu da ilâve edelim ki, bir şehir ya da kasabada sözü edilen üç mezhebe bağlı kadınlar bulunduğunda, yanlarında mahremleri yok­sa, güvenilir kadınların arkadaşlık etmesi mümkünse müfti, Hane­fi mezhebine bağlı bulunan kadına bu konuda fetva verebilir.[66]

 

Yolun Emniyette, Bedenin Selâmette Olması Haccm Vücubunun Şartı Mıdır?

 

Yolun emniyette, bedenin sıhhat ve selâmette   olması, kadının yanında mahreminin bulunması, haccm vücubunun şartı mıdır, yok­sa edasının şartı mıdır? Bu hususta fukahanm görüşleri farklıdır : Bazısına göre vücubunun, diğer bazısına göre edasının şartıdır. İkin­cilerin görüş ve içtihadı daha sahih kabul edilmiştir.

Sözü edilen bu meselede görüş ayrılığının semeresi şu husustada kendini belli eder. Birincilerin görüşüne göre, haccetmeden önce ölüm hastalığına yakalanırsa, kendisine bedel haccetirilmesi için va-siyyette bulunması gerekmez. İkincilerin görüşüne göre, gerekir.[67]

10. Kadının iddet ve Cşer'î bekleme süresi) içinde bulunmaması.

Ya kocasının ölümünden ya da boşanmasından dolayı şer'î bek­leme süresi dolmadan bir kadının hacce gitmesi caiz değildir. Ölüm iddeti dört ay on gündür. Boşanma iddeti üç ayhali görmektir. Ayha-linden kesilen kadınlar hakkında üç ay itibar edilmiştir.

Nikâh akdi yapıldıktan sonra kocası cinsel yaklaşmada bulun­duktan veya halvet-i sahiha meydana geldikten sonra karısını ister bâin ister reci talakla boşamış olsun, o kadına şer'î bekleme süresi olan iddet gerekir.

Ancak fasit bir nikâhla nikahlanan çifti hâkim birbirinden ayı­rır ve adam da cinsel yaklaşmada bulunmamışsa, o takdirde kadı­na iddet gerekmez.

Ayrıca kadınlardan dört tanesi için hiçbir iddet yoktur :

1. Kendisiyle cinsel yaklaşmada   bulunulmadan   ve sahih   bir halvet meydana gelmeden boşanan kadın.

2. Kocasını Dar-i Harpte terkedip eman dileyerek İslâm ülke­sine iltica eden harbiyye kadın.

3. Bir akidle nikahlanan iki kız kardeşin nikâhları feshedildi-' ğinde.

4. Dörtten   fazla nikahlanan   kadının nikâhı   feshedildiğinde.[68]

 

Hac Yolculuğunda. Kendisine İddet Gereken Kadın Ne Yapmalıdır?

 

Hac yolculuğu sırasında kocasının öldüğü veya kendisini boşadiğı haberini alan kadın bu durum da ne yapmalıdır? Haberi alınca bulunduğu yerle Mekke arasında üç konak 118 saatlik) ya da daha fazla bir mesafe bulunuyorsa, iddeti sona ermedikçe oradan ayrıl­ması caiz değildir.[69] Ama üç konaktan daha az bir mesafede bu lunuyorsa, o takdirde bulunduğu yerden ayrılmasında bir sakınca görülmemiştir.[70]

 

Vücubun Şartlarından Sayılan Azık, Binek Ve Benzeri Şeyler Ne Zaman Mevcut Olursa Hacetmek Gerekir?

 

Haccın vücubunun şartlarından olan azık, binek ve diğer şeyle­rin belde halkından hacce gidenlerin hareket edecekleri günler için­de mevcud olması itibar edilir. Bu da ancak hac aylarıyla bağlantılı­dır. Yani belde halkı hac aylarının herhangi bir gününde hareket edebilir. Bu bakımdan fukahanm çoğu sözü edilen şartların hareket günleriyle değil hac aylarıyla itibar edilmesini ön görmüşlerdir. Sa­hih olan da budur.

O halde hac aylarından önce haccedecek kadar parası, azığı, bi­leği ve çoluk çocuğunun asıl ihtiyaçları mevcut iken hac aylarına tekaddimı eden günlerde bu imkânlar ortadan kalkarsa, o takdirde haccetmek vâcib olmaz. Ama sözü edilen hac aylarında elindeki im­kânları başka bir şeye sarfetmesi doğru olmaz. Aksi halde günah-k*âr olur; kendisine gereken farz hac borç olarak üzerinde kalır.[71]

 

Haccın Edasının Sıhhatinin Şartlan :

 

Haccm edasının (yani yerine getirilmesinin) sıhhatinin şartları ise üçtür :

1. Mikatta veya henüz mikata varmadan ihrama girip niyet ge­tirmek.

2. Belli yerleri belli ve belirli zamanlarda ziyaret etmek.[72]

Belli yerden maksad : Arafat ile Kâ'be'dir. İhrama giren bir kim­se Arafat'a çıkıp vakfe yapmadığı, Kâ'be'yi tavaf etmediği takdirde haccı yerine getirmiş sayılmaz.

Belli ve belirli zamandan maksad : Arafat'taki vakfe zamanıdır. Bu, Arafe günü zeval vaktinden bayramın birinci günü fecir doğuncaya kadar devam eder. Bu süre içinde Arafat'a çıkıp vakfe eden farzı yerine getirmiş olur. Aksi halde haccı kabaya kalır. Kâ'be'yi tavaf zamanı ise ömür boyunca devam eder. Ancak bayramın ilk üç günü içinde tavaf yapmak vâcibdir; tavafın kendisi ise farzdır.[73]

 

Haccın Rükünleri :

 

Rükünden maksad, onsuz başlanılan ibâdet gerçekleşmez. Hac­cın rükünleri ikidir : Arafat'ta vakfe, Kâbe-i Muazzama'yı tavaf... Ne var ki vakfe ziyaretten daha kuvvetli bir rükündür. [74]Bu bakım­dan hacı henüz tavaf yapmadan önce karısıyla cinsel yaklaşmada bulunursa haccı fasit olur. Bunda icmâ' vardır. Ama ziyaret tavafını yapmadan cinsel yaklaşmada bulunursa haccı fasit (hükümsüz) ol­maz. Sadece günahkâr olur, bir kan akıtması gerekir.[75]

İleride bu husus yeterince açıklanacaktır.[76]  

 

Haccın Vâcibleri :

 

Genel anlamda haccın vâcibleri beştir.

1. Safa ile Merve arasında sa'yetmek,

2. Müzdelifede vakfede bulunmak, et.

3. Cemrelere taş atmak,

4. Tıraş olmak veya saçları kırkıp kısaltmak,     

5. Tavaf-ı sadırde bulunmak, yani veda tavafı yapmak.[77]

Yeri gelince sözü edilen vacibler yeterince açıklancaktır.[78]

 

Haccın Sünnetleri :

 

a) Kudüm tavafı,  (Mekke'ye ayak basıldığında Kâ'be'yi tavaf etmek).

b) Farz olan tavafı yaparken ilk üç şavtmda erkeklerin remel yapması, yani kısa adımlarla çalımlı yürümesi.

c) Safa ile Merve arasında sa'yederken iki yeşil mü arasını hız­lı adımlarla, hafif koşarak geçmek.

d) Bayram günlerinin gecesi Minâ'da gecelemek.

e) Zilhicce'nin dokuzuncu günü Minâ'dan Arafat'a güneş doğ-Luktan sonra hareket etmek.

f) Müzdelife'den Minâ'ya ise güneş doğmadan önce hareket et-nek.[79]

g) Arafat'tan Müzdelife'ye inildiğinde geceyi orada geçirmek.

h) Cemrelere taş atarken cemreler    arasındaki tertibe riayet etmek.[80]

Belirtilen sünnetleri de az ileride yeterince açıklıyacağız.[81]      

 

Haccın Âdabı :

 

1. Haccetmek isteyen kimsenin her şeyden önce kullara olan borçlarını ödemesi,

2. Daha önce hacce gidip gelenlerden yol, azık ve menasik hak­kında yeterli   bilgi edinmeye çalışması,

3. Bu konuda istiharede bulunması,

4. Haksızlıkta bulunduğu, küsü tuttuğu kimselerle helallaşmayi "ihmal etmemesi, üzerindeki hakları biran önce ödemesi, emaneti sahibine teslim etmesi, [82]

5. Kazaya kalmış namaz ve oruçları imkân nisbetinde kaza et­mesi, bunları vaktinde yerine getiremediğinden dolayı üzüntü duyup pişmanlık hissetmesi,

6. Günah ve kusurlardan dolayı tevbe ve istiğfarda bulunması, bir daha yapmamaya azmetmesi,[83]

7. Görsünler, duygunlar gibi söz ve davranışlardan kaçınması, tek kelimeyle riyadan ve sum'adan uzak kalması,

8. Hacce gidiyorum diye   böbürlenmemesi, başkasına   tepeden bakmaması ve kendinde bir üstünlük duygusunun uyanmasına im­kân vermemesi,

9. Helâl bir para, temiz ve helâl bir azık hazırlamakta çok ti­tizlik göstermesi, haram ve şüpheli bir para ile yola çıkmaması.[84]

10. Hac için biriktirdiği ya da ayırdığı parada haram şüphesi hissediyorsa, o parayı bırakıp elindeki helâl bir malı satarak hazır­lık yapması.[85]

11. Unuttuğunda kendisine hatırlatacak, sıkıldığında kendisine sabr-u metaneti tavsiye edecek, âciz ve muhtaç duruma düştüğünde kendisine yardım edecek sâlih bir arkadaş seçmesi,

Bu arkadaşın akrabadan ziyade yabancı olması daha elverir.[86]

12. Çoluk çocuğuna gönül rahatlığı içinde yeterince nafaka bı­rakması ve böyle bir kalb huzuru içinde yola çıkması,

13. Yol boyunca Allah'tan korkup günahlardan kaçınması, sık sık Allah'ı anıp kalbini ve dilini zikrullah ile meşgul bulundurması,

14. Yolculuk devam ettiği sürece kimseye kıznıamaya çalışma­sı, herkese güler yüz, tatlı dil ile davranması,

15. Arkadaşlarından ya da başkasından    gelen eza ve cefaya sabredip karşılık vermemesi,

16. Ağır başlı olmayı şiar edinmesi, lüzumsuz söz ve davranış­lardan kaçınması, başkasını alaya alıp güldürücü hikâye ve fıkrala­ra iltifat etmemesi,[87]

17. Bineğine tahammülünden fazla yük yüklememesi, hayva­nın yorulduğunu hissettiğinde dinlendirmesi,[88]Vakti gelince ye­mini noksansız vermesi,

18. Yolculuk günlerinde ve Mukaddes topraklara varıldığında ticaretle fazla meşgul bulunmaması, boş vakitlerini daha çok ibâdet, zikir, dua ve istiğfarla, Allah Kelâmı okuyarak değerlendirmesi,

Ancak hac yolculuğunda da Mukaddes topraklarda da ticaretle uğraşmak, ahm-satımda bulunmak haccm sevabını noksanlaştır-maz.[89]

19. Mümkünse hacc için perşembe günü yola çıkmayı sağlaması.[90]

Çünkü Resûlüllah CA.S.) Efendimizin perşembe günü yola çık­tığı bilinmektedir. Bu mümkün olmadığı takdirde pazartesi günü sa­bahleyin çıkmaya çalışması uygun olur.

20. Yola çıkarken çoluk çocuğuna, dost ve yakınlarına veda' et­mesi, Allaha ısmarladık demesi, fırsat buldukça onlarla helâllaşması, dualarını taleb etmesi.[91]

21. Evinden ayrılırken artık dünyadan    temelli    aynlırcasma bir hava içine girmesi,

22. Hareket etmeden Allah  (C.C.) rızası için iki rek'at namaz kılması, evine dönerken de yine iki rek'at namaz kılıp öylece iştirahate geçmesi.

23. İki rek'at namazdan sonra şu duayı okuması : «Allahım! Se­nin yardımınla hareket edip açılıyorum. Sana yöneliyorum ve ancak sana dayanıp sığınıyorum, sana dayanıp güveniyorum. Allahım! be­nim aydınlığım sensin, umudum da sensin. Önemli olan ve olmayan hususlarda bana sen yeterli ol; bende bildiğin şeylerde de bana sen yetersin.    Komşuluğun aziz ve şereflidir;   senden başka hiçbir ilâh yoktur. Allahım! bana azık olarak takvayı nasib eyle, günahlarımı bağışla, yüzümü hayre döndür, nereye yönelirsem   yöneleyim beni İyiliğe doğru çevir.   Allahım! yolculuğun şiddet   ve meşakkatinden, sarsıntı ve inkılabını üzüntü ve kederinden,   çokluk   ve genişlikten sonra darlık ve noksanlıktan sana sığınırım. Malıma ve çoluk çocu­ğuma yönelecek kötü nazardan da sana sığınırım...»

24. Evinden çıkınca da şu duada bulunması :

«Allah'ın ismiyle yola çıkıyorum. Kötülüklerden kaçıp kurtulma­ya, iyilik ve ibâdetleri yerine getirmeye hiçbir güç ve kuvvetimiz yoktur, ancak Allah ile vardır; O çok yücedir ve çok küyüktür. Al­lah'a güvenip dayandım... Allahım hoşnud olacağın ve sevip beğene­ceğin şeylere beni muvaffak eyle. Beni, senin yüce dergahından ko­vulmuş şeytandan muhafaza buyur...»

25. Duadan sonra Ayet-i Kürsî'yi, îhlâs ve Muavvezeteyn sure­lerini birer kere okuması,[92]

26. Mesafe yakın ise yaya olarak yola çıkması, mesafe uzaksa bir binek tedarik etmesi daha uygundur.[93]

At, deve, katır bulunduğu halde eşeğe binip yola çıkmanın mek­ruh olduğunu söyleyenler olmuştur. Uzun yolculuğa deve daha da­yanıklı olduğundan onunla çıkmak daha iyidir. [94]Günümüzde seri vasıtalar hepsine tercih edilmelidir.

27. Hac için bineğine bindiğinde şöyle duâ etmesi :

«Allanın ismiyle biniyorum. Bizi İslâm'a eriştiren Allah'a hamd-olsun, bize Kur'ân'ı Öğreten Rabbimize bütün övgüler olsun... Mu-hammed (A.S.) ile bize minnette bulunan Allahımıza sonsuz hamd-u senalar olsun!. Bizi insanlar arasından hayırlı bir ümmet olarak se­çip çıkaran ve beni o ümmetten eyleyen Allah'a sonsuz hamd olsun... O, âlemlerin Rabbidir.»

28. Hacıların önce Mekke'ye gidip hac nıenasikini yerine getir-diken sonra Medine'ye gitmeleri afdaldır. Ama nafile haclarda   ise önce Medine'ye gitmekte bir beis görülmemiştir. Yani Mekke ve Me­dine'den herhangi birine önce gidilebilir. Farz hacde ise önce Mek­ke'ye gitmenin daha faziletli olduğu kabul edilmiştir. Bununla bera­ber önce Medine'ye gitmek te caizdir.[95]

 

Haccın Mahzurları :

 

Hac ibâdeti yerine getirilirken haram ve sakıncalı olan bazı ya­saklar vardır ki bunlara herhalde riâyet etmek gerekir. Haccın mah­zurları genellikle iki yönde toplanır : Biri şahsın kendi nefsinde işle­dikleri; diğeri başkasında işledikleri... Cinsel yaklaşmada bulunmak, tıraş olmak, tırnaklan kesmek, güzel koku sürünmek, başı örtmek, yüzü örtmek ve dikişli elbise giymek birinci kısma giren mahzur­lardandır. Hil ve haramde av avlamak, Harem ağaçlarını kesmek ikine; kısma giren mahzurlardandır.[96]

Mahzurlarla ilgili bazı meseleler :

Ana-baba hizmete muhtaç bulundukları, kendilerine hizmet edecek başka kimseleri bulunmadığı takdirde   evlâdın   hacce   gitinesi mekruhtur. Ana baba hayatta olmayıp dede ve nene hayatta iseler, onlar da hizmette muhtaç durumda iseler, aynı hükme dahildirler.[97]

Çoluk çocuğunun nafakasını te'min etmeden hacce gitmek te mekruhtur.[98]

Yollar güven içinde değilse, deniz yolculuğu yapıldığı takdirde pek emniyetli bir vapur yoksa, ana-baba evlâdını hacce gitmekten alıkoyabilir. Bu gibi mahzurlar yoksa, Allah'ın farz kıldığı ibâdet el-betteki yerine getirilir. Nafile hacce ana-baba müsaade etmediği tak­dirde gitmek mekruhtur. Çünkü nafile ibâdettense ana babaya itaat evlâdır.[99]

 

MÎKATLAR:

 

Farz olsun nafile olsun hacce gidilirken dinen belirlenmiş sınırı ihrâmsız geçmek caiz değildir. Buna fıkıh dilinde Mîkat denir. Ceb-râ'ü'in işareti üzerine Resûlüllah (A.S.) Efendimiz Mekke'nin çevre­sinde beş mîkat belirlemiştir. Medine'den veya Medine üzerinden gelenler için zulhuleyfe denilen yer; Irak'tan veya Irak üzerin­den gelenler için zat-î ırk denilen yer; Şam'dan veya Şam üzerin­den gelenler için cuhfe denilen yer; Necd tarafından veya o yol üzerinden gelenler için karn denilen yer; Yemen'den veya Yemen üzerinden gelenler için Yelemlem denilen yer mikattır. Haccetmek isteyen mü'minler hangi taraftan geliyorsa, ora için belirlenen mî-katagelince ihrama girip öylece geçer.[100]

Mîkata gelinmeden önce de İhrâm'a girmek caizdir. Nitekim Uçak ile yolculuk yapanların daha önce ihrama girmesi tavsiye edi­lir. Çünkü farkına varılmadan bir anda mîkat geçilmiş olabilir. An­cak normal bir vasıta ile yolculuk yapılırken ihrâmh iken yasakla­nan şeylere dikkat edemiyeceğinden endişe duyanların mikat'a ge­lince ihrama girmeleri daha uygun olur. Böyle bir endişe yoksa, da­ha önce ihrama girebilir.[101]

 

Bir Mîkat'ı İhrâmsız Geçen Kimsenin Önünde İkinci Mîkat Bulunduğu Takdirde Ne Yapar?

 

Yolun üzerinde iki mikat bulunduğunda birinci mîkatı ihrâmsız geçtiği takdirde ikinci mikatta ihrama girerse bu kâfi gelir; başka bir şey gerekmez. Ancak kendi ülkesine ait ilk mîkatta ihrama gir­mesi afdaldır.[102]

Medine halkına gelince, onların kendilerine tahsis edilen mîkat­ta ihrama girmeleri daha uygun ve daha faziletlidir. Hattâ diğer bir mîkata gidip ihrama girmelerinde isaet vardır.[103]

Mekke'ye gitmeye niyet edip yola çıkan kimse bu inikatlardan hangisine uğrarsa orada ihrama girer. Mutlaka kendi ülkesi cihetin-deki mîkata uğramak mecburiyetinde değildir.[104]

 

Deniz Yoluyla Haccedenin İhrama Girmesi :

 

Deniz yoluyla haccedenler, ihrâmsız geçilmesi caiz olmayan kara parçası hizasını hesaphyarak ona göre ihrama   girerler. İki mîkat arasında seyrediyorsa, ikisinden hangisi hizasına geldiğini hesapla­yıp ona göre ihrama girmesi gerekir. Ancak daha uzak olanını tercih etmesi daha uygun olur.[105]

Mîkat hizasına gelecek durumda   değilse, o takdirde Mekke'ye iki merhale (iki konak) mesafe kalınca ihrama girmesi gerekir.[106] Evi mikatta veya mîkat ile Harem arasında olanlara gelince on­ların hac ve umre için mîkatı, mîkatlerle Harem arasındaki HİLLÎ-dir. Bununla beraber ihramlarını Harem sınırına varıncaya kadar geciktirirlerse yine caiz olur.[107] 

 

Mekke'de Oturanların Mîkatı :

 

Mekke'de oturanların hac için mîkatı, Harem kesimidir. Umre için HÎIİ kesimidir.[108] Hillin belli ve belirli bir noktasına gitmek şart değildir. Mekkeli umre için hill kesimindeki herhangi bir cihete 'gidip ihrama girebilir. Ne var ki Tenim denilen yere gitmeleri af­daldır.[109]

 

Mekke'ye Îhrâmsiz Girmek Caiz Midir?

 

Mekke dışından gelenlere âfâkî denilir. Bunların -ne maksatla gelirlerse gelsinler- ihrâmsız Mekke'ye girmeleri caiz değildir. Mek­ke'ye giren kimseye -hac mevsimi ise hac, değilse umre gerekir.[110]

 

Mîkatla Mekke Arasında Oturanlar :

 

Mikatla Mekke arasında oturanlar alım-satım ve benzeri ihti­yaçlar için Mekke'ye ihrâmsız girebilirler. Çünkü bunda zaruret var­dır. Ama hac için veya umre için girecek olurlarsa herhalde ihrama girmeleri gerekir.

Bunun gibi Mekke'de oturanlar da bazı ihtiyaçlar için Harem dışına çıkıp Hill kesimine girdiklerinde, Mekke'ye ihrâmsız dönebi­lirler.

Mekke dışından gelip bir süre Mikatla Mekke arasındaki bahçe­lere yerleşen afakîler de Mekke'ye ihrâmsız girip çıkabilirler.[111]

 

Mîkatlarla Mekke Arasındaki Mesafe :

 

Yapılan tesbitlere göre Medine'liler için belirlenen Zulhuleyfe Mekke'ye 450 km. uzaklıktadır ve Mukaddes beldenin kuzeyine dü­şer. Şamlılar -için belirlenen Cuhfe Mekke'nin kuzey batısına düşer ve 187 km. uzaklıktadır. Burası daha çok rabiğ denilen mevkia ya­kındır. Mekke'ye 204 km. uzaklıkta bulunan rabîğ- bu nedenle hem Şam, hem Mısır halkı için mîkat sayılmıştır. Necd'liler için belirle­nen karn -ki buna karnü'l-menazil de denir.- Mekke'nin doğu­suna düşer ve Arafat'a doğru yükselip uzanan bir dağdır, Mekke'ye 94 km. uzaklıktadır. Yemenliler için belirlenen yelemlem, Mekke'­nin güneyine düşen bir dağdır, Me