Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
On Sekizinci Cüzün Özeti

Kur'an-I Kerimi Tanıyalım                                   

On Sekizinci Cüzün Özeti

On Sekizinci cüzde Mü’minun ve Nur Sûresinin tamamı ile Furkan Sûresi nın bir kısmı yer alır.

         Müminun Sûresi

         Mekke döneminde inmiştir. 118 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “el-Mü’minûn” kelimesinden almıştır. “el-Mü’minûn”, mü’minler demektir. Müşriklere son uyarı niteliğindeki bu sûrede, mü’minlerin zafere ulaşacakları, kötülerin cezaya çarptırılacağı konu edilmektedir.Sûrenin ana konusu tevhiddir.

Mü’minûn sûresinin öncelikli konusu inananların üstün nitelikleridir. Daha sonra her bir insanın anne karnındaki oluşum süreci, Hz. Nûh ve adı verilmeyen bir peygamber ile Mûsâ ve Hârûn hakkında ibretli bilgiler, tebliğlerinin ortak noktaları, peygamberlerin yolundan giden ümmetlerin ve onların yolundan sapan inkârcıların başlıca özellikleri, Mekke putperestlerinin, sorulduğunda Allah’ın yaratıcı gücünü kabul etmelerine rağmen O’na ortak koşmaları ve âhirete inanmamaları, bunların âhiretteki acıklı durumları, pişmanlıkları ve karşılık bulmayacak dilekleri hakkında açıklamalar yapılmaktadır. Sûre,

وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمٖينَ

 “Rabbim! Beni bağışla, bana merhamet et; sen merhametli olanların en üstünüsün!” meâlindeki dua cümlesiyle son bulur.

Hz. Ömer’den rivayet edilen bir hadise göre Resûlullah, bir ara olağan üstü vahiy hallerinden birini yaşarken kıbleye dönüp ellerini kaldırarak,

 “Allahım! Bize nimetini arttır, eksiltme; bizi onurlandır, alçaltma; bize ihsan et, mahrum etme; bizi seçkin kıl (düşmanlarımıza karşı) zayıf duruma düşürme; bizden hoşnut ol ve bizi senden hoşnut kıl!” diye dua ettikten sonra,

 “Şu anda bana on âyet indi; kim bu âyetlerin gereğini yaparsa cennete girecektir” buyurmuş, ardından da bu sûrenin ilk on âyetini okumuştur (Müsned, I, 34).

1. Sûrenin 1-11 ayetleri arasında müminlerin özelliklerinden bahseder ve bunları yerine getirenlerin kurtulduğu, Firdevs cennetine nail olacakları anlatılır.

2. 12-16 ayetler arasında ise insanın yaratılış aşamaları anlatılır. Bir damla sudan, kandan, etten ve kemikten yaratılan insanın öldükten sonra yeniden yaratılacağı anlatılır.

3. 17-22 ayetler arasında Allah teâlânın verdiği bazı nimetlerden söz edilir. Gökler, su, değişik renk ve tatlılıkta yiyeceklerin insan için yaratıldığı vurgulanır.

4. 23-34 ayetler arasında ise Hazreti Nuh’un Allah’ın emriyle ve gözetiminde gemi yapması ve inanan bir miktar insan ile bazı hayvan türlerinin gemiye bindirilmesimden söz edilir.

5. 35-44 ayetler arasında ise ölümden sonraki hayata inanmayanların kurumuş kemikleri göstererek bunların yeniden hayat bulmaları imkansızdır demeleri, bunun üzerine Rabbimizin onlara cevap vermesi anlatılır. Yoktan var edilen, yaratılan bir insan yaratıldıktan sonra ölse yeniden dirilemez mi?

6. 45-56 ayetler arasında ise Hazreti Musa’dan ve kavminden kısaca söz edilir. Sonuç olarak da bunların hepsi bölük pörçük oldular, peygamberlerini yalanladılar, onlara verdiğimiz nimet ve rızıklar onlara verdiğimiz değeri göstermez diyerek konu biter.

7. 57-61 ayetler arasında hayır yolunda koşturan müminlerden bahsedilir.

8. 62-118 âyetler arasında ise konu bütünlüğü gözükmektedir. Müşriklerin ahiretin varlığı hakkındaki şüpheleri, peygamberin gerçekten peygamber olup olmadığı konusundaki şüpheleri ve itirazları, ölüm sonrası hayat olan cennet ve cehennem hakkındaki itirazları ile Allah teâlânın verdiği cevaplar vardır. Müşriklerin yeri göğü yaratanın Allah olduğuna iman etmelerine rağmen ona şirk koşmaları, öldükten sonra yeniden dünyaya gelmek isteyip de Allah’ın buna izin vermeyeceği, ceza çekenin kendi yaptıkları yüzünden ceza çekeceği gibi tevhid içerikli ayetler geçer.

    Nur Sûresi

    Medine döneminde inmiştir. 64 âyettir. Adını, 35. âyette geçen “nûr” kelimesinden almıştır. Sûrede başlıca; bireysel ve toplumsal hayatla ilgili çeşitli hüküm ve prensipler, ahlaki değerleri korumak ile adabı muaşeret kaideleri, özellikle aile hayatına dair esaslar yer almaktadır.

Sûrenin konularını şöylece sıralamak mümkündür:

a.      Zina suçu işleyenlerin cezası ve bunlarla evlenmenin hükmü.

b.     Namuslu kadınlara iftira edenlerin ispat yükümlülüğü, cezası ve lânetleşme usulü.

c.     Hz. Âişe’nin, münafıklar tarafından yapılan iftiradan berâeti (Allah’ın münafıkları yalanlaması, Hz. Âişe’yi temize çıkartması).

d.     Namusla ilgili dedikoduların ve ahlâksızlığın yayılmasına sebep olanların kınanması.

e.      Evlere girip çıkma ile ilgili muaşeret kuralları.

f.       Müslümanlar arasındaki (kadın-erkek) sosyal ilişkiler ve selâmlaşma kuralları.

g.     Köle ve câriyelere iyi davranma, onları evlendirme ve özgürlüklerine kavuşturma konularıyla ilgili teşvikler.

h.     Fuhşun yasaklanması, iffetli olmanın teşviki.

i.        Şeytanın tuzakları hakkında uyarı.

j.        Allah’ın doğru yolu göstermesi ve imana giden yola ışık tutmasıyla ilgili temsilî açıklamalar.

k.     Allah’ın büyüklüğü ve eşsiz nitelikleri, O’na kulluk edenlere sevgisi ve ödülleri konularında önemli açıklamalar ve müjdeler.

9. 1-10 ayetler arasında zina gibi büyük günahın cezasından söz edilir. Zina günahı işleyen kişi bunu itiraf etmemeli ve sağda solda dile getirmemelidir. Allah Settardır yani günahları örten demektir. Kul, günahı ile övünme diğerleri sürece Allah onu rezil etmez. Kişi bol bol tevbe etmeleridir. Zaten 10.ayette

وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ تَـوَّابٌ حَكٖيمٌ

“Allah’ın size lütfu ve rahmeti ulaşmasaydı ve Allah tövbeleri devamlı kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı haliniz nice olurdu?” ifadesi geçer.

10. 11-26 ayetler arasında ise Hazreti Aişe’ye atılan iftiranın konusu geçer. Allah teâlâ burada müminlerin ciddi bir şekilde uyarır. Kulaktan dolma bilgilerle kimsenin iffeti hakkında söz söylenmemesi gerektiğini söyler. Bunu yapanların Allah’ın gazabına düçar olacakları ve dünyada da seksen kırbaç cezası ile cezalandırılacakları anlatılır. Allah’ın tövbeleri kabul eden olduğu ve bu gibi işlerden uzak durulması gerektiğini de bu ayetlerde görürüz.

11. 27-34 ayetler arasında bir yere girerken izin alarak girme, selam vererek girme, erkeklerin gözlerini bakmaları caiz olmayan yere dikmemeleri, kadınların örtünmesi, bekârların biran önce evlendirilmeleri, evlilik yapma imkânı olmayanların da iffetli davranmaları gerektiği anlatılır.

12. 36-40 ayetler arasında Sûrenin ismi de olan Nur ayeti geçer. Allah göklerin ve yerin Nurudur..

رِجَالٌۙ لَا تُلْهٖيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَاِقَامِ الصَّلٰوةِ وَاٖيتَٓاءِ الزَّكٰوةِۙ يَخَافُونَ يَوْماً تَتَقَلَّبُ فٖيهِ الْقُلُوبُ وَالْاَبْصَارُۙ

Allahı zikretmek, ticaretin müminleri zikirden, namazdan, zekât vermekten alıkoymayacağı anlatılır.

13. 41-46 ayetler arasında

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّـحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَٓافَّاتٍؕ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْبٖيحَهُؕ وَاللّٰهُ عَلٖيمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ

         Allah teâlânın yüceliğinden bahsedilir. Yerde ve gökte ne varsa onu tesbih eder, o bulutlardan su indirir, geceyi ve gündüzü o düzene koydu ve her türlü hayvanı yarattı.

14. 47-57 ayetler arasında

وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللّٰهَ وَيَتَّقْهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ

“ Allah’a ve resulüne itaat eden, Allah’a itaatsizlikten korkan, O’na saygısızlıktan korunanlar var ya, işte asıl kazananlar bunlardır!” buyurarak Peygambere itaat etmenin önemi, peygambere itaat etmenin Allah’a itaat etmek olduğu önemle vurgulanır.

15. 58-61 ayetler arasında ise çocukların anne ve babalarının ev ve odalarına izin almadan girmemeleri gerektiği, yaşlı kadınların başlarını örtmede biraz esnek davranabileceği, evlerinde yemek için izin istemeye gerek duyulmayan kimseler ile ilgili konular geçmektedir.

16- 62-64 ayetler arasında ise müminlerin toplu işlerde izin almadan kaytarmamaları, peygamberi çağırırken, ondan söz ederken sıradan bir insandan söz eder gibi söz edilmemesi gerektiği ve son olarak göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir vurgusu yapılarak Sûre biter.

    Furkan Sûresi

    Mekke döneminde inmiştir. 68-70. âyetlerin Medine döneminde indiği konusunda bir rivayet de vardır. 77 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “el-Furkân” kelimesinden almaktadır. Furkân, “hak ile batılı birbirinden ayıran” demek olup Kur’an’ın isimlerinden biridir.

Sûrede temel konular olarak Hz. Peygamber’in tüm insanlığa gönderildiği, onun tebliğ sırasında karşılaştığı zorluklar ve şirkin kökünün kazınacağı, geçmiş ümmetlerin hayatlarından bazı örnekler de verilerek ele alınmaktadır.

Furkan sûresi, Allah Teâlâ’nın yüceliğini, evrendeki hükümranlığının mutlaklığını vurgulayan ve O’nu ulûhiyyetine yakışmayan niteliklerden tenzih eden âyetlerle başlar; Kur’an’ın ilâhî kaynaklı ve Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğu hususundaki kuşkuları reddeden açıklamalarla devam eder. Ortaya konan delillere rağmen bu gerçekleri inkâr edenlerin, inat ve inkârları yüzünden âhirette uğrayacakları âkıbet hakkında bilgi verilerek uyarılarda bulunulur. Özellikle Hz. Muhammed’in peygamberliğini inkâr edenlerin, onun beşerî sıfatlara sahip olduğunu ileri sürerek bu durumu kendisi için bir kusurmuş gibi değerlendirmeleri eleştirilir. Daha sonra Hz. Peygamber için bir teselli olması maksadıyla geçmiş peygamberlerin de bu tür düşmanca davranışlara mâruz kaldıklarına dair örnekler verilir. Allah’ın yaratıcılığı ve evren üzerindeki hükümranlığını konu alan âyetlerin ardından Allah’ın has kullarının iman, ibadet ve ahlâka dair güzel hasletlerinden örnekler verilir ve bunların âhirette elde edecekleri mutluluktan söz edilir.

17. 1-20 ayetler arasında Allah teâlânın yüceliğinden, ondan başka ilah olmadığından, ilah olarak kabul edilenlerin fayda veya zarar veremeyeceğinden söz edilir. Müşriklerin peki hakkındaki şüpheleri, peygamberine insan olarak kabul etmekte zorlandıkları, yemek yiyip içen, çarşı pazarda geçim derdine düşen bir kişinin peygamber olamayacağını iddia ederler. Cehennemin uğultusunun çok uzaklardan bile duyulacağı, bunun için cehenneme götürecek amellerden uzak durmaktan, son olarak da tüm peygamberlerin insan olduğu vurgusu yapılır ve cüz biter.

 

 

Online Bağış
Hediyen Dünyanın En Güzel Hediyesi Olsun
Haftanın Hutbesi
25.11.2022 Merhamet Toplumu
18.11.2022 İman Ve İstikamet
11 .11 2022 Önce Tedbir Sonra Tevekkül
04.11.2022 Hayat Rehberimiz Kur’an
28.10.2022 Aile Olmak: İlahi Lütuf
21.10.2022 Komşuluk Hukuku
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazüs Salihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Uydurma Hadisler
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum -
Sayfa oluşturulma süresi: 0.50 saniye 12,710,296 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2022