Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Yirmi İkinci Cüzün Özeti

Kur'an-I Kerimi Tanıyalım                                

Yirmi İkinci  Cüzün Özeti

1. Yirmi İkinci Cüz Ahzab Sûresi 31. ayetle başlar. Sonrasında Sebe’ Sûresi ve Fatır Sûresi gelir. Yasin Sûresinin 27. ayetiyle cüz biter.

Ahzab Sûresi

2. 31-62 ayetler arasında ana konu peygamber efendimiz, onun eşleri, peygamber efendimize itaat edilmesi, ona eziyet verecek davranışlardan uzak durulması gerektiğidir. Kadınların Erkekler ile konuşurken

يَا نِسَٓاءَ النَّبِيِّ لَسْتُنَّ كَاَحَدٍ مِنَ النِّسَٓاءِ اِنِ اتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِالْقَوْلِ فَيَطْمَعَ الَّذٖي فٖي قَلْبِهٖ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلاً مَعْرُوفاًۚ

İlgi çekici konuşmamaları , “Ey peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer günahtan sakınmak istiyorsanız sözü edalı bir tavırla söylemeyin ki, kalbinde çürüklük olan kimse ümide kapılmasın. Ayrıca düzgün söz söyleyin.”

وَقَرْنَ فٖي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْاُو۫لٰى وَاَقِمْنَ الصَّلٰوةَ وَاٰتٖينَ الزَّكٰوةَ وَاَطِعْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُؕ اِنَّمَا يُرٖيدُ اللّٰهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ اَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهٖيراًۚ

İhtiyaç olmadığı zamanlarda dışarıya çıkmamaları gerektiği de geçer. “Evlerinizde oturun ve daha önce Câhiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın, namazı güzelce kılın, zekâtı verin, Allah’a ve resulüne itaat edin. Ey peygamber ailesi! Allah sizi sadece günah kirlerinden arındırmak ve sizi tertemiz yapmak istiyor.”

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّؕ يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيماً

 Peygambere salâvat getirilmesi ve

اِنَّ الَّذٖينَ يُؤْذُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَاَعَدَّ لَهُمْ عَذَاباً مُهٖيناً

Allah’a ve Resulüne eziyet edenlerin dünya ve ahirette lanet göreceği de vurgulanır.

3. 63-73 ayetler arasında kıyametin kopması ve hesap gününün bazı olayları anlatılır. Bu dünyada zalimlere itaat eden ve gönül besleyenlerin ahirette onlara lanet edeceği anlatılır.

Sebe’ Sûresi

Mekke döneminde inmiştir. 54 âyettir. Sûre, adını 15. âyette geçen “Sebe’ ” kelimesinden almıştır. Sebe’ (Seba), Yemen’de bulunan bir bölgenin ya da bir kabilenin adıdır.

Sûrede başlıca müşriklerin ahireti inkâr etmeleri, Davûd ve Süleyman Peygamberlerin kıssaları ve müşriklerin Hz. Muhammed’in peygamberliği hakkındaki bazı şüpheleri konu edilmektedir.

4. 1-9 ayetler arasında şunlar geçer. Hamd gökleri ve yeri yaratan Allah’a aittir. Göklerde olan biten herşeyi bilir. Kafirler kıyametin kopmasından şüphe duyuyorlarsa da kıyamet kopacaktır.

5. 10-14 ayetler arasında Dâvud ve Süleyman peygamberden bahsedilir. Dâvud peygamberin zikrine, duasına dağların ve kuşların da iştirak ettiği anlatılır. Süleyman peygamberin emrinde rüzgârların, cinlerin ve şeytanların olduğu, madenler ile zırh, kılıç yaptığı ve cinlerin geleceği bilmediği özellikle vurgulanır.

6. 15-21 ayetler arasında helak olmuş olan Sebe’ krallığından bahsedilir.

7. 22-36 ayetler arasında kıyametin sonrasında gerçekleşecek bazı olaylar anlatılır. Buna göre Allah’tan başkası zerre kadar fayda veremeyecek, izin verilenler hariç kimseye şefaat fayda veremeyecektir. Zalim yöneticiler ile onların peşinden koşan insanların kendi aralarında tartışma yapacakları da anlatılır.

8. 37-54 ayetler arasında şu konularda uyarılar gelir. Mallar ve evlatlar kimseye fayda vermeyecek. Kimseyi Allah’a yaklaştırmayacak, kıyamet gününde kimsenin kimseye faydası dokunmayacaktır.

Fatır Sûresi

Mekke döneminde inmiştir. 45 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “Fâtır” kelimesinden almıştır. Fâtır, yaratan, yoktan var eden demektir. Yine ilk âyette geçen “el-Melâike” kelimesinden dolayı “Melâike sûresi” diye de anılır.

Sûrede başlıca, Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden kâinat olayları, öldükten sonra dirilme, Allah’ın nimetleri ve mü’minle kâfir arasındaki fark konu edilmektedir.

9. 1-7 ayetler arasında Hamd’in gökleri ve yeri yaratan Allah’a ait olduğu, meleklerin kanatlı olduğu, Allah’ın açtığı bir rahmeti kimsenin kapatmaya güç yetiremeyeceği, Allah’tan başka rızık ve yaratıcının olmadığı ve şeytanın insan ırkına düşman olduğu anlatılır.

10. 8-14 ayetler arasında şu hakikatler anlatılır. İnsan yaptığı iğrenç şeylerden vaz geçmezse onu güzel görmeye başlar. Yağmuru indirme işi Allah’a aittir. İzzet Allah’a aittir. Güzel sözler ve güzel ameller Allah’a ulaşır. Allah tüm gizlilikleri bilir. Geceyi gündüze, gündüzü de geceye katan Allah’tır. Allah’tan başkası bir hurma çekirdeği kadar bile fayda veremez. Putların kendileri dahil kimseye faydası yoktur.

11. 15-35 ayetler arasında şu konular geçer. Tüm insanlar Allah’a muhtaçtır.

وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىؕ

Kimse kimsenin günahını yüklenemez. Hakikati gören ve görmeyen bir değildir. Peygamber uyarıcı ve müjdeleyicidir. Allah’tan hakkıyla ilim adamları/bilim adamları korkar. Kitabın yani Kuran’ın hakkını yerine getirenler cennet ile müjdelenecektir.

12. 36-45 ayetler arasında ise cehenneme düşen kâfirlerin ya Rab, bizi buradan çıkar sana ibadet edelim diye yalvarmaları, bunun üzerine Allah teâlânın onlara:

اَوَلَمْ نُعَمِّرْكُمْ مَا يَتَذَكَّرُ فٖيهِ مَنْ تَذَكَّرَ وَجَٓاءَكُمُ النَّذٖيرُؕ فَذُوقُوا فَمَا لِلظَّالِمٖينَ مِنْ نَصٖيرٍ

 Size uyarıyı anlayacak kadar bir ömür vermedim mi? Diye cevap verecektir. Gökleri ve yeri ayakta tutan Allah’tır. Kim tuzak kurarsa kendi yaptığı tuzağa düşer. Allah’ın kanunları sabittir. Değişiklik olmaz. Allah insanları işledikleri günahtan hemen sonra cezalandırsaydı kimse sağ kalamazdı. Allah, kullarının yaptıklarını görür.

Yasin Sûresi

Mekke döneminde inmiştir. 83 âyettir. Sûre, adını ilk âyeti oluşturan “Yâ-Sîn” harflerinden almıştır.

Sûrede başlıca insanın ahlâkî sorumlulukları, vahiy, Hz. Peygamber’i yalanlayan Kureyş kabilesi, Antakya halkına gönderilen peygamberler, Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren deliller, öldükten sonra dirilme, hesap ve ceza konu edilmektedir.

Hadis kaynaklarında Hz. Peygamber’den Yâsîn sûresinin faziletine dair nakledilmiş sözler yer alır. Bunlardan biri şöyledir:

إِنَّ لِكُلِّ شَيْءٍ قَلْبًا وَقَلْبُ الْقُرْآنِ يس وَمَنْ قَرَأَ يس كَتَبَ اللَّهُ لَهُ بِقِرَاءَتِهَا قِرَاءَةَ الْقُرْآنِ عَشْرَ مَرَّاتٍ

““Herşeyin bir kalbi vardır. Kur’ân’ın kalbi ise Yasin sûresidir. Her kim Yasin sûresini okur ve onun içindekilere göre yaşarsa; Allah o kimseye Kur’ân-ı on kere okumuş kadar sevap yazar.”” (Tirmizî, “Fezâilü’l-Kur’ân”, 7; Dârimî, “Fezâilü’l-Kur’ân”, 21; krş. Müsned, V, 26. Diğer bazı rivayetler için bk. Şevkânî, IV, 410-411).

İbn Abbas’ın da bu sûrenin son âyeti

فَسُبْحَانَ الَّذٖي بِيَدِهٖ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

 “Her şeyin egemenliği kendi elinde olan Allah bütün eksikliklerden uzaktır ve hepiniz sonunda O’na döndürüleceksiniz.” Hakkında

“Yâsîn’in ve onu okumanın niçin bu kadar faziletli olduğunu bilmiyordum; meğer bu âyetten dolayı imiş” dediği nakledilir (Zemahşerî, III, 294-295). Öteden beri İslâm âlimleri Resûlullah’ın bu sûreye özel bir ilgi gösterdiği kanaatini taşımışlar ve müslümanlar da Kur’an tilâvetinde ona ayrı bir yer vermişlerdir. Bu sebeple Yâsîn sûresi için özel tefsirler kaleme alınmıştır (Ölülere Yâsîn okunmasıyla ilgili hadiste “ölmek üzere olanlar”ın kastedildiği kanaati hâkim olmakla beraber, bunu öldükten sonra veya ölünün kabri başında okunacağı şeklinde anlayanlar da vardır, bk. Elmalılı, VI, 4004).

13. 1-13 ayetler arasında Kuran’ın Allah tarafından indirilmiş olduğu, bazı kafirlerin uyarılsa da uyarılmasa da iman etmeyecekleri, ölüleri diriltecek olanın Allah olduğu vurgulanır.

14. 14-27 ayetler arasında ise kendilerine üç tane elçi gelen ve üçünü de yalanlayan bir şehirden bahsedilir. Bu şehirde sadece bir kişinin iman ettiği ve onun gelip halkına uyarılar yaptığı anlatılır. Ayetlerden anlaşıldığı üzere bu kişiyi de öldürüyorlar. Allah teâlâ da onu cennete koyuyor. 

Online Bağış
Hediyen Dünyanın En Güzel Hediyesi Olsun
Haftanın Hutbesi
25.11.2022 Merhamet Toplumu
18.11.2022 İman Ve İstikamet
11 .11 2022 Önce Tedbir Sonra Tevekkül
04.11.2022 Hayat Rehberimiz Kur’an
28.10.2022 Aile Olmak: İlahi Lütuf
21.10.2022 Komşuluk Hukuku
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazüs Salihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Uydurma Hadisler
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum -
Sayfa oluşturulma süresi: 0.01 saniye 12,710,336 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2022