Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
İman

a- Sözlük Anlamı: Bir şeye kesin olarak inanmaktır.
b- Terim Anlamı: Allah'ın varlığına, birliğine ondan başka ilâh olmadığına ve Hz. Muhammed (s.a.v)'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna yürekten inanmak ve dil ile söylemektir.

İMANIN KISIMLARI

1- İcmali İman: Bu, imanın özü ve en kısasıdır. Bu da "Kelime-i şahadet" ile özetlenmiştir. Anlamı: "Ben şahitlik ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur; yine şahitlik ederim ki, Hazret-i Muhammed O'nun kulu ve peygamberidir" Bu, imanın ilk derecesi, İslam'ın ilk basamağı ve temel direğidir. Allah'ın varlığını ve birliğini, Hz. Muhammed (s.a.v)'in Allah'ın peygamberi olduğunu yürekten tasdik etmek demek, onun haber verdiği şeylerin hepsinin doğru olduğuna inanmak demektir. Ancak, Hz. Muhammed (s.a.v)'in haber verdiği ve tebliğ ettiği şeylerin hepsine birden iman ettiğinden, inanılacak şeyleri ayrı ayrı söylemediğinden dolayı buna "icmali veya toptan iman" denmektedir. Bir kimseye mümin diyebilmek için o kimsenin icmali imanı "Kelime-i şahadeti" kalbi ile tasdik dili ile söylemesi gerekir. Bir insan için birinci farz budur.

2-Tafsili İman: İcmali imandan sonra dinin diğer hükümlerini ve iman edilmesi gerekli olan şeylerin her birini ayrı ayrı öğrenip onlara da iman etmek farz olur. Tafsili iman, imanın en geniş şeklidir. İman esaslarının hepsini içine alır.

İMAN BAKIMINDAN İNSANLARIN KISIMLARI

İman bakımından insanlar üçe ayrılırlar:

  1. Mümin: İslam dininin iman ve itikat esaslarını gerçekten kalben tasdik edip dili ile söyleyen (ikrar eden) kimsedir.
  2. Kafir: İslam dininin iman esaslarına inanmayan Hz. Muhammed (s.a.v)'in peygamberliğini kabul etmeyen kimsedir.
  3. Münafık: Müslümanların arasında inandığını söylediği halde kalbi ile İslam dininin iman esaslarına inanmayan kimsedir. Dışı mümin, içi kâfir olanlardır. Konuştuklarında yalan söylerler, söz verdiklerinde tutmazlar, emanete hainlik ederler.

İMANIN ŞARTLARI

İmanın şartları aşağıdaki altı kısımdan oluşur:

  • Allah'ın varlığına ve birliğine,
  • Meleklerine,
  • Kitaplarına,
  • Peygamberlerine,
  • Ahiret gününe,
  • Kadere, hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmaktır.

ALLAH'IN VARLIĞINA VE BİRLİĞİNE İMAN

 İki kısım altında incelenir:

  1. Allah'ın zatına inanmak.
  2. Allah'ın sıfatlarına inanmak.

Allah'ın Zatına İnanmak: Kainatın zerresini ve tümünü yaratan ve yaşatan, yok edip yeni bir âlem kuracak olan mutlak kudret ve kuvvet sahibi, benzeri ve ortağı olmayan, hiçbir dengi bulunmayan, hiçbir şeye muhtaç olmayan, herşeyin kendisine muhtaç olduğu gerçek mabud, ezeli ve ebedi olan Allah'a inanmaktır.

Allah'ın Sıfatlarına İnanmak: Allah'ın kemal sıfatları vardır, noksanlık ve acziyet ifade eden sıfatlardan beridir, yücedir. Ululuk şanına ve büyüklüğüne layık olan kemal sıfatları ile vasıflanmaktadır. Allah Teala'nın kemal sıfatlarına inanmak vacip olduğu gibi bu sıfatların zıttı olan noksan sıfatlardan Allah'ı tenzih etmek de vaciptir.

Allah Teala'nın zatı ile kaim bulunan sıfatları şunlardır:

  1. Alîm: Allah Teala'nın ilim sıfatı vardır ve cehaletten beridir.
  2. Mürid: Allah Teala'nın irade sıfatı vardır ve mecbur olmaktan beridir.
  3. Kadir: Allah Teala'nın kudret sıfatı vardır ve acizlikten beridir.
  4. Hayy: Allah Teala'nın hayat sıfatı vardır ve ölümden münezzehtir.
  5. Semi: Allah Teala'nın işitme sıfatı vardır ve işitmeme sıfatından beridir.
  6. Basir: Allah Teala'nın görme sıfatı vardır ve görmemek vasfından beridir.
  7. Mütekellim: Allah Teala'nın kelam sıfatı vardır ve kelam edememekten münezzehtir.
  8. Hâlık: Allah Teala'nın yaratma sıfatı vardır ve yaratmamak gibi noksan sıfatlardan beridir.

Bu sekiz sıfattan ayrı olarak Allah Teala'nın izafi ve itibari sıfatları vardır. Bunlar:

  1. Vücud: Allah'ın zatının bir varlığı ve vücudu vardır. Yok olmak ve yokluktan münezzehtir.
  2. Beka: Allah'ın varlığı devamlıdır, ebedidir ve hiçbir zaman yok olmaz.
  3. Kıdem: Varlığının başlangıcı yoktur, ezelden mevcuttur.
  4. Hadisata Aykırılık: Yaratıklardan hiçbir şey O'na benzemez ve O'na denk veya eş olamaz.
  5. Kendiliğinden Bulunuş: Alah'ın varlığı, başka bir şeye bağlı değildir. Bizzat vardır.
  6. Vahdaniyet: Allah'ın zatında ve sıfatlarında bütün fiil ve tasarruflarında ortağı ve yardımcısı yoktur. Ortağı bulunmaktan ve müteaddit olmaktan münezzehtir.

MELEKLERE İMAN

Allah Teala tarafından yaratılan ve Melek adı verilen nurani varlıklara inanmaktır.

Meleklerin Özellikleri:

  • Devamlı olarak Allah'a ibadet ve itaatle meşgul olurlar,
  • İyilik yaparlar, kötülük yapma kabiliyetleri yoktur,
  • Allah'a asla isyan etmezler, karşı gelmezler,
  • Erkek ve dişileri yoktur,
  • Yemezler ve içmezler,
  • Uyumazlar, bizim gibi istirahata muhtaç değildirler,
  • Gözle görülmezler,
  • Evlenmek ihtiyacı onlarda yoktur.
  • Nurdan yaratılmışlardır.
  • Yorulmak, usanmak nedir bilmezler.
  • Gençlik, yaşlılık gibi durumlara onlarda rastlanmaz.
  • Bir anda en uzak mesafelere gidebilirler,
  • Kanatları vardır; fakat bu özelliklerini, bizim bildiğimiz kanatlarla karşılaştırmamız doğru olmaz.
  • Yerlerde, göklerde, her yerde vardırlar ve her birinin kendisi ne ait vazifeleri vardır. Bu vazifeleri hakkıyla yaparlar.

Meleklerin Çeşitleri Meleklerin, yapmış oldukları iş ve emrolundukları vazifelere göre birçok çeşitleri vardır. Fakat bunların en başında dört büyük melek vardır:

  1. Cebrail: Cenab-ı Hak ile peygamberleri arasında elçilik vazifesi ile emrolunmuştur. Bütün peygamberlere Cenab-ı Hak vahyini bu melek ile bildirmiştir. Bütün meleklerin başı olarak Cebrâil (a.s)'dan Kur'an'da "Rûhu'l-Kudüs, Rûhul Emîn" gibi şerefli isimlerle bahsedilir.
  2. Mikail: Yaratıkların (mahlûkatın) rızklarına kainatta meydana gelecek olaylara, tabiat olaylarını yönetmeye; hastalık, şifa, rahmet, bereket ve benzeri şeylerin kullara ulaştırılması gibi vazifelerle emrolunmuştur.
  3. İsrafil: Kıyametin kopması için bir de tekrar diriliş için olmak üzere iki defa sûr üfürmekle vazifelidir. Kur'an'da şöyle bahsedilir: "Sûr üfürülünce, Allah'ın dilediğinden başka göklerde ve yerde ne varsa hepsi öleceklerdir. Sonra sûr bir kere daha üfürülür. Onlar hemen ayağa kalkarak bekleşirler (Zûmer 68).
  4. Azrail: Eceli gelenlerin, Allah'ın izni ile ruhlarını almakla vazifelidir. Dilimizde buna "can almak" denir. Nitekim Kur'an'da da şöyle buyrulur:

" ...Size memur olan ölüm meleşi canınızı alacak, ondan sonra da Rabb'inize döndürülüp götürüleceksiniz (Secde 11). Bunlardan başka yapmış oldukları vazifelere göre şu melekleri sayabiliriz:

Suâl Melekleri: Bunlar Münker ile Nekir adlı meleklerdir. Ölü, mezara konup üzerine toprak atıldıktan sonra bu melekler gelip "Rabb'in kimdir? Dinin nedir? Kitabın nedir? Peygamberin kimdir?" sorularını sormakla vazifelidirler.

Hafaza Melekleri: Bunlar insanları muhafaza eden meleklerdir.

Kirâmen Kâtibin: Bunlar insanların iyi ve kötü amellerini yazmakla görevli meleklerdir. Bu konuda Allah Teala şöyle buyurmaktadır: "Halbuki sizin üzerinizde bekçiler vardır. Bunlar şerefli kâtiplerdir. Sizin bu işlediklerinizi bilirler (İnfitar 10-12 ).

Bunlardan başka Hamele-i arş melekleri, cennet ve cehennemde görevli olan melekler gibi daha pek çok çeşitli vazifeler gören melekler vardır. Bir de bazı melekler vardır ki, "Karûbiyyun veya Mukarrabûn" adını alırlar. Bunların vazifesi Allah'a ibadettir. Yaratıldıkları gün ibadete başlamışlar, Allah'ın dilediği güne kadar da ibadete devam edeceklerdir.

 

 KİTAPLARA İMAN

İslamiyetin iman esaslarından biri de kitaplara imandır. Kitaplara iman etmek her Müslümana farzdır. Yüce Allah kullarına mutluluk ve saadet yollarını göstermek için içlerinden bazılarını peygamber seçmiş; onlardan bir kısmına melek vasıtası ile kitaplar indirmiş; yaşam kanunlarını koymuş, emirler ve yasaklar koymuş; iyiyi kötüyü, doğruyu eğriyi göstererek bunların sonuçları konusunda insanları aydınlatmıştır. Böylece insanlara dünya ve ahirette mesut olmanın yolları gösterilmiştir. Bu ilâhi mesajların toplamına "İlâhi Kitaplar" veya "Semavi Kitaplar" denir.

İlâhi kitaplar, insan cihazının bütün hassasiyetini, yapılış özelliklerini muhafaza ederek sürdürebileceği ideal yaşam biçimi, hayat kanunları ve işleyiş kurallarıdır. Yaratılmışların en şereflisi olan insanın, gerek yaratanına, gerekse birbirlerine ve başka varlıklara karşı nasıl hareket edeceklerini, nasıl davranacaklarını ilâhi kitaplar bildirirler. Bilinmesi, inanılması gereken meseleleri ve ibadetleri insanlar, sırf kendi akılları ile bulamazlar. Öldükten sonraki hayat, ahiret ahvali, iman esasları, ibadet çeşitleri ve şartları, kardeşlik ve yardımlaşma şekilleri vb. pek çok konularda insanlar mukaddes kitaplara müracaat etmek zorunda kalmışlardır. Eğer Cenab-ı Hak ilâhi kitapları göndermeseydi insanlar büyük bir vahşet içine düşerler, denizin ortasında rotasını yitirmiş bir gemiye dönerlerdi.

Ne yazık ki, Hz. Adem (a.s)'den bizim Peygamberimize kadar gönderilen ilâhi kitaplar, peygamberlerine gönderildikleri şekilleri muhafaza edememişlerdir. Hiç değişikliğe uğramadan günümüze kadar ulaşabileni sadece Kur'an-ı Kerim'dir.

Biz kitaplara inanırken, onların Allah'ın gönderdiği ilk orijinal şekillerine inanırız. Onların hepsinin hak ve Allah tarafından olduklarına iman ederiz.

İlâhi kitaplar iki kısma ayrılır:

  1. Küçük Kitaplar: Bunlara sâhife adı verilir ve toplam yüz sayfadır. Bunlar:
    10 sayfa Adem (a.s)'a,
    50 sayfa Şit (a.s)'a,
    30 sayfa İdris (a.s)'a,
    10 sayfa İbrahim (a.s)'a gönderilmiştir.
  2. Büyük Kitaplar:
    Tevrat Musa (a.s)'a,
    Zebûr Dâvut (a.s)'a,
    İncil İsa (a.s)'a,
    Kur'an Muhammed (s.a.v)'e gönderilmiştir.

PEYGAMBERLERE İMAN

"Peygamber" kelimesi Farsça bir kelime olup, haber getiren anlamındadır. Dilimizdeki anlam, Yüce Allah'ın, emir, yasak ve hükümlerini kullarına bildirip açıklamak üzere, insanlar arasından seçip görevlendirdiği elçi demektir.

Kur'an-ı Kerim'de peygamber kelimesinin yerine Resul ve Nebi kelimeleri geçmektedir ki, elçi ve haber getiren anlamındadır. Dini anlamları bakımından Resul ile Nebi arasında fark vardır.

Resul, Allah tarafından kendisine kitap gönderilmiş peygamber demektir.

Nebi, Allah tarafından kendisine kitap gönderilmemiş, fakat önceki peygamberlerin şeriatını tebliğ ile mükellef peygamber demektir. Nebiler de Cebrail aracılığı ile Allah'tan vahiy almışlardır.

İman esaslarından biri de peygamberlere inanmaktır. Peygamberler, Allah'ın seçtiği, eğittiği ve yetiştirdiği insanlardır. İnsan kendi çabaları ile, eğitim ve öğretimi ile peygamberliği elde edemez. Allah, peygamberliği dilediğine verir. Onlar, Allah ile kullar arasında elçilerdir. Yüce Allah'ın, kullarına hak yolu göstermek için gönderdiği ilk peygamber Hz. Adem (a.s), sonuncusu Hz. Muhammed (s.a.v) ve bu ikisi arasında gelip geçen peygamberlerin hepsinin hak olduğuna, Allah tarafından gönderildiğine inanmak farzdır.

  1. Adem (a.s)
  2. İdris (a.s)
  3. Nuh (a.s.)
  4. Hûd (a.s)
  5. Salih (a.s)
  6. ibrahim (a.s)
  7. İsmail (a.s)
  8. Lût (a.s)
  9. İshak (a.s)
  10. Yakûb (a.s)
  11. Yusuf (a.s)
  12. Eyyûb (a.s)
  13. Şuayb (a.s)

 

  1. Musa (a.s)
  2. Harun (a.s)
  3. Davut (a.s)
  4. Süleyman (a.s)
  5. Zülkifl (a.s)
  6. İlyas (a.s)
  7. el-Yesâ (a.s)
  8. Yunus (a.s)
  9. Zekeriya (a.s)
  10. Yahya (a.s)
  11. İsa (a.s)
  12. Muhammed (s.a.v)

Bunlardan başka Kur'an-ı Kerim'de isimleri geçen fakat peygamber olup olmadıkları hakkında kesin bilgi olmayanlar vardır ki; bunlar da şunlardır:

  1. Üzeyir
  2. Lokman
  3. Zülkarneyn.

AHİRET GÜNÜNE İMAN

Mükellef olan her kişiye ahiret gününün varlığına iman etmek vacip olduğu gibi ahirete ait bazı durumları bilip bunlara iman etmek de vaciptir.

Sözlük Anlamı: Son ve sonra olandır. Bu anlamda dünyanın sonuna ahiret denir.

Terim Anlamı: Ölümden sonra insanların tekrar dirilmesiyle başlayacak ve ebediyen devam edecek olan bir hayatın adıdır.

İçinde yaşadığımız dünyada bulunan her şey sürekli bir değişiklik göstermektedir. Her şeyin durmadan değiştiğini, eskidiğini, canlıların doğup, büyüyüp, gelişip, yaşlanıp ve öldüklerini hep gözlemekteyiz.

Yaratılmış olan varlıkların zamanı gelince yok olmaları doğaldır. Çünkü Yüce Allah'tan başka ölümsüz, kalıcı olan hiçbir şey yoktur. Şu halde her şey belirli süreler içersinde varlığını devam ettiriyor, sonra da yok oluyor. Bu varlıklar arasında kendisine verilen akıl, irade ve güç sayesinde özel bir yere sahip olan insan da belirli bir süre yaşadıktan sonra ölmektedir. İşte insanın canlı kaldığı, varlığını sürdürdüğü bu zaman süresine ömür diyoruz. İnsan ömrünün belli bir zaman sonra Allah'ın emriyle son bulmasına da ecel diyoruz. Dünyada her gün veya her an vakti gelen insanların ömürleri tükeniyor; diğer taraftan da yeni doğanlarla yeni hayatlar başlıyor. İşte bunlar gibi bu dünyanın da bir ömrü, bir sonu vardır. Dünyanın bu son bulma anına "Kıyamet kopması" diyoruz. Bundan sonra, Yüce Allah yeni bir âlem yaratacak, bütün ölüleri diriltecek ve hepsini "Mahşer" denilen yerde toplayacaktır. İşte bu yeni âleme "Ahiret" denir. Ahirete, ahiret günü, kıyamet günü, din günü, ceza günü, son gün, diriliş (ba's) günü gibi isimler de verilmiştir.

Yeniden dirilme ile başlayıp sonsuza kadar sürüp gidecek olan hayata âhiret hayatı ve bu hayatın geçtiği âleme de âhiret âlemi veya öteki dünya denir. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Sûra üflenince, Allah'ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde, kim varsa hepsi düşüp ölmüş olacaktır. Sonra Sûra bir daha üflenince, hemen ayağa kalkıp, bakakalacaklardır" (Zümer, 68).

KAZA VE KADERE İMAN

Kaza ve kadere inanmak, iman esaslarından altıncısı ve sonuncusudur. Âlemdeki canlı cansız her varlığın, güneşin, ayın ve yıldızların yoktan yaratıldığını biliyoruz. Bütün bunların belirli bir düzen ve ölçüler içerisinde hareket ettiğini ve değişip durduğunu, zamanı gelince de yok olduğunu görüyoruz. Bu ince düzen bu sürekli oluş ve yaratılış bir tesadüfün eseri olamaz. İşte bütün bunları yapan sonsuz bir güç vardır ki, o da Allah'tır. Onun bilgisi dışında hiçbir şey olamaz.

Başlangıçtan sonsuza kadar ne olacaksa o, hepsini bilir.

Âlemde vuku bulan, cereyan eden her şey Allah'ın kaza ve kaderiyledir. Her şey, Allah'ın ilim, irade ve kudretinin eseridir, ilâhi kanuna tabidir. Her şeyde sebepler, bir takım ölçüler mevcuttur, bütün bunlar Allah'ın kaza ve kaderine uygun olarak meydana gelir. Allah bir sebep ve hikmete uygun olarak yaratır.

Kader, bir şeyin ölçüsüdür. Her varlık bir ilâhi ölçüye bağlıdır. Âlemdeki düzen ve istikrar, devamlılık ilâhi kaza ve kaderle mümkün olmaktadır.

Rabbimizin, olacakların hepsini, önceden bilip takdir etmesine (ölçüp, biçip belirli kılmasına) KADER denir. Bu, Allah'ın ilim sıfatının sonucudur.

Yüce Allah'ın takdir ettiği şeylerin zamanı gelince, Onun tarafından yaratılıp ortaya çıkmasına ise, KAZA denir. Bu da, Allah'ın irade, kudret ve yaratma sıfatlarının sonucudur. Şu halde kaza ve kadere iman, Allah'ın ilim, irade, kudret ve yaratma (Tekvin) sıfatlarına inanmak demektir.

 

YAZAR: Kadir Hatipoglu - Şubat 12 2015 17:38:46 · Adobe Reader Belgesi · Microsoft Word Belgesi · Yazdır
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Hediyen Dünyanın En Güzel Hediyesi Olsun
Haftanın Hutbesi
07.01.2022 Tövbe: Günahlardan Arınma İradesi
31.12.2021 Geçmişimizi Muhasebe Edelim, Geleceğimize Yön Verelim
24.12.2021 Ahiret Daha Hayırlı Ve Süreklidir
17.12.2021 Müslüman, Dinî Ve Ahlaki Değerleriyle Yaşar
10.12.2021 Mümin Cana Yakındır
03.12.2021 Engelleri Hep Birlikte Ve Sevgiyle Aşalım
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazüs Salihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Uydurma Hadisler
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum -
Sayfa oluşturulma süresi: 0.03 saniye 11,405,824 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2022