Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Yılbaşı Ve Noeli Kutlamanın Hükmü

                                                                                                                                  Vaaz Resimleri: w.jpg

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْإِسْلَامِ دِينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِي الْآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ

“Kim İslam’dan başka bir dine yönelirse, bilsin ki onunki kabul edilmeyecektir. Ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Âli İmrân, 85)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَاءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَإِيَّاكُمْ أَنْ تُؤْمِنُوا بِاللَّهِ رَبِّكُمْ

“Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar, size gelen gerçeği inkar etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz; oysa onlar, Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan ötürü sizi ve Peygamberi yurdunuzdan çıkarıyorlar.” (Mumtehine, 1)

Kafirlere mahsus bir eylemde bulunmak

لَتَتَّبِعُنَّ سَنَنَ مَنْ قَبْلَكُمْ شِبْرًا بِشِبْرٍ وَذِرَاعًا بِذِرَاعٍ حَتَّى لَوْ سَلَكُوا جُحْرَ ضَبٍّ لَسَلَكْتُمُوهُ

“Karış karış, arşın arşın sizden öncekilerin yollarına uyacaksınız. Hatta onlar bir keler deliğinden girse, siz de gireceksiniz” buyurmuş, Sahabe-i Kiramın “(Bizden öncekilerden maksat) Yahudiler ve Hristiyanlar mı ey Allah’ın Resulü?” tarzındaki sorusu üzerine “Onlar değilse ya kim?” Buhârî, “Enbiyâ”, 51 diyerek ve kafirlere benzemeyi kesin  bir dille yasaklamıştır.

Kutlamaya yardımcı olacak bir eylemde bulunmak

وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

“Günah işlemek ve haddi aşmak üzerinde yardımlaşmayın. Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezası pek çetindir.” (Mâide,2)

الَّذِينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ أَيَبْتَغُونَ عِنْدَهُمُ الْعِزَّةَ فَإِنَّ الْعِزَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا

“Onlar müminleri bırakıp kafirleri dost ediniyorlar. Acaba onların yanında şeref mi arıyorlar? Oysa şeref bütünüyle Allah'ındır.” (Nisa,139)

 SON DİN İSLAMDIR

Yüce Allah, din olarak yalnız İslam’ı makbul ve makul saymıştır.

  الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الْإِسْلَامَ دِينًا

Bugün sizin hesabınıza dininizi kemale erdirdim. Size yönelik nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim.” (Maide,3)

Hz. Peygamber(s) de, Müslümanların din olarak neleri  ölçü kabul etmeleri gerektiğini, veda hutbesinde şu şekilde ebedileştirmiştir:

 تَرَكْتُ فِيكُمْ أَمْرَيْنِ لَنْ تَضِلُّوا مَا تَمَسَّكْتُمْ بِهِمَا كِتَابَ اللَّهِ وَسُنَّةَ نَبِيِّهِ

Size iki şey bırakıyorum eğer onlara sarılırsanız sapıtmazsınız, Allahın kitabı ve benim sünnetim.

وَمَا آَتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

“Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi ya-sakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.” (Haşr,7)

Her namazın her rekatında okuduğumuz fatiha suresinin son ayetlerinde:

  اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ  صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ  

      “Bizleri doğru yola ilet, Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.”

    Hz.   Enes(r)'in rivayet    ettiğine    göre,    Sevgili    Peygamberimiz(s)    Medine'ye hicret ettiklerinde. Medine halkının-    İran Mecusilerinden alınma Nevruz ve Mihrican adındaki iki bayramı kutladıklarını görence, Hz.Peygamber (s):

مَا هَذَانِ الْيَوْمَانِ قَالُوا كُنَّا نَلْعَبُ فِيهِمَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَبْدَلَكُمْ بِهِمَا خَيْرًا مِنْهُمَا يَوْمَ الْأَضْحَى وَيَوْمَ الْفِطْرِ

"-Bu günler nedir? Diye sorduğunda Medineliler: "-Biz cahiliyyet döneminden beri bu günlerde eğleniriz" dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz(s):   "-Allah size,   o   iki   gün   yerine   daha   hayırlı   iki   bayram   vermiştir. Bunlar   ise   Ramazan   ve Kurban   Bayramlarıdır, buyurmuştur. Ebu Şeybe (Musannef), 3/382 (29656); Beyhaki, 5/117 (9258)

     YILBAŞINI KUTLAMA

Paskalya töreninde yumurta boyamak, çörek yapmak, tütsü satın almak, bebek, kadın ve çocukların kına yakınması, yeni giysiler satın alınması ve buna benzer Hıristiyanların kendilerince kutsal addedilen günlerde yapılan diğer şeyler...

 Yılbaşı kutlamaların temeli batı orijinlidir. Asıl olarak bizim yılbaşı tabiriyle eski yılın sona ermesi yeni yılın başlamasını anlamamız gerekir. Ama batı dünyasında durum böyle değildir.

Hıristiyan Batı'da milâdî takvimin başlangıcına esas olarak Hz. îsâ'nın doğum tarihi alınmış ve bu giderek diğer ülkelerde de benimsenmiştir. 

Bu Kutlamalara Bakıldığında Hep İslamın Hoş Karşılamadığı Fiiller İşlenmektedir

1.Kişileri İlahlaştırma:

   a)- Noel İnancı

   Her yıl 25 Aralık Hz. İsa (a.s.)’ın doğumunun yıl dönümü kabul edilerek bir hafta boyunca çeşitli etkinliklere yer verilmektedir. Katolik ve Ortadoks kiliseleri de bu olayı sahiplenmek suretiyle Hz. İsa (a.s.)’ın doğumunun hatırasına bu süre içinde üç dinî ayin gerçekleştirmektedir.(4)

 İlk defa Almanya’da 1605 yılında ortaya konulmuş, daha sonra da bütün hıristiyanlıkalemine sirayet eden “Noel Baba” efsanesi de yaygın bir biçimde işlenmiştir. Noel Baba aslı ve mesnedi olmayan, ancak sözde iyiliği temsil eden ve bu gecelerde çocuklara oyuncak, şeker vb. hediyeler dağıtan, genellikle karla örtülü, kırmızı başlıklı paltosu ve kocaman beyaz sakalı ile temsil edilen efsanevî bir kişidir. Yeni Türk Ansiklopedisi Komisyon, Ötüken Yayınevi, İst. 1985 c. 7, s. 2687.)

   Türkçede yanlış olarak yılbaşı kutlamalarıyla özdeşleştirilen “Noel” Latincede, “Tanrının doğum günü” anlamına gelen ve Hz. İsa’nın doğum günü kutlamasını ifade eden “diesnatalis” teriminin Fransızca karşılığıdır.

Noel, putperestlikten kalma bir âdettir. Hıristiyanlıkla alakası yoktur. Şirk âdetidir. Noel baba, efsane bir kişidir.

   Dinimizde ise; yılbaşı ve noel kutlamalarının yeri yoktur.

b)- İsa(a) yı İlahlaştırma İnancı

    Hz. İsa Allahın oğludur diyorlar ve ona da ilahlık vasfı addediyorlar. Bu husus Kur’anı Kerimde şöyle ifade ediliyor:

وَقَالَتِ الْيَهُودُ عُزَيْرٌ ابْنُ اللَّهِ وَقَالَتِ النَّصَارَى الْمَسِيحُ ابْنُ اللَّهِ ذَلِكَ قَوْلُهُمْ بِأَفْوَاهِهِمْ يُضَاهِئُونَ قَوْلَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُ قَاتَلَهُمُ اللَّهُ أَنَّى يُؤْفَكُونَ (30) اتَّخَذُوا أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ أَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللَّهِ وَالْمَسِيحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَمَا أُمِرُوا إِلَّا لِيَعْبُدُوا إِلَهًا وَاحِدًا لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ

“Yahudiler "Uzeyr, Allah'ın oğludur" dediler. Hıristiyanlar da "Mesih (İsa) Allah'ın oğludur"dediler. Bunlar, onların ağızları ile geveledikleri dayanaksız sözlerdir. Böyle demekle daha önceki kâfirlerin sözlerine özeniyorlar. Allah kahretsin onları. Nasıl gerçeklerden sapıyorlar?”

“Onlar Allah dışında hahamlarını, rahiplerini ve Meryemoğlu İsa'yı ilah edindiler. Oysa onlara sadece tek ilaha, kendisinden başka ilah olmayan ve onların yakıştırma ortaklarından uzak olan Allah'a kulluk etmeleri emredilmişti.” (Tevbe,30-31)

-Bunu kiliselerde..filmlerinde görmekteyiz…

-Hz. Peygamber “Kabrimi bayram yerine benzetmeyiniz..”

- Hz. Peygamberin, kendini çok öveni ikaz etmesi..

- Hz. Peygamber, Mescitlerinizi Hiristiyanlar gibi süsleme.

c)- Çam Ağacı:

 Noel kutlamasının bir başka unsuru olan çam ağacı ise,

 a)- Yunan ve Roma pagan kültüründeki Attis tanrısına yönelik ayinden kaynaklandığı kabul edilmektedir. Bereket tanrısı , bereket sembolü diye tapınılmaktaydı.

b)-Bir başka inanışta ise, çam ağacı ölümsüzlüğü temsil ettiğine, ağaca bağlanan mumların ise kötü ruhları ve cadıları kovmak için yakıldığına inanılır

     İmam-ı Rabbanî hazretleri de bu meyanda şöyle demektedir: “Hinduların bayram günlerine  ateşe tapınanların Nevruz günlerine ve Hristiyanların Noel gecelerine ve diğer paskalyalarına] hürmet etmek ve o zamanlarda, onların âdetlerini, onlar gibi yapmak, şirk olur. Küfre sebep olur. O geceleri, başka gecelerden ayırt ediyorlar. Bunlar hep şirktir, kâfirliktir”. (Mektubat- Rabbani 3/41)

   İbniKayyim el-Cevziyye ise kafirlere mahsus bayramları tebrik etmenin küfür olarak görülmese bile kesin olarak haram olduğunu söyler: “Ehl-i küfre has ritüelleri kutlamak ittifakla haramdır. Bu, haça secde etmelerini tebrik etmek mesabesindedir. Hatta bu, Allah katında en büyük günahlardan ve içki içmeyi, bir cana kıymayı, zina suçunu işlemeyi vb. şeyleri kutlamaktan çok daha fazla nefret ve buğz edilmesi gerekenlerdendir. Dinin kadr-u kıymetini bilmeyen, dine fazla önem vermeyenlerin bir çoğu da bu duruma düşmekte, yaptığı işin ne kadar çirkin olduğunu bilmemektedir. Netice olarak her kim bir kulu bir günahtan veya bir bidatten yahut da bir küfürden dolayı tebrik ederse hiç şüphesiz Allah’ın gazabına ve öfkesine maruz kalır.”(İbniKayyim, AhkamEhlizZimme, I, 441).

   Netice olarak şunu söyleye biliriz ki, bunlardan her hangi birini yapan ya da yapılmasına vesile olan bir müslümanİbn Abidin gibi Fukahanın kitaplarında belirtildiği gibi eğer “o günlere tazim maksadını taşıyorsa –Allah’a sığınırız- küfre düşer”Yok eğer tazim kastı yoksa harama düşmüştür, günahkârdır. İster nezaketlilikten veya muhabbetten ötürü yapmış olsun, ister utandığından ortam gereği yapmış olsun durum aynıdır. Çünkü;

  1. Dinimizde kafirlere benzeme-teşebbüh mezkürhadîsi şeriflerden de anlaşıldığı gibi yasaklanmıştır.
  2. Bu tür bayramları tebrik etmek, onlara her hangi bir surette iştirak etmek bir türmeveddet ve sevgidir ki bu ilgili ayetlerle yasaklanmıştır.
  3. Yılbaşı ve noel kutlaması bir tür bayramdır ve dinî ve akîdevî boyutu olan bir meseledir. Nitekim Efendimiz (s.a.v.):

إِنَّ لِكُلِّ قَوْمٍ عِيدًا وَهَذَا عِيدُنَا

  1. Her topluluğun bir bayramı vardır. Bizim bayramımızda budur” diyerek, her toplumun kendine has bir bayramı olduğunu ve biz müslümanların ise ayrı bir bayramı olduğunu ifade etmiştir.

   Bu kutlamalara bir müslümanın aracı olması da, haram olan bir işe yardımcı olmaktır ki bu da ilgili mezkür ayet ile yasaklanmıştır.

2. Alkol Kullanımı:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْأَنْصَابُ وَالْأَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ  

“Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. (Maide, 90)

İçki bu kadar kötü olduğu belirtildiği halde çeşitli T.V kanallarıyla bunun reklamları yapılmakta , gençlerimiz ve çocuklarımız buna özendirilmektedir.

Bir Müslüman içki içmediği halde bu geceye, yalnız eğlence olarak orada bulunması bile hoş karşılanmamıştır. Yüce Allah şöyle buyurur:

وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ أَنْ إِذَا سَمِعْتُمْ آَيَاتِ اللَّهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتَّى يَخُوضُوا فِي حَدِيثٍ غَيْرِهِ إِنَّكُمْ إِذًا مِثْلُهُمْ إِنَّ اللَّهَ جَامِعُ الْمُنَافِقِينَ وَالْكَافِرِينَ فِي جَهَنَّمَ جَمِيعًا  

       “Allah size indirdiği kitapta onun ayetlerinin inkar edildiğini ya da alaya alındığını işittiğinizde başka bir konuya geçmedikleri sürece onlarla bir arada oturmamanızı, yoksa sizin de onlar gibi olacağınız! bildirdi. Hiç kuşkusuz Allah münafıklar ile kafirleri cehennemde bir araya getirecektir.” (Nisa,140)

3. Gayri Meşru Eğlence:

 Diğer bir hadîste ise şöyle uyanda bulunulmuştur:

«Ümmetim şu onbeş şeyi işlediği gün belâ kendilerine iner:

1 — Devlet malı ganimet edinilip belli bir kesimin elinde dönüp dolaşan bir varlık olursa,

2 — Emânet ganimet sayılıp yağma edilirse,

3 — Zekât ödemek istenmeyip bir borç gibi düşünülürse,

4 — 7 — Adam kendi zevcesine itaat eder, anasına karşı gelip eziyette bulunur; dost ve arkadaşına iyilik edip babasına eziyet-ve cefada bulunursa,

8 — Camilerde (dünyevî çıkarlar için) sesler yükselirse,

9 — Kabile ve topluluk ahlâksız sapıkları kendilerine baş edi­nirlerse,

10— Kavim veya milletin ileri gelen söz sahibi, onların en rezili olursa,

11— Adama, şerrinden korkulduğu için ikram edilirse,

12— Alkollü içkiler içilirse,

13— Şarkı-türkü söyleyen kadınlara yer verilir, ilgi gösterilir

14— Caz, saz ve diğer çalgı aletleri edinilir (de çalanlar ve din­leyenler; çoğalır) sa,

15 — Bu ümmetin sonra gelenleri,    önce gelip    ederse, artık o zaman kızıl bir rüzgârı veya yerin dibim- batmayı da mesha uğramayı bekleyin (pek yakındır).  Tirmizi: Hz. Ali (R.A.) den

İbnHibbân : EbûHüreyre (R.A.) denÜmmetimden bir kavim (veya millet) son zamanda maymun ve domuza çevrilirler!» Bunun üzerine Ashab-ı Kiram sordular :

 «Ey Allah'ın Peygamberi! sözünü ettiğiniz o kimseler Müslüman muin lar?» Efendimiz şu cevabı verdi:

«Evet, Allah'tan başka ilâh olmadı gına, benim de Allah'ın Peygamberi bulunduğuma şehâdet ederi» ve oruç tutarlar..» Ashab-ı Kiram, tekrar sordular.-

 «Ya Resûlüllah Onların durumu ve ameli nelerdir?» Peygamber (A.S.) şöyle covn verdi:

      «Onlar caz, saz ve diğer çalgı aletlerini, şarkı - türkü söyle yen kadınları ve bir takım tefler edinirler? alkollü içkileri içerler ve onlar içki ve eğlence üzerine gecelerler de sabahladıkları vakit mesh uğramış olarak (domuz veya maymuna dönüşerek) sabahlarlar

KAFİRLERE BENZEME

   قالَ رسُولُ اللّهِ(ص): لَيْسَ مِنَّا مَنْ تَشَبَّهَ بِغَيْرِنَا لَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَلَا بِالنَّصَارَى

Bizden başkasına benzeyen bizden değildir, Yahudilere ve hırıstiyanlara benzemeyiniz.

عَنْ ابْنِ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ

“Her kımbır kavme benzemeye özenirse o da onlardandır “ ( Sünen-i Ebi Davut (Ebu Davud) C: 4, Sh: 44, Beyrut/ty. Müsned N/50. )

Rivayetlere göre Hz. Ömermüslüman beldelerinde törenlerim açıktan yapmamalarını onlara şart koşmuştur. Müşriklere tören ve geleneklerini (başkalarını etkileyecek şekilde) açıktan icra etmeleri yasaklanmışken müslüman nasıl olur da onların yaptıklarını yapar?.

Ömer b. el-Hattab şunları söyler:

"Dinleriyle ilgili konularda Allah düşmanlarından uzak dürün. Zira Allah'ın gazabı onların üzerine iner."

 İslam ulemasından Menâvî (Rh.a.) özetle şöyle diyor: “İçi dışını onaylar bir şekilde bir kişi bir toplumun adetlerini benimser, onların ahlaki ile ahlaklanır, onlara has işleri yapmakla tanınır ve onlarla bütünleşirse onlardan olmuş olur.

İmanlı ve ahlaklı kişilere benzemeye çalışan kişi de pek tabii ki onlardandır. Onlara saygı duyulduğu gibi ona da saygı duyulur. Büyük günahları açıktan işleyen fasıklara benzeyen kişi de hiç şüphesiz onlar gibi küçümsenir ve aşağılanır. Yücelik nişanını takınan kişi bilfiil yücelmemiş olsa da ikram görür.

Kısacası benzeme küfürde ise küfür, haramda ise haram, şiar da ise şiarın hükmü tahakkuk eder.” (Feyzu’l Kadir ŞerhuCamiu’s-Sağir (Menavî) C: 6, Sh: 104, Beyrutlty.)

Allah c.c. yine Peygamberine hitaben şunları buyurur:

 وَلَنْ تَرْضٰى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارٰى حَتّٰى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜوَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ الَّذ۪ي جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ

 Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.  Bakara 120

Büyük alim el-Fudayl b. lyaz (r.a.) şunları söylemiş:

"Yolcuları az da olsa sen hak yoldan ayrılma.
Rağbet edeni çok da olsa kötü yola sapma."

       BİR YILIN MUHASEBESİ

 Nitekim Kur’an-ı Kerim de

الَّذِي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ

 “İnsanların hangisinin daha iyi davrandığını tespit etmek için ölüm ve hayatı yaratan O dur” Mülk, 2. bildirmiştir.

أَحَسِبَ النَّاسُ أَنْ يُتْرَكُوا أَنْ يَقُولُوا آَمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ

       “İnsanlar imtihandan geçirilmeden sadece ‘iman ettik’ demeleriyle bırakılıverileceklerini mi sandılar.” Ankebut, 2.

 “İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır. Kıyamet, 36.

“Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin, hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız.” Mü’minun, 115.

عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ عَنِ النَّبِىِّ (صعلم) قَالَ  لاَ تَزُولُ قَدَمَا ابْنِ آدَمَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ عِنْدِ رَبِّهِ حَتَّى يُسْأَلَ عَنْ خَمْسٍ عَنْ عُمْرِهِ فِيمَا أَفْنَاهُ وَعَنْ شَبَابِهِ فِيمَا أَبْلاَهُ وَمَالِهِ مِنْ أَيْنَ اكْتَسَبَهُ وَفِيمَ أَنْفَقَهُ وَمَاذَا عَمِلَ فِيمَا عَلِمَ .

İbn Mesut (r.a) Rasulullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu söyledi: Ademoğlu şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe Rabbinin huzurundan ayrılamaz:

1- Ömrünü nerede geçirdiğinden.

2- Gençliğini nerede tükettiğinden.

3- Malını nerden kazandığından.

4- Nereye harcadığından.

5- İlmiyle nasıl amel ettiğinden. (Tirmizi, Kıyame, 2601)

Evet, yapaca­ğımız şeyi peygamberimiz bize şöyle hatırlatı­yor:

عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ قَالَ حَاسِبُوا أَنْفُسَكُمْ قَبْلَ أَنْ تُحَاسَبُوا  وزِنوا أنفسَكم قبل أن تُوزَنوا   وَتَزَيَّنُوا لِلْعَرْضِ الْأَكْبَرِ وَإِنَّمَا يَخِفُّ الْحِسَابُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى مَنْ حَاسَبَ نَفْسَهُ فِي الدُّنْيَا

"Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesa­ba çekiniz. Amelleriniz tartılmadan önce de ölçülü olunuz!  Hesap günü için hazırlıklı olun. Şüphesiz dünyada sorumlu davranan kimsenin hesabı hafif olacaktır."  (Tirmizi,İbnEbiŞeybe, Beyhaki)….!

الْكَيِّسُ مَنْ دَانَ نَفْسَهُ وَعَمِلَ لِمَا بَعْدَ الْمَوْتِ وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَهُ هَوَاهَا وَتَمَنَّى عَلَى اللَّهِ

"Akıllı insan, kendine sahip çıkan ve ölümden sonrası için çalışan, aciz insan ise kendini dünyevi arzulara kaptırdığı halde Allahtan cenneti temenni eden kimsedir."( Tirmizi)

Bir daha hatırlatalım ki gün, hafta, ay ve yıl izâfidir. Zaman bir şelaleden akıp giden su gibidir. Onu durdurmak ya da geri çevirmek mümkün değildir. O halde bir ata sözünde denildiği gibi “Zararın neresinden dönülürse kârdır.” Dileğimiz odur ki gelecek günlerimiz ve yıllarımız hep kazançlı olsun.

1-Yılın muhasebesi yapılması gerekirken..

2-Kostantinin Hristiyanlığı kabul ettiğinin yıl dönümü :M.313.

3-Noel Katolik ve Protestanlar 25 Aralık,Ortadokslar ise 5 Ocakta kutlarlar.

4-Çam kesme ve ışıklandırma Ermenilerin Amanor adlı putları içindir.

5-Miladi takvim Hz. İsanın doğumundan 5 sene sonra başlar.

6-Noel baba eskiRomada güneş tanrısı olarak bilinmektedir.

7-Türkiyede ilk defa 1829 yılında İngiliz sefiri İstanbul boğazına demirlediği gemide noel yortusunu hortlatır o günün devlet büyükleri  o kokteyle katılma gafletini gösterir o zamandan beri bizdede yerleşmiştir.

8-Noel baba dediklei hayali kişinin paltosu kırmızdır,gizli kaynaklarda bu Müslümanların kanını temsil eder.Yani Hristiyanlar  Müslümanların kanını  şaraplı ekmekle içmeyi and içmişlerdir.

 Günümüz meselelerinde fetvalar adlı kitapta c.1 s.249 (Halil Gönenç) 

Bir Müslüman Yahudi, Hrıstiyanların veya Mecusilerin bayramını kutla, ona tazim eder veya o günlerde yaptıkları yemeği pişirirse mürted olur der.

İmamı Rabbani: Yahudilerce kutsal sayılan günlerde adet olan hediyelerle hediyeleşmek kötü görülen şeylerdendir der.

Mektubatta:Noel baba ve Hrıstiyanların diğer bayram günlerinde onlara ayak uydurmak gayesiyle onların yaptıklarını yapma, o günlerde bayram niyetiyle hediye almak, Hrıstiyanların pişirdikleri yemekleri pişirmek caz değildir. Bu hareketler küfrü gerektirir ondan skınmak gereklidir. Der

   Dinler tarihi uzmanı Dr. Lütfi Özşahinnoel baba kültürü misyonerliğin bir parçasıdır, u. Derzantısıdır

Yıl başı kimlik mücadelesidir, bir zamanlar gösterecek kimlik bulunmaz olur, öz kimliğine sahip çıkılması gereklidir.

Küfür sağanak yağmur gibidir, ıslandığının farkına varamadığın gibi gelir,

 

ASLINDA 1 OCAK  MEKKENİN FETİH YILDÖNÜMÜDÜR….

 

YAZAR: Kadir Hatipoglu - Aralık 30 2021 01:00:00 · Adobe Reader Belgesi · Microsoft Word Belgesi · Yazdır
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Hediyen Dünyanın En Güzel Hediyesi Olsun
Haftanın Hutbesi
28.01.2022 Üç Aylar: Rahmet Ve Mağfiret Vesilemiz
21.01.2022 İslam: Allah Katında Yegâne Din
14.01.2022 Kelime-İ Şehâdet: İmanın Özü
07.01.2022 Tövbe: Günahlardan Arınma İradesi
31.12.2021 Geçmişimizi Muhasebe Edelim, Geleceğimize Yön Verelim
24.12.2021 Ahiret Daha Hayırlı Ve Süreklidir
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazüs Salihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Uydurma Hadisler
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum -
Sayfa oluşturulma süresi: 0.04 saniye 11,427,708 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2022