Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Cennetin Bir Bedeli Vardır.

                                                                                                                 Vaaz Resimleri: w.jpg

Cennetin Bir Bedeli Vardır.

اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذِينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَآءُ وَالضَّرَّآءُ وَزُلْزِلُوا حَتَّى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذِينَ اَمَنُوا مَعَهُ مَتَى نَصْرُ اللهِ اَلآ اِنَّ نَصْرَ اللهِ قَرِيبٌ

"Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber müminler, Allah'ın yardımı ne zaman?' diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı pek yakındır." (Bakara, 2/214)

İnsanlık tarihine baktığımız zaman en büyük sıkıntıları, başta peygamberler olmak üzere inananların çektiklerini görürüz.

İman, en büyük nimettir. Bu nedenle bu konudaki imtihan da çetin olmaktadır. Hayat imtihanı inananlar için her zaman zor olmuştur. Birtakım Müslümanlar sırf

اَلَّذِينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلاَّ اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللهُ

“Onlar ki, sadece “Bizim Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için, haksızlıkla yurtlarından çıkarıldılar” (Hac, 22/40). “Rabbimiz Allah” dedikleri için zulümlere maruz kalmışlar, yurtlarından çıkarılmışlar. Peygamberler ve onlara inananlar

حَتَّى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذِينَ اَمَنُوا مَعَهُ مَتَى نَصْرُ اللهِ

“Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardır. Önceki peygamberler ve onların ümmetleri gibi Hz. Muhammed ve onun ashabı da imanlarını ve kutsal değerlerini menfaat ve rahatlarının üstünde görmüşler; kutsal değerler uğruna dünyalık çıkarlarını feda etmeyi göze almışlar; büyük acı ve sıkıntılara katlanmışlardır. Allah’ın yardımı ne zaman gelecek derken de, asla çaresizlik, imanda tereddüt ve acizlik içerisine düşmemişler, ellerinden geleni yaptıktan sonra

وَلَيَنْصُرَنَّ اللهُ مَنْ يَنْصُرُهُ اِنَّ اللهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

“Şüphesiz ki Allah kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder” (Hac, 22/40) ilahi fermanından hareketle, o yardımı bekleyerek, mücadelelerini sürdürmüşlerdir. Nitekim yüce Allah’ın bu hususta sözü vardır ve şöyle buyurur:

 يَآاَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوآ اِنْ تَنْصُرُوا اللهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ

“Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.” (Muhammed, 47/7)

Şüphesiz cennetin bir bedeli vardır. Bir nimet ne kadar değerliyse kıymeti de ona göre takdir olunur. Ya nimetlerin en güzeli olan Cennet nimeti! Paha biçilemeyecek kadar değerli olan bu nimeti kazanmak elbette o derecede zahmetli olacaktır. Geçmiş kavimlerin bu konuda yaşamış olduğu sahneleri anlatan şu ayetlere bir kulak verelim:

وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ- قُتِلَ اَصْحَابُ اْلاُخْدُودِ- اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِ- اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ- وَهُمْ عَلَى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ- وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلاَّ اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللهِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ- اَلَّذِى لَهُ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَاللهُ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

“Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (müminleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir. (Rivayete göre İslam öncesinde Necran halkı Hıristiyanlığı kabul edince Himyer Kralı Yahudi Zi Nuvas, onlara savaş açmış, dinlerinden dönmeyenleri açtığı hendeklerde ateşlere atmıştı.) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı. Onlar müminlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah’a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah her şeye şahittir.” (Bürûc, 85/3-9)

İlk Müslümanlar da aynı şekilde şiddetli imtihana maruz kalmışlardır.

وعنْ أبي عبدِاللَّهِ خَبَّابِ بْن الأَرتِّ

 Habbab b. Eret (r.a) anlatıyor:

قَالَ: شَكَوْنَا إِلَى رسولِ اللَّهِ ﷺ وَهُو مُتَوسِّدٌ بُردةً لَهُ في ظلِّ الْكَعْبةِ، فَقُلْنَا: أَلا تَسْتَنْصرُ لَنَا أَلا تَدْعُو لَنَا؟ فَقَالَ: قَد كَانَ مَنْ قَبْلكُمْ يؤْخَذُ  الرَّجُلُ فيُحْفَرُ لَهُ في الأَرْضِ فيجْعلُ فِيهَا، ثمَّ يُؤْتِى بالْمِنْشارِ فَيُوضَعُ علَى رَأْسِهِ فيُجعلُ نصْفَيْن، ويُمْشطُ بِأَمْشاطِ الْحديدِ مَا دُونَ لَحْمِهِ وَعظْمِهِ، مَا يَصُدُّهُ ذلكَ عَنْ دِينِهِ، واللَّه ليتِمنَّ اللَّهُ هَذا الأَمْر حتَّى يسِير الرَّاكِبُ مِنْ صنْعاءَ إِلَى حَضْرمْوتَ لاَ يخافُ إِلاَّ اللهَ والذِّئْبَ عَلَى غنَمِهِ، ولكِنَّكُمْ تَسْتَعْجِلُونَ رواه البخاري.

“Resûlullah (s.a.s), Kâbe’nin gölgesinde otururken, gelip (müşriklerin yaptıklarından) şikâyette bulunduk: ‘Bize yardım etmiyor musun, bize dua etmiyor musun?’ dedik. Yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir vaziyette oturdu ve şu cevabı verdi: ‘Sizden önce öyleleri vardı ki, kişi yakalanıyor, onun için hazırlanan çukura konuyor, sonra getirilen bir testere ile başının ortasından ikiye bölünüyordu. Bazısı vardı, demir taraklarla taranıyor, vücudunda sadece et ve kemik kalıyordu. Bu yapılanlar onları dininden çeviremiyordu. Allah’a yemin olsun ki Allah bu dini tamamlayacaktır. Öyle ki, bir yolcu devesine bindi mi San’a’dan kalkıp Hadramevt’e kadar gidecek, Allah’tan başka hiçbir şeyden korkmayacak, sadece koyunu için kurttan korkacak. Ancak siz acele ediyorsunuz.’” (Buharî, “Menâkıbu’l-Ensâr” 29; Ebu Dâvud, “Cihâd”, 107)

Unutmayalım ki, büyük hedeflere büyük mücadelelerle, sabır ve sebatla ulaşılabilir.

 

Mehmet KAPUKAYA

YAZAR: Kadir Hatipoglu - Aralık 12 2020 09:10:10 · Adobe Reader Belgesi · Microsoft Word Belgesi · Yazdır
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Hediyen Dünyanın En Güzel Hediyesi Olsun
Haftanın Hutbesi
28.01.2022 Üç Aylar: Rahmet Ve Mağfiret Vesilemiz
21.01.2022 İslam: Allah Katında Yegâne Din
14.01.2022 Kelime-İ Şehâdet: İmanın Özü
07.01.2022 Tövbe: Günahlardan Arınma İradesi
31.12.2021 Geçmişimizi Muhasebe Edelim, Geleceğimize Yön Verelim
24.12.2021 Ahiret Daha Hayırlı Ve Süreklidir
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazüs Salihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Uydurma Hadisler
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum -
Sayfa oluşturulma süresi: 0.06 saniye 11,431,200 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2022