Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Hz. Yunus (A.S): Balığın Karnındaki Peygamber

Hz. Yunus (A.S): Balığın Karnındaki Peygamber

                                                             Vaaz Resimleri: w.jpg

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

 

وَاِنَّ يُونُسَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ

“Şüphesiz Yûnus da peygamberlerdendi.”

اِذْ اَبَقَ اِلَى الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ

“Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.”

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ الْمُدْحَضِينَ

“Gemidekilerle kur’a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.”

فَالْتَقَمَهُ الْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ

“Böylece, Yûnus kendini kınayıp dururken balık onu yuttu.”

فَلَوْلآ اَنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُسَبِّحِينَ

“Eğer o, Allah’ı tespih edip yüceltenlerden olmasaydı,”

لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِ اِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ

“ Mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.”

فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ

“Derken biz onu hasta bir hâlde sahile attık.”

وَاَنْبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِنْ يَقْطِينٍ

“Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.”

وَاَرْسَلْنَاهُ اِلَى مِائَةِ اَلْفٍ اَوْ يَزِيدُونَ

“Biz onu yüz bin, yahut daha fazla insana peygamber olarak gönderdik.”

فَاَمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ اِلَى حِينٍ

“Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.”  (Sâffât, 37/139-148)

Konumuz olan âyetlerde; Kur’an-ı Kerim’de altı yerde

اِنَّآ اَوْحَيْنَآ اِلَيْكَ كَمَآ اَوْحَيْنَآ اِلَى نُوحٍ وَالنَّبِيِّينَ مِنْ بَعْدِهِ وَاَوْحَيْنَآ اِلَى اِبْرَهِيمَ وَاِسْمَعِيلَ وَاِسْحَقَ وَيَعْقُوبَ وَاْلاَسْبَاطِ وَعِيسَى وَاَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَرُونَ وَسُلَيْمَنَ وَاَتَيْنَا دَاوُدَ زَبُورًا

“Biz, Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davûd’a da Zebûr vermiştik.” (Nisâ, 4/163)

وَاِسْمَعِيلَ وَالْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًا وَكُلاًّ فَضَّلْنَا عَلَى الْعَالَمِينَ

“İsmail’i, Elyasa’ı, Yûnus’u ve Lût’u da doğru yola erdirmiştik. Her birini âlemlere üstün kılmıştık.” (En’âm, 6/86)

فَلَوْلاَ كَانَتْ قَرْيَةٌ اَمَنَتْ فَنَفَعَهَا اِيمَانُهَا اِلاَّ قَوْمَ يُونُسَ لَمَّا اَمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْىِ فِى الْحَيَوةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ اِلَى حِينٍ

“Yûnus’un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yûnus’un kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık.” (Yûnus, 10/98)

وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَى فِى الظُّلُمَاتِ اَنْ لاَ اِلَهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

“Zünnûn’u da hatırla.[ Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye dua etti.” (Enbiyâ, 21/87)

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّ وَكَذَلِكَ نُنْجِى الْمُؤْمِنِينَ

“Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü’minleri böyle kurtarırız.” (Enbiyâ, 21/88)

فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلاَ تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِ اِذْ نَادَى وَهُوَ مَكْظُومٌ

 “Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yûnus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir hâlde Rabbine yakarmıştı.” (Kalem, 68/48)

لَوْلآ اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّهِ لَنُبِذَ بِالْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ

“Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız bir yere atılacaktı.” (Kalem, 68/48-50)

فَاجْتَبَيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِحِينَ

“ (Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı.” (Kalem, 68/48-50)

Anılan Yunus (a.s)’un; tebliğinin başlangıcında halkının kendisine inanmamasına kızarak ülkesinden ayrıldıktan sonra başına gelenler hakkında kısa bilgiler yer almaktadır.

Yüce Allah, Hz. Yûnus’u, Irak’taki Musul toprağında bulunan zalim, puta tapan ve nüfusu yüz bini aşkın “Ninova” halkına Peygamber olarak gönderdi. Hz. Yûnus (a.s), halkını Allah’a inanmaya davet etti. Bu davete otuz üç yıl devam etti. Halktan kendisine yalnızca iki kişi iman etti. Halkının inanmayışı Hz. Yunus’un zoruna gitti.

Bir gemiye binerek kızgınlıkla Ninova’yı terk etti. Allah’ın emri gelmeden Ninova’yı terk etmesi bir peygamber için acelecilik ve sabırsızlıktı.

Yunus (a.s)’un bindiği gemide bulunan yolcularla kendi arasında Kur’an-ı Kerim’de açıklanmayan bir sebepten dolayı denize atılmak üzere kur’a çekildi. Bazı rivayetlere göre Yunus (a.s) kura çekilmeden gönüllü olarak denize atılmayı istedi. Fakat gemidekiler kabul etmedi. Sonuçta çekilen kura Yunus (a.s)’a çıktı ve kendisi denize atladı.

Yunus (a.s) bu arada hatasını anlamıştı. Fakat işi daha da çetinleşti. Bir balık onu yutuverdi. Artık Yunus, balığın karnında, karanlıklar içinde, pek üzgün olarak Rabbine hâlini şöyle arz etti:

لاَ اِلَهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

“Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum.” (Enbiya, 21/87)

Yunus (a.s)’un bu duasında içtenlik vardı. Cevabını Allah’tan aldı:

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّ وَكَذَلِكَ نُنْجِى الْمُؤْمِنِينَ

“Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz müminleri böyle kurtarırız.” (Enbiya, 21/88)

İnsanın sıkıntıdan kurtulması ve umduğuna kavuşması için gerekenler; iman ve Allah’a sığınma, iman ve gereğini yapmadır.

İşte okuduğumuz ayetlerde Kur’an bize bunu örnek ve ibret olarak şöyle bildirmektedir:

فَلَوْلآ اَنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُسَبِّحِينَ

“Eğer o, Allah’ı tesbih edip yüceltenlerden olmasaydı,

لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِ اِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ

Mutlaka insanların diriltileceği güne kadar balığın karnında kalırdı.” (Sâffât, 37/143-144)

Yunus (a.s), Allah’ı anışı, hatasını anlayışı ve Allah’a dayanışı sayesinde balığın karnından kurtuluverdi. Bu, kendisi için büyük bir nimet ve rahmetti.

Görüldüğü üzere Allah Teâlâ, peygamberlerini başlarına gelen olağan dışı olaylarla eğitmiş, zorlu geçecek bir tevhid mücadelesine hazırlamıştı. Hz. Yûnus’un büyük bir balık, muhtemelen bir balina aracılığıyla boğulmaktan kurtulması da mûcizevî bir olaydı.

فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ

“Derken biz onu hasta bir hâlde sahile attık.” (Sâffât, 37/145)

Yunus, balığın karnından sahile çıktığında hâlsizdi. Vücudu pelteleşmişti. Sıcak bir bölgedeydi. Derken Allah O’na bir başka nimetini ikram etti.

وَاَنْبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِنْ يَقْطِينٍ

“Üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik.” (Sâffât, 37/146)

Yunus (a.s) kısa zamanda sağlığına kavuştu. Bundan sonra da halkını iman etmeye davete devam etti. Sonunda ona iman ettiler.

فَاَمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ اِلَى حِينٍ

 “Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.” (Sâffât, 37/148)

Yunus (a.s)’un milleti, ümitsizlik hâlinde tövbe ve imanı Allah katında kabul edilen tek milletti. Bu gerçekten büyük bir nimetti. Allah, bu hususu Kur’an’da şöyle anlatmaktadır:

فَلَوْلاَ كَانَتْ قَرْيَةٌ اَمَنَتْ فَنَفَعَهَا اِيمَانُهَا اِلاَّ قَوْمَ يُونُسَ لَمَّا اَمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْىِ فِى الْحَيَوةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ اِلَى حِينٍ

“Yunusun kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunusun kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık.” (Yunus, 10/98)

Yunus (a.s)’un milleti, inanmayanların başına gelen helâkin emarelerini görür görmez, tövbe edip peygamberlerine inanmaları neticesinde yeis hâlindeki imanları kabul görmüştü. Onlara da bu, ün kalmıştı.

Selam Yunus (a.s)’a ve ona tabi olanlara olsun...

 

Dr. Ömer MENEKŞE

YAZAR: Kadir Hatipoglu - Ocak 23 2021 06:41:09 · Adobe Reader Belgesi · Microsoft Word Belgesi · Yazdır
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Hediyen Dünyanın En Güzel Hediyesi Olsun
Haftanın Hutbesi
28.01.2022 Üç Aylar: Rahmet Ve Mağfiret Vesilemiz
21.01.2022 İslam: Allah Katında Yegâne Din
14.01.2022 Kelime-İ Şehâdet: İmanın Özü
07.01.2022 Tövbe: Günahlardan Arınma İradesi
31.12.2021 Geçmişimizi Muhasebe Edelim, Geleceğimize Yön Verelim
24.12.2021 Ahiret Daha Hayırlı Ve Süreklidir
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazüs Salihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Uydurma Hadisler
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum -
Sayfa oluşturulma süresi: 0.04 saniye 11,431,082 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2022